İKİ SEMBOL İKİ ÜZÜNTÜ

Kütahya denince akla çok şeyler gelir ama bu iki konu varki Kütahya nın sembolü olmuş ve bu ikisinin
halide içler acısı diğer iller sembollerini yaşatmak parlatmak adına çabalarken bizim bu iki sembolü
kullanamamız üzücü.
Evet Kütahya denince akla gelen VAZO ve DÖNER GAZİNO yani KALELER dir. Kütahya ya gelip te
Vazo önünde resim çektirmeyen kalmamıştır herhalde. Kütahya nın simgesi olan vazo efsane reis
rahmetli KARAA döneminde yapılmış ve günümüze kadar yüz akı olmuştur. Ancak ne hikmetse bakıma
alınıyor diyerek birkaç yıl önce tamire başladılar ama bir baktık ki tamir yerine vazo nun yenisi yapılmış,
hadi iyi yeni iyi dedik ama maalesef vazo bu yenilikten sonra yani 2 yıld üç defa yeniden bakıma alındı ve
bir türlü istikrarı yakalayamadı . Adamlar 40 yıl dayanan bir vazo yapmışlar ama yeni vazo 2 gün
dayanamadı. Demek ki ehline yaptırılmamış üstelik bilienlere danışılmış olacak ki sarıp sarmalanıp kış
uykusuna yatırılmış. Yazık sembol örtülü gelen resim çekilmek isteyen mavi brandalı vazo sülieti görmüş.
Yani sembol vazo ile imajımızı zedelemişiz. Denizli Horozu şahlandırmış, Eskişehir Yunusu şahlandırmış
, Çorum leblebi heykelini büyütmüş biz ise ?
Üstelik Kütahya nın sembolü olması gereken EVLİYA ÇELEBİ heykelini dahi yer bulamayıp kendisi gibi
oradan oraya taşımışız ve gururlanmamız gereken Heykel yine soru işareti ?
Gelelim diğer sembole HİSAR KALELERİ ve döner gazino yüz akımız bir mekan . Diğer iller geniş
kapsamlı olmayan kalelerini parlatmışlar cezbetmişler ama biz ise seyirci kalmışız. Kaleler ve döner
gazinoya ulaşım işini dahi çözememiş bir ilde yaşamak ne kötü. Soruyorum arabası olmayan misafirler
kalelere nasıl ulaşacak. Hiç düşündünüz mü. Hani hisara teleferik hani hisara ulaşım ?
Dün gazetemizin manşet haberine imza atan Önder kardeşim HİSAR KARANLIK İÇİNDE diye
manşetten haber yapmış. Bu konuyu defalarca yazdık haber yaptık ama sağır sultanın duyduğu yerde
yetkililer duymuyor ne acı. Kaleler ve Döner gazino ışıklandırılıp uzaktan görenleri cezbetmeli değil mi.
Işıl, ışıl renk cümbüşü içinde dikkat çekmesi gereken yer karanlıklara teslim olmuş. Eller aydınlık fikirlerle
illerini geliştirirken bizim karanlık kafaların hisarı karanlıkta bırakması düşündürücü. Işıklandırma bu
kadar zormu acaba üstüne üstelik elektrik fatura soygunu içinde Belediye aydınlatma bedeli faturaya
yansıtılıp para alınırken böyle karanlık içinde kalması daha düşündürücü. Yani Belediyenin sokak
aydınlatmaları paralarını kullanmadığı ve şehrin karanlık manzarası içinde düşündürücü değilmi , sadece
kalelermi yüz akı sevgi yolumuz bile loş ortamda halbuki ışıl, ışıl olması gerekirken. Bu konuda Belediye
kadar Tedaş ında sorumluluğu var
Aydınlık çağda karanlıklarda yaşamak bana zul geliyor Özellikle Kütahya karanlık, kafaların karanlığı
aydınlanmaz ama şehir ve kaleler aydınlanabilir. Diğer illere hiç gitmiyor musunuz ışıl, ışıl tüm şehir
görsellik hakeza adamlar parlatıp satmasını bilirken bizim eldeki nimeti kullanamamız ne üzücü.
Günün sözü…. İlim bir hazinedir, anahtarı ise sorup öğrenmektir.


Web Tasarım: Arena Ajans