Connect with us

ŞÜKRÜ ATAKAN

KUTSAL ŞEHİR KUDÜS

KUDUSÜN TARİHİ : İslamiyet’te, Yahudilikte, Hıristiyanlıkta yani tüm semavi dinlerce kutsal sayılan Kudüs 6 bin yılık geçmiş tarihe sahiptir. Tarih boyunca peygamberler şehri, barış, kutsal mabet, Mukaddes şehir gibi isimlerle anılmıştır. Mescid-i haram’dan (KABE)’den önce Müslümanların Kıblesi olarak gönüllerde yer etmiştir.

Tarih boyunca Kudüs’ü çeşitli kavimler değişik isimler vermiştir. Şehrin Arapçadaki adı Kudüs’tür. Mescid’i  Aksa tabiri İslamiyet’in ilk dönemlerinde kullanılmıştır. Hz. Davut’un fethinden sonra Kudüs’ü krallığın merkezi yapan Davut, yıkık hisarı yeniden inşa ederek şehri güçlendirmiş, kendisi için de bir saray yaptırmış, oraya dini bir merkez yapmak istemiş, Ahit sandığını Kudüs’e getirerek saraya yakın bir yere, yerleştirmiştir. Hz. Davut’tan sonra iş başına geçen oğlu Hz. Süleyman Kudüs’te muhteşem bir mabet inşa etmiş. Ahid sandığını bulunduğu yerden alarak mâbetteki özel yerine koymuştur.

Kudüs şehir tarih boyunca Babil kralı, Persler, Yahudiler, Makedonyalı Büyük İskender, Mısırlı’lar tarafından işgal edilmiş, daha sonra Bizans kralı Kostantin tarafından Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği kabul edilen yerde, Merkad-ı İsa Kilisesi inşa edilmiş, Yahudilerin şehre girişi ölüm cezası ile yasaklanmıştır. Kudüs 636 yılında İslam Orduları baş komutanı Ebu Übeyde tarafından kuşatılmış, 638 yılında Hz. Ömer Kudüs’e gelerek Patrikten teslim almıştır. Asırlar boyu İslam idaresi altında kalan Kudüs 1099’da Haclı orduları tarafından alınmış, Miraç Kandiline denk gelen 2 Ekim 1187 Cuma günü islam orduları komutanı Selahaddin Eyyübi tarafından fethedilmiştir.

Osmanlı Dönemi:

 

Yavuz Sultan Selim 29 Aralık 1516’da askerleri ile Kudüs’e girdi, bu tarihten 1917 yılına kadar yaklaşık dört asır Osmanlı yönetimi altında sancak statüsünde kaldı. Kudüs tarihi çok karmaşık burada keserek ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp, büyükelçilik binasını Tel-aviv’den, buraya taşıma kararı ile dünyayı karşısına alması olayına kısaca deyinelim.

YAHUDİLİK AÇISINDAN KUDÜS:

Yahudilikte Kudüs Hz. Davut tarafından fethedilip, devletin merkezi olduktan sonra önem kazanmış. Hz. Davut’un oğlu, Hz. Süleyman’ın mabet inşa etmesiyle, Yahudilerce kutsal bir hüviyete bürünmüştür. Hz. Davut’un Filistinlilere karşı ilk zaferinden sonra, ilahi tecellinin bir sembolü olan Ahid Sandığını Kudüs’e taşımasındaki amacı bu şehri İsrail’in dini merkezi yapmaktır. Yahudiler uzun yıllar vatansız, topraksız yaşadıktan sonra, Amerika’nın desteği ile çeşitli dalaverelerle 1948 yılında Filistin topraklarını sürekli genişleterek, bugün Filistin topraklarında hakimiyeti büyük oranda ele geçirip, Müslümanlara Araplar ve BM seyrediyor. Filistin devletine tek destek Türkiye Cumhuriyeti Devleti veriyor. 1980 yılında İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesi BM üyesi ve İslam ülkeleri tarafından tasvip ve destek görmedi. ABD başkanları da siyasi nedenlerle İsrail’in bu kararına yıllarca sümen altında tuttular.

1917 Aralık ayında, ABD yeni başkanı Turmp bu kararı hayatının en uzun imzasını, gururla ve dünyaya rest çekercesine attı. Şimdi de Tel-Aviv’deki büyükelçiliği Kudüs’e taşımaya hazırlanırken 4-5 Arap ülkesi Amerika ile ilişkilerini geliştirip iktidarlarını sürdürmeyi amaçlıyorlar. Rabbim Türkiye düşmanı İsrail ve Amerikan dostu Müslüman ülke liderlerine akıl, fikir, din, iman ihsan eylesin. AMİN.

Kalın Sağlıcakla….

DEVAMINI OKU

Facebook

Öne çıkanlar