Connect with us

YAZILAR

KİTAP OKUMAYAN ÇOCUKLARIN VELİLERİ NEREDE YANLIŞ YAPIYOR?

Abdullah Reha Nazlı yazdı…

Bir insan neden okumaz? Çocukken kitap okuması dolaylı veya dolaysız olarak engellendiği için. Çocukken kitap okumaya başlamadığı için demiyoruz, çünkü doğal olarak okumaya başlama eğilimindedirler. Hatta okumayı öğrendikten sonra herkes birkaç kitap okur. Ancak bu süreç bazı sebeplerce engellenir.

Aşağıda sayacağımız durumlar bir çocuğu kitap okumaktan engelleyen ve binlerce kez tanık olduğumuz durumlardır. Bu durumları yaşamayan yüzlerce çocuğun kitap okumaya devam ettiğini görmüş iken, bu durumları yaşayan binlercesi sonradan kitap okumayı bırakmışlardır.

1) Sen mi okuyacaksın o kitabı?  (Şüpheli yaklaşım)

Çocukların doğal olarak kitap okumaya soğuk ve isteksiz oldukları zannedilir. Oysa doğal olarak meraklı ve isteklidirler. Normal olan, bir çocuğun kendi ilgi alanındaki kitapları heyecanla okuması ve o tarzda sürekli yeni kitap arayışında olmasıdır. Çocukların doğal olarak telefonla oynamak istediğini ama asla kitap okumak istemeyeceğini varsayan veliler genellikle çocuğun kitap istemesinin ardında başka bir sebep arar. Ya da çocuğun kitap istemesini, kitap okuyacak zaman talebini bir ders çalışmaktan kaytarma bahanesi gibi görürler. Oysa doğru yerden başlamak üzere olan bir çocuk için hayattaki en müthiş deneyimleri yaşatan ilgi alanı okumaktır. Zira okumak, beynin bir ekrana bakarken kullanılmayan kısımlarının kullanılması demektir. Bu da okuma dışında bir eylem ile giderilemez bir ihtiyaçtır.

2) Onu okuyacağına şunu oku (Yararcılık saplantısı)

Çocukların kitap tercihine karışmak, toplumdaki okur sayısına en büyük darbeyi vuran eylemdir. Sokakta, okulda, sosyal medyada, televizyonlarda kontrolsüz bir bilgi ve davranış akışına sahip çocuklar hiçbir müdahale görmez iken, kitap okuduğu anda veliler dikkat kesilmektedir. Çünkü kitaplar bilmedikleri bir konudur ve çocuğu bilmedikleri dünyadan korumak isterler. Saatlerce oyun oynamak normal gelirken birkaç gün arka arkaya kitap okuyan çocuğun elinden sevdiği kitaplar alınmakta ve ”yararlı” bir şey okuması istenmektedir. Oysa diyet önermeden önce iştah gereklidir. Çocuk yaşta okuma alışkanlığı korunması ve bir çocuğun kendini keşfedecek kadar merakının peşinden gitmesi hayattaki en önemli konulardan biridir. Üniversite tercihine karışmak bile hoşgörüyse bile kesinlikle kitap tercihine karışmamak gerekir. Kitabı ”yararlı” olduğu için okuması istenen bir çocuk ne zaman bir yemeği sevse elinden alınıp zorla ilaç yutturulmaya çalışıyor gibi hisseder.

3) Ucuz bir şeyler seç (Kitabın değeri ve bedeli)

Çoğunlukla bir kitapçıda çocukların istedikleri kitap ile velilerinin almasına izin vereceği tutardaki kitaplar arasında kaldığı görülür. Kitaba bütçe ayırmak aklına bile gelmemiş bir veli, çocuğunun isteklerini lüks olarak görür. En kötüsü ise fiyatı uygun olanlar arasından seçmesini ister. Okuma hevesi varken kendi istediğini alamayacan çocuk da istekleri ile para arasında kalmadığı durumların daha çok peşinden giderek kitap okumaktan uzaklaşır. Bir velinin kitapçıya girmek için ağlayan çocuğuna ”bak ben sana dondurma alacağım” dediğine dahi şahit olmuşuzdur. Veli için kitap ile para ile alınabilir şeyler arasında bir kıyaslama mevcuttur. Oysa, okuma isteği olan bir çocuğun istediği kitap ile arasında hiçbir şey olmamalıdır.

4) Dediğimi yaparsan istediğin kitabı alırım (Koşul sunulması)

Kitap okumak, çocuğun bir veliye sunabileceği en büyük hediyelerden biridir. Bir şehirdeki yüzbinlerce çocuk arasından birkaç yüz tanesi düzenli olarak kitap okumaktadır. Ancak bu çocuklar arasında bile veya bir bahane ile bir çocuk bir kitabevine girdiğinde veli koşul sunmak gibi çok ciddi bir hataya düşer. Kendisinden bir şey istenmesi durumunu avantaja dönüştürmek isteyen veli, istediği kitabı alma talebinde bulunan çocuğun ”onu alırsam şunu yaparsın” gibi koşullar sunabilmektedir. En vahim hatalardan biri ”Onu okursan şunu da okumak zorundasın” gibi sözler çocuğun kısa sürede okumaktan caymasına neden olur. Çünkü okumak karşılığında teşviğe ihtiyacı olan bir çocuk, her okuduğunda yükümlülük alırsa bir daha okumaz. Okumanın karşılığında ne alacağını keşfetmek üzere olan bir birey, yükümlülükler okumanın getirilerini aştığı anda okumayı bırakır.

