Misafir Kalem


0

ŞEHİR SU GİBİ AZİZDİR

Bir değirmendir dünya. Şehir, değirmene su taşıyan su arkı.. Buğdayın yolu değirmene düşüncekadar geçtiği merhaleler de hep birer değirmendir aslında? Bir tohum ekin, başak, un, ekmek, lokma, besin ve vitamin olma evrelerinde öğütülür durur sürekli. Dünya değirmeninin öğüttüğü başta insandır. Sonra, insan için yaratılan her şey.. İnsan şehirde hazırlanır; mukadder ve daim olan dünyaya. Mahşere,mizana,…

0

ŞEHİRDE KIRK İKİNDİ YAĞMURLARI

Şehir yerle ve gökle barışıktır. Gökten gelen haberlere ve bereketlere açıktır. Yağmurlarla yıkanır. Haberlerle medeniyet inşa eder şehir.. Son vahiy çağının ilk ayetleri dağdan ve mağaradan yürür şehre. Anlaşılmasına uzanan eller ve gönüller ise şehirdedir. Şehir, önce vahyin temiz elleriyle onarılır. Nisan ayı kırk ikindi yağmurları nezafetinde teşrifleri ile bir muştu gibi doğar aziz peygamber…

0

ŞEHİR ŞİMDİLERDE HEPTEN YALNIZ..

Şehir sürekli büyüyor. Çoğalıyor..Kalabalıklaşıyor.. İnsan varlığı durmadan sürekli artış içinde. Şehir büyümesine, kalabalıklaşmasına, nüfusu artmasına inat yalnızlaşıyor.  Kimsizleşiyor.  Kimliksizleşiyor. Arı kovanı gibi insan kaynayan şehir yalnız insanların şehri oluyor. Şehir sürekli selamsızlaşıyor, selamlaşmaya aday çoğalmasına inat. İnsanî ilişkiler sürekli yavanlaşıyor şehirde.  Kısır döngü içinde yarım yamalak iş icabı kuruluyor ilişkiler. Veya fayda mülahazalı birliktelikler.. Efendiler…

0

Yol yazıları-3 ŞEHİR YORULMASIN

Her şehir bir insandır. Her şehrin bir canı vardır. Canlıdır tüm şehirler.. Canlı varlıklar; daha ötesi, canlı cansız her tür varlık neleri istiyorsa, şehir de onları ister. Onun da aklı vardır.  Hafızası ve kadim bir belleği vardır. Havaya suya temiz bir çevreye sıhhate sağlığa dirliğe düzene ihtiyacı vardır.. Soluklanmaya ve sağlıklı akciğerlere ihtiyacı vardır.. Sevdiklerine…

0

Yol yazıları-2 ŞEHİRİSTAN

“Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece” Bu türküyü duyduğumda şehir aklıma gelir. Şehir denince de Rahmetli Aşık veysel.. Onun şehre sokulmayışı.. Kılık kıyafeti şehirli olmaya müsait değil diye; kendine şehrin ortasının yasaklanması gelir. Kıyısında dolaşmanın serbest oluşu geldiği gibi. Sonra, kahırlı ve sancılı davudi avazlı sazı ve derinlerden…

0

ŞEHRE BORÇLUYUZ

Biz insanoğlu zamana ve mekana borçluyuz. Zaman ve mekan emrimize verildiği için borçluyuz. Bizim için yaratıldığından borçluyuz. Kullanma özgürlüğümüz olduğu için borçluyuz. İstediğimiz gibi harcarız zamanı. Kafamızın estiği gibi kullanırız mekanı. Hiç zamanın bize küstüğünü gördük mü? Mekanın darıldığını ve hizmetten uzak durduğunu gördük mü? Mesela şehir.. Nasıl yaşamak istersek öyle hizmet eder bize. Ama; …

0

ŞEHİRDE YAŞAMAK

Şehir hayatı renkli ve kurallıdır. Şehirde yaşamanın ilk bedeli kurallara uymaktır.  Hem şehirde oturayım hem de köy ve kasaba hayatını yaşayayım. Böyle bir dünya da yok şehir de.. Şehir hayatının imkanları çokluğunda sorumlulukları da var. İmkanlara özenip şehir hayatına talip olmak sorumlulukları da yüklenmektir. Ülkemizin demografik yapısı itibariyle nüfusumuzun yüzde seksenlik bölümü şehirlerde meskun olalıdan…

0

ŞEHİRDEN ÖNCE

Şehir, Medine olmak isterse yolu mağaradan geçer. Veya şehre girmeden önce mağarada pişmek gerek. Şehre dayanma gücü; şehirden ziyade, şehir dışında sade ve bozulmamış bir hayatı yaşamakla kazanılabilir herhalde. Şehir,elbette bilginin ve irfanın menbaıdır. Şehir, sınav merkezidir.  İnandıklarımızın ve yaşadıklarımızın test edildiği bir uygulama alanı. Doğrularımızın ve yanlışlarımızın gözden geçirildiği çetin bir meydandır şehir. Kıyamet…

0

YOL YAZILARI -1 ŞİMDİ ŞEHRE DÖNME ZAMANI

Bir sinyal ve bir işaretle çıkılır şehirden. Ayrılık zamanı gelmiştir besbelli. Şehirden ayrılırsın bir şehre gitmek üzere. Ana rahminden ayrılır gibi… Dünyadan ayrılır gibi.. Bekleme makberinden ayrılır gibi… Biz hep ayrılıkları yaşamıyor muyuz? Bir nefesten öbür nefese geçerken,anlık ayrılığımız değil midir bize hayat veren? Bir vakitten bir vakite, birgünden bir güne, bir yaştan bir  yaşa,…

0

ŞEHİR VE İNSAN

Ey insan! Fildişi kulenden çık ve in şehre. İnsanlara karış ve aralarına gir. Bak gör işit dinle konuş dokun. Selamlaş tokalaş dertleş hasbıhal et. Sözünü aç, sesini aç,gönlünü aç, derdini aç. Ahvali bil ve paylaş. Çareler düşün. Çareler üret.  Derman ol kendine ve hem dertlerine. Mesala: Yalnızlığın içine gömülmüşlerin umut umduğu mekan olan hastanelerden birinin…

0

ŞEHİR YENİDEN KURULDU

Şehire yaslandı adam taşı toprağı altın diye. Altın olan  toprakların, terkettiği kendi toprakları olduğunu sonradan anladı geç de olsa. Anlayabilmesi için gerekliydi bu yolculuk. Öyle de oldu. Dönemedi gerisin geri geldiği dağlara, ovalara, yaylalara.  Rüyalar gördü sık sık.  Rüyalarında Soğuk sularından kana kana içti dağların. Damacanlara inat rüya gördü sürekli. Rüyalarının izini sürdü bir zaman….

0

BENİM ŞEHRİM

Şehir, rengini insanın yüreğinden alır. Renkliliği de ondandır. Rengarenk yürekler atar her mahallesinde ve sokağında bir şehrin. Şehirlerimizin eski yörelerinde tarih derin yalnızlığında bekler durur bizleri. Yollar maziden ayak seslerini fısıldar içten içe. Kaldırımlar, gözleri semada siyah gözlü peri masalı taşlarla donatılmıştır. Taşların kalbi de vardır.  Pamuktan ve yumuşacık.  Ve inceden inceye bir neyin sesini…

0

BİR ŞEHİR DÜŞÜ

Şehir, insanları gönlünden yakalar ve onarır. Kendisiyle barışık insan da şehri imar eder, bayındır kılar. Anne ve çocuk yan yana yürüyor şehirde.  Çocuk üç dört yaşlarında. Karıncaları kovalıyor. Belli ki, kendi dünyasıyla  karıncaların dünyası arasında bir ilgi kurdu. Karıncalar yeni yürüyen çocuklar gibidir hani. Yürümekle koşmayı karıştırırlar. Karıncalar ve çocuklar telaşlıdırlar.  Çalışkandırlar. Anne: “Oğlum öldürme…

0

ŞEHİTLER HEP DİRİDİRLER HEPSİ DİRİLİŞ ERİDİRLER

Uğrunda ölümün göze alındığı toprak, vatan olur. Toprak, suyla yoğrulduğunda ve kanla sulandığında bereket haleleriyle donanır ve yarınlara, gelecek nesillere korunması elzem kutsal bir emanet olarak  sunulur. Toprak ne suyu ,ne de uğruna verilen canları ve dökülen kanları inkar etmez. Kendine atılan her bir tohumu emanet bilir. Zamanı geldiğinde gür ve gümrah olarak boy atmasını…

0

ZAMAN(I) GELMİŞTİ…

            Zaman Gazetesi’ne kayyum atanması Türkiye’nin ana gündem maddesi oldu. Halkın yüzde elli iki oyla seçtiği cumhurbaşkanını zora sokmak için yemediği halt kalmayan fetoloji mühendisleri bundan da bir malzeme çıkaracaklardı elbette… Şaşırdık mı? Hayır! Herkesin eteğindeki taşlar tek tek dökülüyor. Maskeler tek tek düşüyor. Memleketin can damarlarına nüfus etmiş kanserli…

0

NE O ! CAN (INIZ) MI YANDI…

MİT TIRLARI haberi nedeniyle 92 gün hapis yatan CAN DÜNDAR ve ERDEM GÜL, Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile salıverildiler. Bu dün-ü (dar) kardeşler, çıkar çıkmaz pişkin pişkin sırıtarak devlete meydan okuyan söylemlerle basına demeç verdiler. Erdoğan nefreti bunlara ayaklarını denk almayı unutturmuş anlaşılan. Vatanı satanlar; çıkıyor birde millete, devlete meydan okuyor. İroniye bakın ki diktatörün olduğu…

0

BU NE ŞİDDET NE CELAL!

      Bu Ne Şiddet Ne Celal!  Yeryüzünde hak ve batılın mücadelesi, insanın dünyada var olduğu günden beri devam ediyor. Dünyada İslam ve Müslümanlardan başka eziyet çeken, sömürülen, zulüm ve dayatmalara maruz kalan kimse yok. Çünkü kurdukları dünya düzenine İslam’dan başka alternatif hiçbir düzen yok. Şimdi ise zurnanın son deliğindeyiz. Zurnayı asıl üfleyenler içimizdeymiş meğer. Emperyalistler…

0

ŞEHRİN ZOR GÜNLERİ

Şehrin de zorlandığı darlandığı, zor ve dar günler vardır. Göç şehirlerin dar günleridir. Bir alim göçmüşse bir şehirden, o günler şehrin zor günleridir. Onu önce, o şehrin güvercinleri ve güvercin ruhlu insanları anlar. O günlerde şehir gerilir, gerginleşir. Bir arif soluğu tükenmiştir şehirde. Sokaklar kahverengi tütmektedir çocukların ellerinde. Sükut egemendir. Ses hırçınlaşır. Yürümek zorlaşır şehrin…

0

GEÇTİ DİYARBEKİRİN PAZARI SÜR EŞEĞİNİ ERİVANA

Bir gün padişah vezirine sormuş: “Vezirim cibilliyet mi, eğitim mi? “ daha önemli? Vezir düşünmeden cevap vermiş: Cibilliyet Padişahım! Padişah “Peki.” demiş ve memleketin her yerine tellallarla emir vermiş. En iyi hayvan terbiyecisine 100 altın vereceğim 6 ay müddet verile. Altı ay sonra bir kedi terbiyecisi gelmiş. Hünerini padişaha sunmuş. Kedi terbiyecisi, kediye bir tepsi…

0

BİZ VE ONLAR

Evet sevgili dostlar ‘Onlar’ kim mi? ‘Onlar’, 1915’te bu toprakları geçmek isteyenlerdir. ‘Onlar’, 1923’te Lozan’da bu toprakları satın aldıklarını sananlardır! ‘Onlar’, Menderes’i asanlardır! ‘Onlar’, Merhum Özal’ı zehirleyenlerdir! ‘Onlar’, bu topraklarda yapılan darbeleri yapanlar ve yaptıranlardır! ‘Onlar’, 16 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ı teslim edenlerdir! ‘Onlar’, Paralel İhanet Çetesi ile, PKK ile, HDP  ile, DHKPC ile, DAEŞ’le…

Web Tasarım: Arena Ajans