Mehmet Yaylıoğlu


0

HARİÇTEN GAZEL OKUNMAZ

Radyonun ülkemize gelişinden evvel, mûsîkî dinlemek ihtiyacı duyanlar, sazlı sözlü eğlence yerlerine giderlermiş. Beldenin muhtelif semtlerinde her kaliteden, avam ve kibara mahsus, içkili, içkisiz muhtelif salonlar, gazinolar, balozlar ve meyhaneler varmış. Fakat en çok içkili yerlerde, fasıl aralarında yapılan taksimler sırasında, kafaları dumanlı müşterilerden sesi güzel olanlar ve kendine güvenenler, aşka gelip oturdukları masadan gazel…

0

SANATA VE SANATÇIYA BAK

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış… Sözün üstadı Necip Fazıl Kısakürek’in efsanevi bir sözüdür bu bildiğiniz gibi. Şu âlemde en küçük detayları bile şaheser olan yüce yaratıcının sanatına ve eserlerine göz atmak gerekir. Size bir büyüğümden duyduğum yaşanmış bir olayı nakletmek istiyorum. Kütahyalı ressam Necati Astarcıoğlu’nun yaşadığı hadiseyi kalemimizin yazdığı…

0

ÜÇ ÖĞÜT

Adamın biri, bir kuşa tuzak kurmuş; onu faka bastırıp yakalamış. Kuş kurtulmak için bir yol aramış. Kendisini yakalayan adama; “Ey ulu hoca” demiş, “sen nice öküzler, koyunlar yedin; nice develer kurban ettin. Hiçbir zaman onlarla doymadın da, şu benim minnacık bedenimle mi doyacaksın? Beni bırak da sana üç öğüt vereyim; vereyim de bil bakalım; akıllı…

0

VALİ ŞERİF YILMAZ’A DİLEKÇE

Kütahya Mevlevihane’si… Börekçiler Mahallesi’nde, Dönenler Meydanı’nın güneybatısında, Ulu Cami’nin doğusunda bulunan Mevlevihâne, Konya ve Afyonkarahisar Mevlevihânelerinden sonra Mevlevi kültüründe üçüncü önemli merkezdir. Mevlevihâne’nin ilk Postnişini Celâleddin Argun Çelebi’den ötürü “Arguniye Dergâhı”, “Argun Çelebi Zaviyesi” veya “Zaviye-i Arguniye” isimleri ile de tanınmaktadır. Mevlevihâne’nin ilk yapısı Emir İmâdüddin Hezar Dinâri tarafından 1237-1243 yıllarında yaptırılan Hezar Dinâri Mescidi’dir….

0

YEMEN’DEKİ YANIMDA

Yemen’in Karn köyünden bir delikanlının mübarek hatırasını kaleme almaya çalışacağız. Üveys bin Âmir Karnî ya da bilinen adı ile Veysel Karânî… Annesinin sözünü tutup, onu incitmemek için elinden geleni yapan ve Tabiînin büyüklerinden olduğu hadîs-i şerîfte bildirilen Üveys, Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam’ı zahiren görebilmek amacıyla Medine-i Münevvereye gitmek için annesinden müsaade istedi. Annesi çok yaşlı ve…

0

HZ. NUH VE 80 KİŞİ

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden olan Hz. Nuh Aleyhisselam, Hz. İdris’ten sonra görevlendirilen bir peygamberdir. 950 yıl süreyle peygamberlik görevini yaptığını biliyoruz. Bazı kaynaklara göre toplam ömrü 950 yıl verilse de umumi görüş tebliğ görevinin 950 yıl olduğunda birleşir. Hz. Nuh’a tebliğ ile görevli olduğu bu 950 yıl içinde 80 kişinin iman ettiğini ve Allah…

0

PROJELER MÜKEMMEL

Yeni yıla Konya’da girdik. Hz. Mevlana’nın memleketi, aziz bir şehir Konya’yı görüp hayran kalmamak elde değil. Geniş caddeler, akıcı trafik, toplu ulaşım, eğitim merkezi haline gelmiş 5 ayrı üniversite ve saymakla bitiremeyeceğim kadar çok özellik ve güzellik. Konya’da 4 gün kaldık ve imkân olsa bir 4 gün daha kalırdık. Konya’dan dönerken gönülden niyaz ettik bizi…

0

MÜLTECİ RAPORU VE PERDE ARKASI

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk çok önemli bir rapor hazırladı. AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Külünk ile bu konu üzerine bir görüşmemiz oldu. Raporun ne denli önemli olduğunu kendisine de bizzat ifade ettim. TBMM çatısı altında, dünyanın dikkatle izlediği bu konuyu siz değerli okuyucumla da paylaşmak istedim. Milletvekili Metin Külünk, “Mülteci Akınının Avrupa…

0

METİN KÜLÜNK’TEN NOTLAR

Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da idik. GRTC (Global Research Thinking Center / Küresel Araştırma Düşünce Merkezi) Ankara Şubesinin açılış ve akabinde de panel programına katıldık. GRTC’nin amacının ne olduğu ve şuanki durumu hakkında bilgiler aldık. Prof. Dr. Hüsamettin İnaç hoca GRTC neden kuruldu, bize detaylıca anlattı. GRTC kurulalı henüz 2 ay gibi az bir zaman olsa…

0

İSTİKLÂL MARŞINI SATMAYAN ÜSTAT

Birkaç gün gecikmeyle kaleme alınmış bir yazı olması nedeniyle öncelikle siz değerli okuyucularımıza bir özür borcumuz var. 27 Aralık 1936 günü Hakk’a yürüyen Mehmet Âkif Ersoy’u anmamız gerekir diye düşündük. O ki ulusal marş için konulan ödüle tepki koyan bir düşünce adamı idi. Öyle ya vatan ve milleti ilgilendiren bu çok önemli hususta nasıl madde…

0

TAPINAK DUVARINDA YAZANLAR

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun, bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol. Telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle…

0

GEL GÖNÜLE GİR GÖNÜLE

Asıl adı Alaeddin Gaybi olan ve zahiren 1341 ile 1444 yılları arasında yaşamış olan Kaygusuz Abdal’ın, çok sevdiğimiz bir nutk-u şerifidir bu. “Gel gönüle gir gönüle”… Sana gizli bir sözüm var, gel gönüle gir gönüle. Sen senliğini elden bırak, gel gönüle gir gönüle. Abdal ne demektir? Kime Abdal denilir? Bunu kısaca yazmak gerekirse ehl-i hakikat…

0

İHALE YAPMANIN AMACI NEDİR?

Durup dururken aklıma geliverdi. İhale neden yapılır, ihaleyi yapan kimin mefaatini gözetir, ihaleye kimler katılır, kimler katılamaz şöyle bir inceleyeyim dedim. Kamu yararına olur diye düşündüm ve başladım araştırmaya. Bir iş yaptıracak kişi veya kurumun bu işi en az ücret talep edene yaptıracağına dâir niyetini ortaya koyması, bu işi ihâleye çıkarması demek olur. Benzer olarak,…

0

İSTERSEN VAR BİN HACCA

“Âşık Yunus der hoca, istersen var bin hacca, hepisinden iyice bir gönüle girmekmiş.” Erenlerin büyüklerinden Yunus Emre Hz. (k.s.) öyle bir anlatmış ki günümüze çok güzel ışık tutan bir nutku şeriftir bu. “İlim, ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır.” diye başlayan bu nutku şerif geldi gönlümüze. Her türlü hile, sahtecilik…

0

KASABALI VALİ ŞERİF YILMAZ

Yakın bir dostumdan “Kasabalı bir Vali size geliyor” diye gelen bir telefon ile adını duymuştum Vali Şerif Yılmaz’ın. Hem de geldiği yer Türkiye’nin en kurnazlarının bir arada olduğu yegane il olan Kayseri. Hemen küçük bir istihbarat çalışması ile Şerif Yılmaz’ı yakından tanımak istedim. Kime sordumsa, “çok yiğit bir adam, kimseye eyvallah etmez, gönül ehlidir, mazlumu…

0

Nafi Güral ile aramızda ne var?

2015 yılının Temmuz ayında 1.OSB’de işadamları ile toplantı yapan Kütahya Valisi Şerif Yılmaz, Kütahya’da bazı şeylerin değişeceğini açıkça söylemiş ve “Mülki amirlik devletin itibarıyla ilgili bir husustur. Buna herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor. Ben bulunduğum yerle ilgili hususları başkasına bırakmam. Gerek makam mevki, gerekse hayatıma mal olsa da bırakmam. Çünkü devletin bana verdiği o ulvi görevi…

0

YENİ KÜTAHYA

Günlerdir bu sütunlardan size çağrıda bulunmuştuk. Memleket meselesi bu demiştik. Milli irade kazansın demiştik. Bu iş bu defa siyasi değil demiştik. Milli ve yerli olsun bizim olsun demiştik. Ve siz bu çağrılarımıza kulak verip sandıkta hür iradeniz ile AK Parti’ye oy verdiniz. Kendinize oy verdiniz, çünkü şuanda bu parti resmen milletin partisi haline gelmiş oldu….

0

MEMLEKET İSTERİZ

Cahit Sıtkı Tarancı’nın çok sevdiğim bir şiiridir bu. “Memleket isterim” diyerek hayalini arz eder kelimelerin ustası. Biz de bir memleket hayali kuralım ve karalayalım birkaç satır dedik ve aldık kalemi elimize başladık yazmaya… Bir memleket isteriz ki kimse kimsenin inancına, yaşamına ve de ölümüne dil uzatmasın. Yaşasın Âdemoğulları hep birlikte kardeşçesine. Gözlerini kapattığında rahatça dalabilsin…

0

Bizans’ın çocukları

Dün yazdığım “UNUTTUNUZ MU?” yazısı için binlerce tepki aldım. Tepkilerin çoğu olumlu yönde idi. Az bir kısmı ise olumsuz tepki vermiş, bendenizi “AK PARTİ KALEMŞORU” ilan etmiş. “Hey Allah’ım, bu bilmediğini bilmeyen saflara bildir” diye niyaz ettim. Bizans’ın çocukları bu memlekette ne zulümler yaptı. Ne badireler atlattık, inanç özgürlüğünün Ö’sü yoktu bu memlekette. Ne günlerden…

0

UNUTTUNUZ MU

28 Şubat sürecinde yayın hayatına başlayan bir gazetenin yöneticisi olmak, o zihniyetin ne kadar iğrenç fikirler ile insanları baskı altına aldığını öğrenmeye yetiyor da artıyor bile. 19 Eylül 1997 günü ilk sayılarımızda 8 yıllık eğitim için camilerde milletten para toplanmasını eleştirmiş ve “8 yıl dilenciliği” diye sert bir başlık atıp dönemin zihniyetine muhalif olduğumuzu apaçık…

Web Tasarım: Arena Ajans