5) Artık kalın kitaplar oku (Az veya çok okumak)

Veliler için çocuğunlukla dünyadaki kitapların çoğu birbirinin aynısıdır. Hangi kitap seçilirse seçilsin kitaplar sayfa sayısına göre değerlendirilir. Evdeki kitap dururken yeni kitap alınması veliye saçma gelebilmektedir. Oysa ”kitap” adıyla genel bir sınıflandırmaya tabi tutsak bile dünya üzerindeki her bir kitap ayrı bir vakıadır. Bir kitaptan 100 sayfa okuyan biri, bir başkasından 50 sayfa okuyan birinden iki kat yararlı bir iş yapmış sayılmaz. Aynen şöyle bir diyaloğa tanık olmuşuzdur. Çocuk velisine iki kitabı gösterip ”hangisini alayım?” diye sorar. Veli ucuz olanı almasını ister. Çocuk ikisinin de aynı fiyat olduğunu söyleyince, veli ”O zaman kalın olanı al” der. Kitaplar kırtasiye değildir, değeri hacmiyle ölçülmez.

6) Önce elindekileri bitir (Tasarruf içgüdüsü)

Okumanın değeri nicel değerlerle belirlenemez. Bir kitabı okumak, diğerini okumayı gereksiz kılmayacağı gibi; heves edilen kitap da okunmak istenmeyen kitaptan daha değerlidir. Bir kitabı okumakla diğerini okuma hakkı elde edilebileceğini söylemek saçma olduğu gibi, bazen bir kitabı okumak diğer kitapları okumayı gereksiz bırakır. Kişi, kendi okuma tarzını keşfettiği anda dünyadaki çoğu kitaptansa kendi istedikleri onunun için çok daha değerli olur.

7) Okuyanların ne olduğunu da biliyoruz (Okuyanı karalama)

Kendisi kitap okumayan velilerin kitaplarla ilgili klasik önkabulleri vardır. Bunlar toplumun çoğunun inandığı yanlışlardır. Bu sebeple, onlar kitapçıda ya da kütüphanede çocuğuna bir şekilde yorumda bulunmak isterken aslında okumayların genel yanlışlarını tekrarlarlar. Bu tekrarlar, kendi okuma serüveninin başındaki bir çocuk için yıkıcı olur. Örnek almaya meyilli çocuklar velinin sözlerini tekrar edip yaptıklarını taklit ettiği anda, en kötüsü de okumadığı halde okumak gerekmediğine bahane olarak söylenen bir şeyler duyduğu anda okumayı bırakmaktadır. Kendisini hiçbir konuda cahil görmeyen bir kişinin, okuyan kişileri hor görecek ve kendini onlardan üstün hissedecek savunuları toplumda hızla yayılır. Çocuklar bunları kendi velilerinden duyduklarında okumaya ihtiyaçları olmadığı hissine kapılırlar.

8) Harika bir kitaptır, mutlaka önce bunu oku (İlk kitabın yanlış seçimi)

Bir insanın defalarca ”ilk kitap” şansı olur ama her bir yanlış tercih ya da dayatma, tekrar deneme isteğini azaltır. İlk okuması beklenen kitap evdeki kitaplar olan bir çocuk, bunlara ilgi gösterse de yaşından büyükler için ise tökezler. İlk olarak bir gazetenin hediye verdiği ya da okuldan ödev verilen bir kitapla karşılaşılan çocuk, kendi tercihi olmadığı için ödev gibi görüp okumayacaktır. Kendi ilk (veya tek) okuduğu kitabı çocuğuna ”bak bu harika” diye dayatan veli, çocuğunun okur olmasının önüne geçer. Bu ilk soğukluk sonrası bazen yıllar sonra tekrar bir ilk okuma şansı olur, bazen ömür boyu tekrar kitaplara dönülmez. Hep o ilk soğukluk duygusu hatırlanır. Çocuklar, çocuklar için üretilmiş harika kitaplar arasından seçim yapmak üzere kitaplarla dolu bir yere götürülmelidir. Burada istediğini seçen bir çocuk için sonraki adımlar kolaydır, ilk adım oldukça önemlidir.

Abdullah Reha Nazlı, Kütahyalı girişimci ve yazar. Danışmanlığın yanı sıra üç farklı kitabevinin işletmeciliğine devam etmektedir. Kendi kurduğu kitap okuma ve okuyup-değiştirme sisteminin Kütahya’da 23 bin üyesi vardır. Kitap&Kahve ismiyle hizmet veren işletmesinde 4 yıldır kitap okuyanlara çay-kahve ücretsizdir. Çocukların kitap okumaya başlaması ve okul kütüphanelerine kitap seçimi konusunda gönüllü çalışmaları mevcuttur.

DEVAMINI OKU

Facebook

Öne çıkanlar