Connect with us

HABERLER

İYİ PARTİ MİLLETVEKİLİ ADAYI EMRE KARAA: “KÜTAHYA ÖZEL EKONOMİK BÖLGE İLAN EDİLMELİDİR”

İYİ Parti ikinci sıra milletvekili adayı İbrahim Emre Karaa Yeni Kütahya Gazetesi’nden muhabirimiz Ahmet Emre Özevren’in sorularını yanıtladı. Karaa röportajında Kütahya’nın yönetim sorunu olduğunu, devletten hak ettiğini alamadığını ve Kütahya’nın özel ekonomik bölge ilan edilmesi gibi Kütahya ile ilgili birçok sorunu ve beraberinde çözüm önerilerini de dile getirdi.

A.E.Ö.: Emre bey, öncelikle milletvekili adaylığınız hayırlı uğurlu olsun. Gerek şehrimizde gerekse sosyal medyada en çok ilgi gören ve olumsuz hiçbir yorum yapılmayan bir aday oldunuz. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

İ.E.Karaa: Öncelikle hemşehrilerimin gösterdiği teveccühe çok teşekkür ederim. Elbette bu teveccühün ardında geçmişte ailemizin, özellikle de babamın başarılı hizmetleri vardır. Bunun farkındayım, büyük bir sorumluluk. Finans alanında çalışan bir akademisyen oluşum, kariyerimdeki dönüm noktaları da ilgi çekmiş olabilir. Olumsuz yorumlara gelince, siyaset adı altında kişisel karalamalar, hakaretlere varan söylemleri en üst mevkilerde dahi izler olduk. Bu oldukça üzücüdür, eskiler “Üslub-ül beyan aynen insan” derlerdi, yani bir insanın bir şeyi ifade ederkenki üslubu o kişinin özünü yansıtır. İnşallah değişecektir.

“Kütahya’mızın en önemli sorunu kötü yönetim sorunudur”

A.E.Ö.: Özgeçmişinizde dünyanın önemli üniversitelerinde çalıştığınız,  gayet başarılı bir bilim adamı olduğunuz anlaşılıyor. Neden siyaset yapmayı düşündünüz?

İ.E.Karaa: Doğrusunu isterseniz çevremdeki birçok kişi siyasete girmememi, akademiyi bırakmamamı tavsiye etti (gülüyor). Aile ocağımız Kütahya’da hala tütüyor, sıklıkla gelir giderim. Yola çıkışımda hafızamdaki Kütahya vardır, heyecanlanırım, özlem duyarım fakat, şehre girmemle birlikte içimi bir hüzün kaplar, üzülürüm. Esasen çok düşündüm, Kütahya’mızın esas sorunu kötü yönetim sorunudur.

A.E.Ö.: Araya gireceğim ama kötü yönetimle kastettiğiniz nedir?

İ.E.Karaa: Devletin gerek hükümet gerekse belediyecilik eliyle alması gereken hizmetleri, ekonomiden alması gereken payı alamadığına, şehrin günden güne gerilediğine hatta göç verecek noktaya geldiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Belki bu şehrin Türklerin eline geçişinden itibaren buradayız. Şehrimiz adeta sahipsiz bir görüntü arz ediyor. Hükumete verilen bunca desteğe rağmen hak ettiğini bir türlü elde edemiyor. Bu gidişata dur demek ve şehrimizin celbedilmiş kaderini değiştirmek istedim. Siyasete girme nedenim Kütahyalının haklarının savunulması, layık olduğu gibi yaşamasıdır.

A.E.Ö.: Celbedilmiş kader derken…

İ.E. Karaa: Zorla çağırılmış kaderi kastediyorum. Uçuruma göz göre göre arabasını süren şoför gibi mesela, bunun sonu ya ölümdür ya yaralanma… Şehrimizin kaderinin kötü olduğunu kabul etmiyorum, celbedilmiş bir kaderi yaşadığımızı düşünüyorum. Yani bugünleri bizler hazırladık aslında, biz davet ettik diyorum.

A.E.Ö.: Siz bu celbedilmiş kaderi nasıl değiştireceksiniz?

İ.E.Karaa: Bu kaderi ancak hemşehrilerim değiştirebilir, ben değiştiremem. Hemşehrilerimiz sadece bir politik duruşlarına dayanarak sağlıklı bir seçim yapmış olmazlar. Kimleri kendilerine vekil tayin ettikleriyle de ilgilenmeliler. Acaba bu vekil şimdiye kadar aldığı vekaleti Kütahyalı lehine bihakkın kullanabilmiş midir, mevcut vekil değil de yeni bir isim ise bizim şehrimizin haklarını savunabilecek midir, meseleleri sırtlanıp çözmede tuttuğunu koparabilecek midir, yeterli donanım ve beceriye sahip midir, şimdiye kadar bir temsil vazifesi almış mıdır, mesleğini iyi icra etmiş midir, dürüst müdür, hizmetten başka gayeleri olabilir mi vs. gibi bir dizi soruyu kendi akıl ve vicdanına kendi önceliğine göre sormalı.

“Kütahya’nın devletten tahsil edilmesi gereken bunca yıl birikmiş alacağı vardır”

A.E.Ö.: Ekonomi-Finans ve yeni girişimler konularında çalışmalarınız var. Kütahya ekonomisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İ.E.Karaa: Bana göre şehrimizin en büyük problemi işsizliktir. Göç bu yüzden veriliyor, şehrimizin iyi yetişmiş evlatları bu yüzden baba ocaklarına dönemiyorlar. Kötü ekonomik gidişatı bir yana bırakırsak, sadece göç yüzünden esnaf daha az iş yapacak, tüccar daha az mal alacak-satacak, giderek daha az işgücüne ihtiyaç duyulacak. Şehrin küçülmesi, pastanın küçülmesi demek, herkesin payının küçülmesi demektir..

KİT’ler satıldı. Özelleştirmeye karşı da değilim ama yerine ne kondu diye sormak her vicdan sahibine yakışır ve bunu sormak hakkıdır. Bu kuruluşlar özelleştirildiğinde 30.000’e yakın kişinin bundan etkileneceği bilinmiyor olamaz. Kütahya ihmal edilmiştir, bu önemsenmemiştir ve kimse bunu gidermeye çalışmamıştır. Kütahya’nın devletten tahsil edilmesi gereken bunca yıl birikmiş alacağı vardır. Vekil tayin edilenler bu hakkı aramalıdır.

İşsizlik ve işgücü problemi dışında, şehrimiz giderek bir asgari ücretliler şehri oldu, daha altında bile çalışanlar olduğunu tespit ettim, bazı meslek alanlarında iyi yetişmemiş olmanın asgari ücretle sonuçlandığını duyuyorum. Görece daha yüksek gelirleri olanların geleceklerine iyi yatırım yapamadıklarını, sunulan hizmetlerin ihtiyaçlarını karşılamadığını, ev-araba vs. yüzünden aşırı borçlanmış olduklarını ve bütçelerini çevirmede zorlandıklarını biliyorum. Daha üst gelir gruplarında ise giderek artan bir gelecek kaygısı olduğunu gözlemledim. Varlıklarının değerinin günden güne erimesinden şikayetçiler. Aslında tüm varlıklarımız değer yitirmektedir. Bu gidiş durdurulmalıdır.

Dünya değişiyor, yeni iş alanları, yeni meslekler ortaya çıkıyor. Bugün var olan 20 kadar meslek yarın var olmayacak. Kütahya’da biz buna hiç mi hiç hazır değiliz. Yeni işler yeni girişimler kazandırmaya, evlatlarımızı geleceğe göre yetiştirmek zorundayız. Bugün gördüğünüz fabrikaların birçoğu gelecekte hiç işçi çalıştırmayacaklar belki de, karanlık fabrikaları duyuyoruz, Endüstri 4.0’ı duyuyorsunuz, İnsana ihtiyaç hep olacak ama giderek daha fazla kalifiye işgücüne, daha yaratıcı fikirlere ihtiyaç duyulacak. İnsanlarımızı iyi yetiştirmek ve dışarıya kaptırmamak zorundayız.

“Kütahya derhal Özel Ekonomik Bölge ilan edilmelidir”

A.E.Ö.: Peki sizin Kütahya için yönetim değişikliğinden başka bir teklifiniz, projeniz yok mu?

İ.E.Karaa: Olmaz olur mu? Daha aday adaylığı için düzenlediğim basın toplantısında dahi birçok konuyu ele aldım. Vakit darlığı sebebiyle sadece bir teklifimi herkese arz etmek isterim. Milletimiz bize vekilliği uygun görmese dahi bu teklifin diğer vekiller nezdinde takipçisi olmalıdır. Bu teklif Kütahya’nın özel ekonomik bölge olarak ilan edilmesidir. Bildiğime göre daha önce Türkiye’de kimse tarafından teklif edilmemiştir ancak Avrupa’da birçok bölge mevcuttur.Uygulandığında son derece hızlı ve pratik, hemen etkisi görülebilecek bir projedir. Projenizle gelin diyorlar ya, işte size ayakları yere basan bir proje, Özel Ekonomik Bölge..

A.E.Ö.: Nedir Özel Ekonomik Bölge?

İ.E.Karaa: Özel ekonomik bölge, ekonomik olarak çöküşe geçmiş bölgeleri güçlendirmek veya canlandırmak için ticari istisnaların tanındığı bölgelerdir. İlan edildiğinde Kütahya mücavir alan sınırları dahilinde bazı türden malların örneğin lüks giyim, parfümeri, kozmetik, el sanatları, çini satışlarından ya %0 ya da %4 KDV oranıyla satış yapılmasına devletin izin vermesidir. Bu şehrimizde ticarete zirve yaptıracaktır. Şehrin dışından birçok kuruluş mallarını Kütahya’da satmak için şehrimize gelir, yerli ve yabancılar için muazzam bir alışveriş turizmi potansiyeli sunar. Hava limanı çalışır hale gelir, konaklama, diğer hizmetler bir anda artar. Hatta bazı firmalar bu büyük pazara yakın olmak için üretim tesislerini dahi taşımayı değerlendireceklerdir. Devlet de burada bazı vergileri almayarak Kütahya’nın bunca yıllık alacağını belki biraz ödemiş olur.

Haber-Röportaj: Ahmet Emre Özevren

 

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar