Connect with us

MEHMET YAYLIOĞLU

GENÇLİK, “ATEİZM VE DEİZM” ARASINDA KALMIŞ

Ateizm, Deizm ve Agnostisizm… Bu kelimeleri son yıllarda daha çok duymaya başladık, öyle değil mi? Bilmeyenler için biraz açayım isterseniz.

Ateizm, tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları ve dinleri reddeden; doğruluğuna inanılan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımıdır.

Deizm, mantık ve doğal dünyaya dair gözlemlerin kaynağını oluşturduğu; dinsel bilgiye dolaysız biçimde sadece akıl yoluyla ulaşılabileceği ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esinlenmeye dayalı tüm dinleri reddeden tek tanrı inancı olarak tanımlanır.

Agnostisizm, bilinmezcilik veya bilinemezcilik; teolojik olarak tanrının varlığının veya yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır. Bu akımın takipçilerine agnostik veya bilinemezci denir.

***

Geçenlerde Konya’da yapılan bir çalıştayda ortaya çıkan sonuç açıklanınca gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı. Konya Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “Gençlik ve İnanç” konulu çalıştayında, imam hatip öğrencilerinin dini bilgilerdeki tutarsızlıklar nedeniyle deizme kaydığı ve ders materyallerinin çocuklara uygun olmadığı sonucuna ulaşıldı. Dikkat buyurun lütfen, imam hatip öğrencileri! Sıradan bir okul ya da mesleki okul demiyorlar. Bunu ben de uydurmuyorum. Devletin resmi kaynakları bunu söylüyor. Merak edenler girsin baksın gerekli kaynaklara.

***

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen, “Gençlerimiz korkunç alevlerle yanan bir çukura gidiyor. Deizm tartışması aldı başını gidiyor. Bu piyasada “yakmayan kefen” satan, “Efendim bu terliği giyen cennete gider” diyen ve “Efendim filan tarikatın filan koluna müntesip olursanız direkt cennete gidersiniz” diye yalanlarla uyutuyorlar” dedi. İşliyen, Afyonkarahisar Müftülüğü’nün dün bir otelde düzenlediği “Din İstismarının Önlenmesi” konulu panelde yaptığı konuşmada, bizim yıllardır söylediğimiz tehlikeyi henüz yeni fark etmiş olacak ki konuyu enine boyuna masaya yatırmış.

***

Artık gençler uyandı, teknoloji ellerinin altında duruyor. Kim ne zaman isterse anında bilgiye ve belgeye rahatlıkla ulaşabiliyor. Siz, beyin yakan acayiplikleri “Din” diye dayatırsanız, pek tabi ki gençler ateist de olur deist de. Ne sanmıştınız, mütedeyyin Müslüman mı çıkacaktı bu saçmalıklar içinden? Daha önce de yazmıştım, 1300 yıllık hurafe başlıklı yazımda detayları ile anlatmıştım. Hurafeler ile gidilen yol, dikenler ve çamurlarla kaplı bir yoldur. Kişinin hayatını balçığa bular.

Ruhu şâd olsun, Mustafa Kemal Atatürk’ün bir nutkunu size sunmak istiyorum, buyurun.

“Bizi yanlış yola yönelten soysuz kimseler bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz. Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar, hep din niteliği altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Hâlbuki Allah’a şükürler olsun hepimiz Müslüman’ız, hepimiz dindarız; artık bizim, dinin gereklerini öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına gereksinmemiz yoktur. Analarımızın, babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, bize dinimizin esaslarını anlatmaya yeterlidir.” Gazi Mustafa Kemal 1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 127)

***

Ey diyanet! Aç gözünü de gör, dini kendi çıkarlarına alet edenler ne kadar kazanıyormuş gibi görünseler dahi mutlaka kaybedeceklerdir. Dini amaç haline getirmek, büyük bir cehaletten başka bir tutum değildir. Esas olan insanın kendini tanıması değil midir? “Sen kendin tanımazsın, bu nice okumaktır” diyen Yunus Emre babaya kulak verin biraz.

Sevgiyle kalın…

Söylenen yalanlar, er ya da geç ortaya çıkar.

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar