MEHMET YAYLIOĞLU

0

KÜTAHYA’NIN ŞEHİRİÇİ TRAFİK SORUNU – ÇİN İŞKENCESİ

Gazetemizin haber merkezi tam şehrin göbeğinde Zafer Meydanı’nda olması nedeniyle, bu çileyi günün en az 12 saatini yakından izliyoruz. Hele bir de benim odam tam Zafer Meydanı’na bakan tarafta ve en büyük çileyi bu nedenle bendeniz çekiyor. Kütahya’ya bir Battı-Çıktı yaparak, trafiği tersine çevirerek ne yapmak istediler inanın bilmiyorum. Sizce amaç gerçekten insanlara Çin işkencesi…

0

HEM MÜSLÜMAN HEM DE PUTPEREST OLUNMAZ

Bundan 4 bin yıl önce var olan Keldânî Kabîlesi, senede bir gün toplanır, bayram yapardı. Babası Âzer, Hazret-i İbrâhîm’e “sen de bugün bayram yapmak için bizimle gel” dedi. İbrâhîm aleyhisselâm, yolda hastalığını mâzeret göstererek geri döndü ve hemen puthâneye gitti. Orada gümüş, bakır ve ağaçtan yapılmış putlar vardı. Önlerine de, bereketlenmesi için yemekler konmuştu. En…

0

BABAN GİBİ GİTTİM İSE BANA DA YUH OLSUN (YUH BABA)

Dünkü yazımda Nalıncı Baba’yı kaleme almıştım. Siz sevgili okurlarımdan olumlu yönde yüzlerce mesaj aldım. Milletimiz bu türlü yazıları daha bir hayret ile okuyor. Bu nedenle bugün de Yuh Baba’nın hikâyesini kaleme almak istedim. Buyurun, okuyun lütfen. Yuh Baba isminde bir Kâmil insan yaşamış Üsküdar’da. Asıl mesleği marangozluk olan Yuh Baba’nın (Derviş Ahmet) atölyesi kabristana giden…

0

NALINCI BABA OLAYI VE İBRETLER

Bu yazdıklarım hikâye değil, gerçekten yaşanmış bir hadisedir. Osmanlı padişahlarından Sultan 3. Murat’ın devrinde geçmektedir. Padişah o gün oldukça telaşlıdır. Veziriazam Siyavuş Paşa dayanamayıp; “Hünkârım, canınızı sıkan bir şey mi var?” diye sorar. “Akşam garip bir rüya gördüm, hayırdır inşallah” der Sultan Murat ve ekler: “Hayır mı, şer mi öğreneceğiz, hazırlan, dışarı çıkıyoruz.” Padişah ve…

0

WHERE ARE WE GOİNG?

Başlığın Türkçe anlamı şu, nereye gidiyoruz? Özellikle İngilizce yazayım dedim, belki dikkat çeker de ilgililer tarafından okunur diye. Yoksa süper İngilizce falan bildiğimden değil yani. Türkiye’nin tartıştığı konulara bakın lütfen. Ensest ilişki, evrim teorisinin müfredattaki yeri ve daha buna benzer birçok konu başlığı. Gazetelerin 3.Sayfa haberlerine bakınca, cinayetler, tecavüz olayları, hırsızlıklar, dolandırıcılık ve rüşvet almış…

0

KÜTAHYA ÂDETLERİNDE SAKLANAN TASAVVUF

Kütahya merkez ilçedeki düğünlerde, şuanda da Kütahyalı aileler tarafından uygulanmakta olan “güvey salma” âdeti vardır. Bu güvey salma törenlerinde hafızlar ve halk tarafından koro halinde, çıra alevlerinin ışıkları altında, akşam ile yatsı vakitleri arasında düğün evinden elli, altmış adımlık mesafede kol kola girilerek okunan bir ilahi vardır. Bu ilahideki sözlerde Veysel Karânî Hazretleri’nin hayatı söz…

0

ÇALMA ŞİKÂYET KAPISINI ÇALARLAR KAPINI!

Çok sevdiğim bir akademisyen dostumdan intikal eden kısa bir yazıyı bugün köşemden size aktarmak istiyorum. Gerçekten çok önemli olduğunu düşündüğüm şu cümleleri lütfen dikkatle okuyup, kendi kendimize durumu izah etmeye çalışalım. Buyurun yazıyı okuyun. Bilim insanları uyarıyor: “Şikâyet etmek hasta eder”. Şikâyet etmek düşünme eğilimlerini tümden değiştiriyor. İnsan beyni, sinir hücreleri arasında birer “postacı” görevi…

0

AKLETMEZ MİSİNİZ? DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?

İslam dininin rehberi Kur’an’da çok sık geçmektedir. “Düşünün, akledin” diye emreden Allah, düşünmenin önemine işaret eder. Hatta her Cuma hutbenin ardından okunan ayetin sonunda da, “Allah, düşünüp tutasınız diye size öğütler verir” diye okunur. Eskiden bunu Türkçe anlamıyla da okurlardı ama şimdi Cuma namazına gidenlerin çoğunluğu Arap oldu sandıkları için sadece Arapça okuyorlar. Türkçe mealini…

0

SON OSMANLI KÜTAHYALI OSMAN CEMAL EFENDİ (YAYLIBABA)

Atamız Osman Cemal Efendi, Osmanlı’nın son subaylarındandı. Dedem Mehmet Abdullah Yaylıoğlu’nun babasıdır. Asker olarak doğmuş, yaşamış, savaşlara katılmış ve kalbine sıkılan bir düşman mermisi ile gazi olmuştur. 1865 yılında Kütahya’da Kütahyalı bir ailenin ikinci evladı olarak dünyaya gelen Osman Cemal Efendi, adeta bir asker olarak doğmuştur. 1881 yılında 16 yaşında iken, ağabeyinin yerine er olarak…

0

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE

Kurtuluş Savaşı, İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele, bunlardan hangisini demek isterseniz diyebilirsiniz. I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadelenin adıdır esasında. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen biten savaş,…

0

İŞİ EHLİNE VERMELİYİZ, AKSİ HALDE SIKINTI BÜYÜK OLUR

Aşkın teli kalbin telidir, cevre dayanmaz, Cânâ hazer et, sonra kopar pek gerilince. Çok tel kırılır sine-i kanun-ı cihânda, Na-ehline mızrab-ı tasarruf verilince. Şunu demek ister mealen: “Aşk sazının teli tıpkı kalbin teline benzer, incitmeye, eziyete dayanamaz. Ey sevgili dikkat et! Bu tel fazla gerilirse kopar. Lâyık olmayanlara yetki ve tasarruf mızrabı verilirse, bu dünya…

0

ATATÜRK’ÜN EMRİYLE RADYODA YAYINLANAN İLK MEVLİT

1932 yılında Sultanahmet Camisinde dini bir merasim düzenlenmiş büyük ilgi görmüştü. Birkaç gün sonra Atatürk, Hafız Yaşar Okuyan’ı çağırtıp, “Sultanahmet Camii’ndeki dini merasim çok güzel olmuş ve halk da çok ilgi göstermiş. Bunu daha büyük bir camide yapıp (radyo ile) bütün ülkeye dinletelim, ne dersiniz” der. Hafız Yaşar Bey, “Emredersiniz Paşam” der ve hazırlıklara başlar….

0

MODİFİYECİLER VE DRİFTÇİLERİN SESİNE KULAK VERİN

Geçen gün Kütahya’da yaşanan bir hadise sonrasında, bizim gazetede “Drift Terörü” başlığıyla haber çıktı. Haberde, bir aracın gündüz saatlerinde vazo kavşağında ve Laleli kavşağında defalarca drift attığı ve bu durumdan dolayı vatandaşların ölüm tehlikesi ile karşılaştıkları anlatılıyordu. Sonra, Kütahya Emniyet Müdürü Hasan Çevik, bizzat devreye girerek bu aracı yakalattı ve gereken işlemleri yaptırdı. Konu bu…

0

YONCALI’DAN DA ŞİKÂYETLER GELDİ

Önceki gün kaleme aldığım Ilıca konulu yazı Kütahya içinde ve dışında büyük ilgi gördü. Körü körüne muhalif olmak adına değil yazdıklarımız, bunu vatandaş biliyor. Görüp de düzeltilmesini istediğimiz hususlar olunca yazmamız lazım. Yetkili makamlar da bizden okuyup harekete geçiyor. Sorunlar yerinde incelenip çözüme kavuşuyor. Bu durum bizi ziyadesi ile mutlu ediyor. *** Yoncalı’da oturan yerleşik…

0

KÜTAHYA ÜNİVERSİTEDEN YARARLANMIYOR

Yıllardır anlatıp dururuz. Kimimiz yazar, kimimiz çizer. Dumlupınar Üniversitesi’nin %90’ından yararlanamıyoruz. Bu 20 yıl önce de aynıydı, 10 yıl önce de aynındı ve maalesef bugün de aynı. Peki, sorun ne? “Ağlamayan bebeğe emzik vermezler” deyip sıyrılmak yeterli olacak mı? Olursa yazı burada bitmesi lazım, öyle değil mi? Pek tabi ki biz de isteyeceğiz ama çelebi…

0

ILICA ESKİŞEHİR’E VERİLSE NE OLUR?

Pazar günü Ilıca kaplıcalarına gittim. Çocukluğumun yaz aylarını geçirdiğim o güzelim Ilıca gitmiş, yerine köyden bozma bir virane gelmişti. Üzüldüm, kızdım ve yazmaya karar verdim. “Ilıca” denince aklıma çok şey gelir aslında. Ama ilk aklıma gelen, Vahit Canbek hocanın gül bahçesi ile bezenmiş çini kaplamalı evini unutamam. Şimdi o bahçede güller yok olmuş, garip bir…

0

KUTSO SEÇİMLERİ ÜZERİNE BİR YAZI

Bu yılın sonuna kadar, ya da 2018’in ilk aylarında yapılması beklenen Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri için ilk gündem geçen haftalarda belirlenmişti. Uzun yıllardır KUTSO başkanlığı görevinde olan Nafi Güral, “bana müsaade, artık bırakmak istiyorum” demişti. Bu arzusunu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Kütahya ziyareti sırasında dile getirmişti. TOBB Başkanı, “olmaz…

0

KEFERENİN YAPTIĞINA BAK SEN HELE!

Dünyada insanların hizmetine sunulmuş ürünlerin çok büyük bir bölümünü üreten gâvurlara teşekkür etmeliyiz. Gâvur diye yazdım özellikle… Neden biliyor musunuz? Durun, bugün de size bunu anlatayım. Dilimizde galatlaşarak bugüne gelmiş olan gâvur kelimesinin aslı kâfirdir. Kâfir, Arapça bir kelimedir ve gizleyen, örten, saklayan diye dilimize çevrilir. Araplar, tarım işi ile uğraşan çiftçilere tohumları toprağın altına…

0

1966 YILINDA YAPILAN TESPİTLER: GERİ KALMAMIZIN SEBEPLERİ

“Olayların içinde Kütahya” isimli 1966 yılı basımı bir kitap geçti elime. 95 sayfalık kitap, o tarihte Kütahya Ziraat Odası Başkanı olan Kemal Panikoğlu’nun kaleme aldığı şahane bir kitap. Şöyle hafifçe bir göz atayım dedim amma velâkin kitap o kadar akıcı ki tamamını okumak durumu hâsıl oluverdi. İmkânı olanlar bu kitabı bulup okumalıdır diye düşünüyorum. 1966…

0

KÜTAHYA’NIN DERTLERİ DERYA OLMUŞ DA TAŞIYOR

Kütahya’nın sorunlarını, vatandaşların şikâyetlerini ve bizim gözlemlediğimiz aksaklıkları arada bir kaleme almaya gayret ediyoruz. Bunları aktarmamızdaki en önemli sebep, yetkili mercilerin hemen harekete geçmesidir. Gel gelelim bu konuda çok başarı elde ettiğimizi söyleyemem. Yetkili makamlara duyurulur! *** Cumhuriyet lokantasında aşçı olarak çalışan Hüseyin Eşkin isimli kardeşim, Kütahya’da ulaşıma aracılık eden Kart43’den dert yandı. Sadece şehir…

Web Tasarım: Arena Ajans