HÜRRİYET YAZARI ÖMÜR GEDİK, KÖŞESİNDEN KÜTAHYA’YI YAZDI

Hürriyet Gazetesi’nin sevilen yazarlarından Ömür Gedik, bugünkü yazısının bir bölümünü Kütahya’nın Yoncalı Kaplıcası’na ayırdı. Gedik “biraz tanıtımla yurtdışı şifa ve sağlık turizmine de açılabilir. Yetkililere ve ilgililere duyurmuş olayım.” dediği yazısında bakın neler anlattı:

ŞİFALI SULARIMIZI TANITABİLİYOR MUYUZ?

Musluktan akan suyu içmenin keyfini yaşamak var ya, müthiş bir şeymiş. Kana kana içiyorsunuz, tamamen doğal, temiz, katkısız. Üstelik içmekle kalmayıp yüzünüzü yıkadığınızda da cildiniz birden değişiveriyor. Hani pahalı bir krem sürmüşsünüz gibi. Dahası tedavi edici özelliği de var.

Anne babamın, arada benim de katıldığım, termal turizme ilgi duyan bir arkadaş grubu var, sık sık gidiyorlar Kütahya’ya, Afyon’a. Araştırma raporlarına kadar edinmişler; Kütahya Gülümser Hatun’daki suyun tedavi edici özelliği efsane olmaktan çıkıp laboratuar ortamında da kanıtlanmış.

Kütahya dünyada sadece üç ülkede olan bu şifalı suların merkezlerinden biri konumunda. Buradaki doğal suyun sıcaklığı, vücut ısısına en yakın olan 37-42 derece arası. Gülümser Hatun efsanesi ise Selçuklu dönemine kadar uzanmakta. Efsaneye göre Sultan II. Alaeddin Keykubat’ın Gülümser adındaki dünya güzeli kızı toplum içine çıkmasını engelleyecek kadar ciddi bir cilt hastalığına yakalanıyor. Babasından kendisini uzak bir yere göndermesini isteyen Gülümser Hatun, Kirazlı Dağı’nın eteklerinde, bugün Yoncalı olarak bilinen yere getiriliyor. Burada çadırlar kuruluyor ve Gülümser kaderine küsüp yalnızlığını yaşamaya başlıyor. Çadırında dinlendiği günlerden bir gün, uyuz bir tilkinin çamurlu sularda yıkandığına şahit oluyor. Tilki her gün gelip kendini çamura bulamaya devam ederken o arada da iyileşmeye başlıyor. Çıbanları iyileşen, tüyleri çıkan tilkiyi gören Gülümser Hatun tilkinin yaptığının aynısını yaparak vücudunu çamura bulamaya başlıyor ve bu sayede iyileşiyor, eski güzelliğine kavuşuyor. Kızının burada hayata döndüğünü gören babası ise bölgeye hamamlar ve bir cami yaptırıyor.

İşte Gülümser Hatun’un hikâyesi böyle…

Ve şimdi o bölgede hamamlar, termal tesisler var. Sedef, egzama gibi cilt hastalıklarının yanı sıra romatizma ve eklem ağrıları çekenler de buralara şifa bulmaya geliyor. Bu özel su ve çamur, anladığım kadarıyla sadece iç turizme hizmet vermekte. Oysa biraz tanıtımla yurtdışı şifa ve sağlık turizmine de açılabilir. Yetkililere ve ilgililere duyurmuş olayım.


Web Tasarım: Arena Ajans