Connect with us

MEHMET YAYLIOĞLU

ŞU SEÇİMLER BİTSE DE GERİLİM SİYASETİNDEN KURTULSAK

27 Mart 1994 yerel seçimleri ile birlikte başlayan gazetecilik yaşamımda, ne siyasi çekişmeler gördüm bir bilseniz şaşar kalırsınız. Ama son yıllardaki seçim stresi gibisini inanın hiç yaşamadım.

1995 Aralık ayında yapılan genel seçimleri, o zaman TV muhabiri olarak takip etmiştim. Belki de en keyif alarak çalıştığım seçimdi dersem yalan söylemiş olmam herhalde.

1999’da birleştirilmiş yerel ve genel seçimlerinde gazeteciydim. O zaman bir konudan dolayı dönemin DSP Kütahya Milletvekili Emin Karaa’yı eleştiren bir haber yapmıştım. Manşetten “Kabadayı mısın, aday mısın?” diye sormuştum. Ertesi gün gazeteye gelerek bizzat cevap veren Karaa, attığımız başlığa bizimle aynı üslupta cevap vermişti: “Hem adayım hem de kabadayıyım…” O gün çayımızı kahvemizi içmiş, eleştirdiğimiz konu hakkında görüş alışverişinde bulunmuştuk. Gerginliğe sevk edebilecek bir başlık atmama rağmen, Sayın Karaa’nın hoşgörülü yaklaşımı sayesinde konu tatlıya bağlanmıştı. Biz gazeteci olarak eleştirimizi yapmıştık. Karaa da eleştirimizi alıp, kabul etmişti.

2002 seçiminde de çok rahat bir seçim geçmişti. DYP, Anap, DSP ve MHP kendi aralarında sert bir dille siyaset yaparken, aradan sıyrılan o zamanın genç partisi AK Parti seçimi tulum çıkararak kazanmıştı. Ülke genelinde sakin ve güzel bir üslup kullanan seçim stratejisi, AK Parti’nin ayak seslerini bize duyurmuştu.

Aradan yıllar geçti, 2002’den bu yana aralıksız tek başına iktidar olan AK Parti, son yıllarda seçimlerde sert bir dille siyaset yapmaya başladı. Bunun neden olduğunu yorumlamak benim işim değil. Siyaset bilimciler ve sosyologlar belki de psikologlar yorum yapabilir. Çünkü konu onların alanı. CHP ve MHP de sert bir dil kullanıyor. Onlar da sütten çıkmış ak kaşık değiller tabi ama AK Parti bu iki partiden daha sert bir dil kullanıyor.

Yerel boyutta incelersek, durum Türkiye’nin bir minyatürü dersek herhalde yanılmış olmayız. Cadde ve sokaklarda birbirinin yüzüne bakacak olan koca koca adamlar, seçim yarışı için birbirlerine çok sert bir üslupla hitap ediyorlar.

Aklıma rahmetli Ahmet Erdoğan (Anap İl Başkanı) ve Sami Sezer (DYP il başkanı) geldi. Birbirlerine medya üzerinden denmedik söz bırakmazlardı. Ancak hakaret, küçük görme, aşağılama yapmazlar ve iftira etmezlerdi. Merhum Refah Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Derin ve DSP Kütahya Milletvekili Emin Karaa, birbirlerine siyasi olarak denmedik söz bırakmazlardı ama icraat zamanı geldiğinde kol kola girer TBMM’ye beraber giderlerdi.

DYP’li Mehmet Korkmaz ile Refah Partili merhum Metin Perli’yi beraber çalışırken görmüşlüğüm çoktu.

Peki, şimdi ne değişti de bu kadar sert bir dille siyaset yapıyoruz? Lütfen beyler, aklıselime gelin. Bu memleket bizim ortak vatanımız. Hepimize yer var, ölümlü dünyada birbirimizi kırmayalım…

Sevgiyle kalın…

Sevelim, sevilelim. Dünya kimseye kalmaz. YUNUS EMRE

DEVAMINI OKU

Facebook

Öne çıkanlar