Connect with us

HARUN DEMİRTAŞ

YONCALI ALÂEDDİN KEYKUBAT CAMİİNİN MAHZUNLUĞU

Geçenlerde asker arkadaşım eşiyle şehrimize ziyaretime geldi. Yoncalı kaplıcalarının o eski ihtişamlı günlerdeki methini duymuş gelmeden önce benden apart otellerden birisinde birkaç günlüğüne kalmak istediğini belirtti. Arkadaşımı evimizde misafir ettikten sonra, Yoncalı da kalacağı apart otele götürdüm.

Birlikte ilk defa gelmiş olduğu kaplıcamıza gittik. Konaklayacakları apart a yerleştirdikten sonra çevreyi dolaşmaya çıktık. İlk önce yaz aylarında çok kalabalık olan dübecikler açık havuzuna uğradık. Havuza su çeken motorlar çalışmadığı için çok az su akıyor ve havuzun suyu bulanık ve etrafı, tabanı yer yer yosun kaplamıştı. Havuzun kenarında vatandaşların dolaştığı, yer karoları kış mevsimi nedeniyle patlamış, soyunma locaları, kapalı hamam yeni sezon için bakıma gireceği zamanı bekliyordu. Oradan sonra tarihi büyük hamamı ve Alâeddin Keykubat Camii’ni göstermek istedim.

Değerli misafirime daha önce Yoncalı’ya gelen arkadaşları tarihi Cami ve çevresini şifalı büyük hamamı ve kükürt hamamını bahsetmiş bu bölgenin cıvıl, cıvıl olduğunu anlata, anlata bitirememişler. Haliyle arkadaşım bunları hayal ederken, adeta hamamın etrafında in, cin top oynuyordu. O şifa kaynağı büyük hamam, küçük hamam ve hemen bitişiğindeki kükürt hamamının yerinde yeller esiyordu. Koca Selçuklu Sultanının dünyalar güzeli kızı Gülümser Hatun’un çok uzaklardan gelip, hastalığına şifalar bulmuş. Sultan Alâeddin Keykubat da Yoncalı’mıza tarihi cami ile şifalı hamamı yaptırarak gelecek nesillere emanet etmişti. Arkadaşımda bana ahşap kapısı zincirle kilitli hamamı göstererek, “burası şimdi ne diye sormaz mı?” Bende “ müze cevabını verdim. Be kardeşim koca şehri bıraktınız da, şifa kaynağı hamamı mı? Müze yaptınız demez mi?” Evet yanlış hatırlamıyorsam, eski vali Kenan Çiftçi zamanında böyle ucube yanlış bir kararla, tarihi hamam restore edildikten sonra biz vatandaşlar hamam olarak beklerken, müze yapılmıştı. Hamamın çatısındaki cam havalandırma kısmını da birileri hedef tahtası zannedip kırmışlar. Adeta tarihi büyük hamamın içi de, dışı da inim inim inliyordu. Belki de içinden “ Benim insanları yüz yıllarca daha şifalı suyumla pir-u pak yıkayıp, göndermemi engelleyenlere, Allah bildiğini yapsın” diyordur.  Sonradan aldığım bir bilgiye göre de hamamın çatısındaki kurşunun da çalındığını öğrendim.

Eskiden Yoncalı denince tarihi cami ve büyük hamam akla gelirdi. Burası Yoncalı’nın kalbiydi. Bugün artık hamama bitişik yolun sağ tarafındaki market, kahve ve diğer dükkânların yerinde de yeller esiyordu. Yazın yakın çevre köylüler taze sebze ve meyvelerini getirip burada vatandaşa satarlardı.

Daha sonra Selçukludan bize kadar gelen tarihi Alâeddin Keykubat Camisine girdik haliyle, hırsızlık olmasın diye caminin iç kapısı kilitliydi. Eskiden caminin etrafında ve şadırvan etrafında insanlar olurdu. Hemen yanındaki çay bahçesinde de kimseler yoktu. Tarihi hamam ve Cami adeta bazı çokbilmişler tarafından yalnızlığın mahzunluğunu yaşıyordu..

Bende utana sıkıla misafirimi bir an önce buradan uzaklaştırmak istedim. Yoncalı’nın çıkışına doğru giderken, eski Acun hamamının bulunduğu ve adam boyu otların büyüdüğü yeri gösterdim.“ Bundan 30-40 yıl önce burada şifalı çamur havuzu olan Batak dediğimiz çamur banyosu vardı. İnsanlar kükürt kokan o şifalı çamuru vücuduna adeta boca eder ve saatlerce üstünde tutardı. Sedef, kaşıntı ve cilt hastalığı olan çok insan şifa bulmuştu. Vatandaşlar saatlerce vücutta tutulan bu siyah şifalı çamurlu halde güneşlenirler. Temiz kaplıca suyu ile duş alıp çıkarlardı. Tahta çitlerle çevrili bu alana halk arasında BATAK denilirdi. Bu çamur havuzunun etrafında su kaplumbağası ve sokmayan yılanlar insanlarla adeta arkadaş olmuşlardı” diye anlattım.

İşte bir doğal kaplıca katliamı da Selçuklu Sultanının kızına şifa olan kükürtlü çamur havuzlarında yaşanmıştı. Bu batak bilinçli olarak birileri tarafından mı? Yoksa cinler! Tarafından mı yok edildi. Ne? dersiniz. Şehir efsanesi işte halkın bazılarının söylediğine göre doğrumu bilmiyorum. Güya bu çamurlar bir gece de teneke, teneke yurt dışına kaçırılmış. Ben söyleyenlerin yalancısıyım. Daha önceleri sorduğumuzda yetkililer ve buraları çalıştıranlar, batak kurudu diyorlardı. Acun hamamının yıkılması ile karşısına İl Özel idaresince içinde termal suları olan özel apart otel ile erkeklere ve bayanlara ayrı havuzlar yapılmış temiz ve nezih bir termal banyolar olmuş. Bence banyo ve havuz fiyatları halkımız için biraz fazla gibi, acaba makul bir düzeye çekilemez mi?

Har zaman olduğu gibi öz kaynaklarımıza ve tarihimize gereken önemi vermez iken, maalesef şifa merkezlerimize de sahip çıkamamışız. İnşallah birileri bu yanlış karardan döner temennisindeyim. 

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar