Bizimle iletişime geçin

Kültür

Afyonkarahisar Mevlevîhânesi, yılda 300 bin ziyaretçiyle ilin ekonomisine lokomotif oluyor

Yılda 300 bin kişi Afyonkarahisar Mevlevihanesi’ni ziyaret ediyor. İlin ekonomik gelişimi için çok büyük katkılar sağlayan mevlevihanede hem ibadet ediliyor hem de Hazreti Mevlana’dan günümüze manevi mirasa sahip çıkılıyor.

Afyonkarahisar Mevlevihanesi Camii İmam Hatibi Sadettin Yıldız ve Mevlevihane Müze Müdürü Hasan Özpunar, yenikutahya.com haber sitesinin sorularına cevap verdi.

ÖZEL HABER / SÖYLEŞİ – yenikutahya.com (Mehmet Yaylıoğlu)

Afyonkarahisar Mevlevîhânesi, 16’ncı yüzyılda Hz. Mevlânâ’nın yedinci kuşak torunlarından Sultan Dîvânî Hz. zamanında Mevlevîlik açısından çok önemli bir merkez olmuştur. “40 Hatimli ŞifalıAşûre” geleneği ilk defa Sultan Dîvânî Hz. zamanında Afyonkarahisar Mevlevîhânesi’nde başlamış ve birçok mevlevîhâneye buradan yayılmıştır. Günümüzde bu geleneği devam ettiren tek mevlevîhânedir.

Birkaç defa yangın geçirmiş olan Afyonkarahisar Mevlevîhânesi, 1902’deki büyük yangından sonra tamamen yanmış ve bugünkü haliyle Şeyh Celâleddin Çelebi zamanında 1908’de hizmete girmiştir. Bahçesinde Derviş Odaları, Matbah, Hâmuşân (Mezarlık) bulunan mevlevîhâne, son olarak 2008 yılında restore edilmiş ve 30 Aralık 2008 tarihinde “Sultan Dîvânî Mevlevîhâne Müzesi” adıyla, Afyonkarahisar Belediyesi bünyesinde hizmet vermeye başlamıştır.

Konuyla ilgili olarak Mevlevîhâne Camii İmam Hatibi Sadettin Yıldız ve Müze Müdürü Hasan Özpunar, yenikutahya.com’a aydınlatıcı bilgiler verdi. (Söyleşiyi izlemek için buraya da tıklayabilirsiniz)

Afyonkarahisar şehir merkezinin birçok yerine asılan yön levhalarında Mevlevîhâneye ulaşım şekli tarif edilmiş.
Mevlevîhâne hem cami olarak hem de müze olarak hizmet veriyor. İbadet ve ziyaretler büyük bir huşu içinde geçiyor.
Mevlevîhâne’de günde 5 vakit namaz kılınıyor. 2 İmam Hatip ve 1 müezzin görevlerini başarıyla icra ediyor.
10 Ocak Cuma günü kılınan Cuma namazının hutbesi okunurken çekilmiş bir kare.
Namaz saatleri dışında Mevlevihâne içinde bulunan türbe-i şerifler ziyaretçi akınına uğruyor. Görünen alan semâhâne kısmından.
Afyonkarahisar Mevlevihânesi Müzesi kısmında bulunan hücrelerden…
Afyonkarahisar Mevlevihânesi Müzesi kısmında bulunan hücrelerden…
Neyzen, Semâzen ve Kudümzen dervişlerini temsilen konulan mankenler.
Afyonkarahisar Mevlevihânesi Müzesi kısmında bulunan hücrelerden…
Afyonkarahisar Mevlevihânesi Müzesi kısmında bulunan hücrelerden…
Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü Matbah-ı Şerif’i anlatan bir tabela asmış.
Matbah-ı Şerif kısmında dervişler, Nev Niyaz ve Aşçı Dede mankenleri görülüyor.
Müze Müdürü Hasan Özpunar, yenikutahya.com’a çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
Müze kısmının sergi salonunda, el yazması Mesnevi ve Kur’an-ı Kerim’ler ve diğer objeler bulunuyor.
Mevlevihane’ye yakın bir alanda bulunan Bedesten (Alışveriş Merkezi) yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.
Bu fotoğraf afyon03haber.com sitesinde 2 Mayıs 2019 tarihinde Saat 21.49’da yayınlanan haberde kullanılmıştır.

GEDİZ

Kayak ve termali buluşturan Murat Dağı’nın büyüleyici kış manzaraları

KÜTAHYA (AA) – Kütahya’nın Gediz ilçesinde yer alan Murat Dağı, kar beyazlığında ziyaretçilerine “seyrine doyumsuz” manzaralar sunuyor.

İlçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki Murat Dağı, zirveye yakın konumdaki kayak pistleri ve 1500 metre rakımda bulunan 41 derece sıcaklıktaki termal kaynaklarıyla ilgi görüyor.

Sezonun açıldığı 10 Ocak’tan bu yana özellikle hafta sonlarında kayak tutkunlarıyla dolup taşan bölge, beyaz örtüsüyle de doğaseverlerin dikkatini çekiyor.

Yeşil örtüyü kaplayan kar kütleleri, ağaçlarda rüzgârın etkisiyle güzel görüntüler oluşturuyor. Akşama doğru güneşin kızıllığıyla bütünleşen Murat Dağı’na bu güzellikleri fotoğraflamak isteyenler de geliyor.

Yer yer sis altında kalan bölgede kayak tutkunları için zor, orta ve kolay seviyelerde toplam 1735 metrelik 3 pist bulunuyor. Murat Dağı Termal Kayak Merkezi, 735 metrelik T-bar ve 300 metrelik babyliftin tamamlanarak açılmasıyla hafta sonlarında yüzlerce kişiyi ağırlıyor.

Dağda kayak sezonunun hava koşullarına bağlı olarak mart sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.

Okumaya devam et

Kültür

Murat Dağı’ndaki yılkı atlarının sayısı artıyor

Uşak ve Kütahya arasındaki Murat Dağı’nın güney cephesinde ilk olarak 2016’da görüntülenen 20 yılkı atının sayısı 100’ü geçti. Uşak Valisi Kocabıyık “Atların korunması, sayılarının artması, ilimizin tanıtımına katkı sağlıyor. Atların rahatsız edilmeden gözlemlenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bölge sarp ve kayalık. Bu nedenle ziyaretçilerin dikkatli olmaları gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

UŞAK (AA) – Uşak ve Kütahya arasındaki Murat Dağı’nın güney cephesinde ilk olarak 2016’da sayıları 20 iken görüntülenen yılkı atlarının sayısı her geçen yıl artıyor.

Murat Dağı eteklerinde üç ayrı sürü halinde yaşayan atlar, aşırı soğuklar nedeniyle daha korunaklı vadilerde yaşamlarını sürdürüyor. Yılkılar, taze otların bulunduğu alanlarda baharın gelişini bekliyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Uşak Müdürlüğü ekiplerinin atları sık sık ziyaret ettiği bölgelerde tedbir amaçlı yemleme çalışması yapılıyor. Atlar için doğaya saman bırakan ekipler, belirli periyotlarla sayım gerçekleştiriyor.

At popülasyonu nedeniyle bölgeye gelen ziyaretçi sayısı da her geçen gün artıyor. Özellikle fotoğraf tutkunları görüntülemek istedikleri atlara ilgi gösteriyor.

“YILKILAR İLİMİZİN TANITIMINA KATKI SAĞLIYOR”

Uşak Valisi Funda Kocabıyık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılkıların Doğa Koruma ve Milli Parklar Uşak Müdürlüğü ekiplerince titizlikle izlendiğini belirtti.

At sayısının artmasıyla fotoğrafseverlerin bölgeyi daha çok ziyaret etmeye başladığına dikkati çeken Vali Kocabıyık, şunları söyledi:

“Atlar bahar döneminde yavruluyor. Bu dönemde koruma tedbirlerini artırıyoruz. Normalde üçerli, beşerli gruplar halinde bulunan atların bu yıl  3 ana gruba bölündüklerini biliyoruz. Yavruların artması bizi mutlu ediyor. Yılkıların varlığı bölgeye olan ilgiyi artırıyor. Özelikle fotoğarafsevenler bölgeyi ziyaret ediyor. Atların korunması, sayılarını artması, ilimizin tanıtımına katkı sağlıyor.”

Atların rahatsız edilmemesini de isteyen Kocabıyık, “Atların rahatsız edilmeden gözlemlenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bölge sarp ve kayalık, bu nedenle ziyaretçilerin dikkatli olmaları gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum.” ifadelerini de kullandı.

Okumaya devam et

Ekonomi

700 yıllık nakış işlemeleriyle günümüz gelinlerini süslüyor

Kütahya’da yaşayan dikiş nakış ustası Melek Demiralp, KOSGEB desteğiyle büyüttüğü atölyesinde, Germiyanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemine ait kadın giysilerini, günümüz gelinleri için uyarlıyor. Demiralp “Kökleri Germiyanoğulları Beyliği’ne dayanan kadın kıyafetleri, düğünlerde, özel törenlerde birbirinden güzel özellikleriyle, hala hanımların gözdesi olmaya devam ediyor. Düğünde, kına gecesinde, doğum, davet gibi özel günlerde giyilen ayrı ayrı kıyafetler var” diyor.

KÜTAHYA (AA) – ALİBEY AYDIN – Kütahya’nın yaşayan dikiş nakış ustası 43 yaşındaki Melek Demiralp, Germiyanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemine ait geleneksel kıyafetleri gelinler için tasarlıyor.

Tavşanlı ilçesindeki atölyesinde, kadınların düğün, nişan gibi özel günlerde giymek istediği elbiseler diken Demiralp, geleneksel modellere hayat veriyor.

Demiralp, KOSGEB desteğiyle büyüttüğü atölyesindeki 20 çalışanıyla, tarihi işlemeleri yeni kıyafetlerle buluşturuyor.

“SANDIKTAN ÇIKARIP GELECEĞE TAŞIYORUZ”

Demiralp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukken gittiği düğünlerde kadınların giydiği geleneksel kıyafetlerde etkilendiğini, o elbiselere duyduğu hayranlığının hayatını şekillendirerek mesleğe dönüştüğünü anlattı.

Halk eğitim merkezinde 9 yıl boyunca dikiş, nakış alanında farklı eğitimler aldığını aktaran Demiralp, kendi atölyesinde kendisi gibi geleneksel kıyafetlere ilgisi olan kadınların hayalindeki elbiseleri diktiğini söyledi.

Demiralp, gelinlerin talebi üzerine atlas, ipek gibi özel kumaşların üzerine desenler işlediğini ifade ederek, “Kökleri Germiyanoğulları Beyliği’ne dayanan kadın kıyafetleri, düğünlerde, özel törenlerde birbirinden güzel özellikleriyle, hala hanımların gözdesi olmaya devam ediyor. Düğünde, kına gecesinde, doğum, davet gibi özel günlerde giyilen ayrı ayrı kıyafetler var. Kadife, ipek, el dokuma, bunların işlemeleri, bu işlemelerin her birine uygun kenarları, has ipekten iğne oyalı yemeniler, hatta bu kıyafetlere has el yapımı terliklerden oluşan takımlar, genelde her evde hala bulunuyor.” diye konuştu.

Geleneksel kıyafetlere gelinlerin yoğun talep gösterdiğini anlatan Melek Demiralp, şöyle devam etti:

“Zevki ve tercihine uygun giysiler yaptırıyorlar. Kumaşların hepsi kadife, ipek, atlas, saten… Kumaş seçiminden sonra işlemeleri belirleniyor. Altın ya da gümüş simle ya da otantik renkli iplerle ‘kara makine’ olarak bilinen ninelerimizin kullandığı makinelerde işleniyor. Elektrikli ve otomatik makinelerle işlemeler tercih edilmiyor. Gelinler, anne veya kayınvalidesiyle gelip aylar öncesinden kıyafet konseptini belirliyor. Sandıklardan çıkarılan model ve desenlerle kıyafetlerini hazırlıyoruz.”

Demiralp, sandıklardan çıkardıkları geleneksel modelleri geleceğe aktardıklarını ifade ederek, işleme ve süslemeleri eskiden olduğu gibi elle yapıldığını söyledi.

Elbiselerle ilgili kültürel değerlerin yaşatılmasının önemini vurgulayan Demiralp, bu değerlerin uluslararası tanıtımını yapmayı istediğini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya Çini Müzesi’ne ziyaret girişleri ücretsiz oldu

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye’nin ilk ve tek Çini Müzesi’ne girişler ücretsiz oldu.

Tanınırlığı ve ziyaretçi sayısını artırmak, müze bilincini geliştirmek amacıyla 27 Aralık 2019 tarih ve 469 sayılı Döner Sermaye İşletmesi Yönetim Kurulu Kararıyla Kütahya Çini Müzesi ziyaretleri ücretsiz hale getirildi. 

Germiyan Beyi II. Yakup tarafından külliye olarak yaptırılan ve günümüzde müze olarak hizmet veren tarihi yapıda 14. yüzyıldan günümüze kadar Kütahya ve İznik’te üretilen çini mimari elemanlar, çini kitabeler, çini vazo, tabak, pano ve çiniden yapılma ev gereçleri sergileniyor.

Kütahya’da 4’ü Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, 8’i özel müze olmak üzere toplam 12 müze bulunuyor.

KÜTAHYA ÇİNİ MÜZESİ

İl Merkezinde, Paşamsultan Mahallesi Ulu Camii yanında yer alan müze, Türkiye’deki ilk ve tek çini müzesidir. Germiyan Beyi II. Yakup Çelebi (1387 -1429) tarafından 1411 yılında yaptırılan  imaret, medrese, mescit, kütüphane ve hamamdan oluşan külliyenin imaret ve türbe bölümü,  Kültür ve Turizm  Bakanlığınca çini müzesi olarak restore edilip, 1999 yılında  ziyarete açılmıştır. Kubbeli ve şadırvan orta mekâna, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır. Türbe bölümünde II. Yakup Bey’in çinili sandukası bulunmaktadır. Yıkılan Medresenin vakıf kitabesi, müzenin giriş kapısının solunda yer alır.  Müzedeki vitrinlerde, 14.y.y.’dan  günümüze kadar Kütahya ve İznik’te üretilen çini mimari elemanlar, çini kitabeler, çini vazo, tabak, pano ve çiniden yapılma ev gereçleri kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

Müzenin girişinde, son Germiyan beyi II. Yakup Çelebiye ait Osmanlı Türkçesiyle yazılmış dünyanın en büyük ikinci taş kitabesi bulunmaktadır.

 “Gök Şadırvan” olarak da bilinen müzede 13 Temmuz 1766 yılında fincancı ustaları ile kalfalar arasında imzalanan tarihteki “İlk Toplu İş Sözleşmesi’’nin metinlerini görmek de mümkündür.

Çini Müzesi Tel : 2236990

Pazartesi hariç her gün açık

Saat : 09.00 – 17.00

Okumaya devam et

Kültür

Murat Dağı’ndaki pistler kayak tutkunlarını bekliyor

Kütahya’nın Gediz ilçesindeki 2300 metre rakımlı Murat Dağı, kayak ve termal turizm imkanlarını bir arada sunuyor. Gediz Belediye Başkanı Muharrem Akçadurak “Murat Dağı bakir bir turizm bölgesi. Kayak merkezimizde daha geç eriyen kristal kar var. Nisana kadar bu bölgede kayak yapılabiliyor.” dedi.

KÜTAHYA (AA) – MUHARREM CİN – Kütahya’nın Gediz ilçesi sınırları içindeki hem kayak hem de termal turizm keyfininin bir arada yaşanmasına imkan sağlayan 2300 metre rakımlı Murat Dağı ziyaretçilerini bekliyor.

Zirveye yakın yükseklikte kayak pisti, 1500 metre rakımda ise 41 derece sıcaklığa sahip termal kaynaklara sahip bölge, yerli ve yabancı ziyaretçilerine farklı bir kış turizmi vadediyor.

İlçe merkezine 25 kilometre uzaklığındaki Murat Dağı, Kütahya ve Uşak illerinin doğal sınırını oluşturmasının yanı sıra bölgenin en yüksek dağı olma özelliğini de taşıyor.

Gediz Belediye Başkanı Muharrem Akçadurak, AA muhabirine, Murat Dağı’nın hem kayak hem de termal turizme imkan sağlayan Türkiye’deki nadir bölgeler arasında yer aldığını söyledi.

Bu dağın her mevsim ziyaret edilebildiğini belirten Akçadurak, şöyle konuştu:

“Bizi diğer kayak merkezlerinden farklı kılan, termal ile birlikte olmasıdır. Belediye olarak buraya ciddi yatırımlar yaptık. İl Özel İdaresi de buranın daha da güzelleşmesi için katkıda bulundu. Murat Dağı bakir bir turizm bölgesi. Kayak merkezimizde daha geç eriyen kristal kar var. Nisana kadar bu bölgede kayak yapılabiliyor. Murat Dağı yılın her ayı turizme uygun bölge. Burada termal, kayak ve yayla turizmi olarak vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Bölgede endemik bitkiler yetişiyor. Yabani hayvan ve kuş çeşitliği var.”

Akçadurak, Murat Dağı’nda tesis kurmak isteyen yatırımcılara her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını vurguladı.

SEZON AÇILIŞI 20 OCAK’TA

AK Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan da Murat Dağı’ndaki kayak merkezinin, 7 yıllık çalışmanın ardından iyi bir aşamaya geldiğini anlatı.

Merkezde 3 aşamadan oluşan, ilk başlayanlara da profesyonellere de hitap eden kayak pistlerinin bulunduğunu aktaran Tan, “Murat Dağı, Kütahya’nın ve Ege Bölgesi’nin önemli bir değeridir. Önümüzdeki yıllarda kayak merkezimizin çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum.” dedi.

Milletvekili Tan, kayak sezonu resmi açılışının 20 Ocak’ta düzenlenecek etkinlikler ve görsel şölenle yapılacağını sözlerine ekledi.

Ziyaretçilerden Uşak Üniversitesinde öğretim görevlisi Erdi Yılmaz, Murat Dağı’nda hem termal hem de kayak keyfini aynı anda yaşadıklarını dile getirdi.

Eskişehir’den günübirlik gelen Devran Demirci ise yakın olması sebebiyle kayak için Kütahya’yı tercih ettiklerini belirtti.

Okumaya devam et

Kültür

Hacı adayları dikkat, 2020 hac kayıtları başlıyor

Kaydı yenilenen ve ön kayıt yaptıran 2 milyon 298 bin 800 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Kura sonucu, kutsal topraklara gidecek 83 bin 340 hacı adayı belirlendi. Peki, kesin hac kayıtları ne zaman? Detaylar haberimizde…

Hac farizasını gerçekleştirmek için kutsal topraklara gitme hayali kuran 2 milyon 298 bin 800 hacı adayının heyecanla beklediği hac kurası çekildi.

Kutsal topraklara gidecek 83 bin 430 hacı adayı gerçekleştirilen kura ile belirlendi. Şimdi gözler, hac kayıt tarihlerine çevrildi.  Peki, 2020 hac kayıtları ne zaman? Hac kayıtları ne zamana kadar devam edecek?

Kesin kayıtlar 13-24 Ocak’ta yapılacak

Kurada adı çıkanlar, 13-24 Ocak tarihleri arasında “Kesin Kayıt Yaptırabilir” belgesini e-Devlet sistemi üzerinden alarak kayıtlarını il müftülüklerine ve acentelere yapabilecek.

Belirlenen süre içerisinde kesin kayıt yaptırmayanların yerine, hac konaklama türlerine göre kura sırası gözetilerek 30 Ocak-7 Şubat tarihleri arasında illere dağıtılan kontenjanlar çerçevesinde kayıtlar alınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007-2020 yılları arasında kayıt yaptırıp da daha önce hiç hacca gitmemiş şehit annesi, babası, eşi ve evlenmemiş çocukları ile gazi ve eşlerinden müracaat edenleri kurasız hacca götürecek.

Kesin kayıt hakkı ertelenebilecek mi?

Bu yıl kesin kayıt hakkı kazanan herhangi bir hacı adayı sağlık sorunları sebebiyle hacca gidemeyecek durumdaysa, sağlık durumunu belirtir bir heyet raporu aldığı takdirde kesin kayıt hakkı gelecek yıla ertelenebilecek. Ancak iki kez üst üste gitmekten vazgeçen hacı adaylarının katsayıları sıfırlanacak.

2020 Hac ne zaman?

Hac ibadeti için kutsal topraklara gidişler 22 Haziran 2020’de başlayacak, 25 Temmuz 2020’de ise tamamlanacak. Dönüşler ise 06 Ağustos 2020’de başlayıp 02 Eylül 2020 tarihinde sona erecek.

Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı, hacı adaylarına kutsal topraklara gitmeden önce hac ibadetiyle ilgili özel eğitim ve seminerler düzenleyecek.

Okumaya devam et

Kültür

Kahvaltı programı yapıldı, toplanan tüm gelir eğitime aktarılıyor

Sosyal Yardım ve Kültür Vakfı Kadınlar Kurulunun düzenlediği “yeni yıla merhaba kahvaltısı” büyük rağbet gördü. Sağlanan gelirle, taşımalı eğitimle köylerden gelen çocuklara yardım yapılıyor.

yenikutahya.com – ÖZEL HABER

Kütahya Sosyal Yardım ve Kültür Vakfı Kadınlar Kurulunun düzenlediği “Yeni yıla merhaba” kahvaltı etkinliğine Kütahyalı kadınlar büyük bir rağbet gösterdi.

Etkinlik hakkında bilgi veren Kadınlar Kurulu 2. Başkanı Zeliha Tunçoğlu şunları kaydetti:

“Vakfımız Kadınlar Kurulu olarak tüm üyelerimizin destekleriyle 12 ay aktif hizmetler veriyoruz. Kahvaltı etkinliğimize Kütahya’nın saygın ailelerinden 130 kadın katıldı. Katılımcılar arasında, doktorlar, öğretmenler, mühendisler ve iş kadınları çoğunlukta olduğunu memnuniyetle belirtmek isterim. Bu etkinliğe katkı sağlayan üyelerimize ve katılımlarından dolayı değerli hanımlara teşekkürlerimi sunuyorum. Elde edilen gelirlerle; köylerden taşımalı eğitimle gelen ihtiyaç sahibi çocuklarımıza kışlık giysiler, botlar ve ders malzemeleri temin ediyoruz. Bu tür hizmetlerimiz 12 ay aralıksız devam etmektedir.”

Yurt dışında bulunan Vakıf Kadınlar Kurulu Başkanı Yıldız Güral da gönderdiği mesajda “Bu güzel ve faydalı çalışmanızdan ve gösterdiğiniz başarıdan dolayı İkinci Başkan Zeliha Tunçoğlu ve tüm üyelerimize teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum” dedi.

Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Tunçoğlu da “Vakfımız üniversite öğrencilerine burslar, merkez ve köylerdeki öğrencilere, engelli bireylere, şehit ailelerine, gazilere, Beyazay ve Körler derneği mensuplarına, muhtaç annelere ve çocuklara, Meydan Aşevinden sıcak yemek alan muhtaç insanlarımıza ve mültecilere sürekli yardım eden, destek olan bir çalışma gerçekleştirmektedir. Yönetim Kurulu olarak, Kadınlar Kurulu olarak el birliği içinde örnek çalışmalar yapmanın huzuru içindeyiz. Hizmetlerimiz aralıksız olarak yıl boyunca devam etmektedir” diye konuştu.

Bilindiği gibi Sosyal Yardım ve Kültür Vakfına geçen yıl, yapılan bir araştırma ile “Bölgenin En Başarılı Sivil Toplum Kuruluşu” ödülü verilmişti.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya çinisini dünyaya tanıtmak için 50 ülkede 72 sergi açtı

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünce (UNESCO) 2009 yılında “Yaşayan İnsan Hazinesi” seçilen çini ustası Mehmet Gürsoy, 50 ülkede açtığı 72 sergiyle çini sanatını tanıttı.

KÜTAHYA (AA) – MUHARREM CİN – Çiniciliği “göz musikisi” olarak nitelendiren 44 yıllık çini ustası Gürsoy, Kütahya’nın tarihi mekanlarından Germiyan Sokağı’ndaki atölyesinde 16’ncı yüzyıla ait desen ve boyama tekniklerini uygulayarak “ateşte açan çiçekler” olarak adlandırılan sanata katkıda bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün “Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri”ne kayıtlı olan Mehmet Gürsoy, AA muhabirine, çiniciliğin Osmanlı’dan miras kalan önemli bir sanat dalı olduğunu söyledi.

Çini sanatına başladığı yıllarda 16’ncı yüzyılda kullanılan renklerin olmadığını belirten Gürsoy, “Bütün bu renkleri tek tek hayata geçirdim; mercan kırmızısını, zümrüt yeşilini, lapis mavisini ve firuzeyi… Ecdadımız çini eserleri, mücevher renkleriyle bezemiş.” dedi.

Gürsoy, çiniciliğin her geçen yıl gelişme gösterdiğine işaret ederek, son dönemde Kütahya’da yapılan eserlerin daha kaliteli ve zarif olduğunu dile getirdi.

UNESCO tarafından 2009 yılında kendisine Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü verildiğini hatırlatan Gürsoy, “1986 yılında Cumhurbaşkanlığı himayesinde vazo, tabak ve pano kategorilerinde çini yarışması düzenlenmişti. Bu yarışmada uluslararası jüri üyeleri üç dalda da ödülü bana layık gördü. 2009 yılına geldiğimizde ise UNESCO beni miras taşıyıcı olarak kabul etti ve çini sanatında ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ olarak ilan etti.” diye konuştu.

“ÇİNİ SANATININ NOTALARI LALE, KARANFİL, GÜL VE SÜMBÜLLERDİR”

Gürsoy, çiniciliğin ecdadın bıraktığı en güzel miraslardan olduğunu anlattı.

Bu sanatın inceliklerine değinen Gürsoy, şunları kaydetti:

“Çini bana göre bir göz musikisidir. Bu sanatın notaları da laleler, karanfiller, güller ve sümbüllerdir. Çininin diğer bir anlamı da kıymetli taşların rengini sır altına gizleme sanatıdır. Bu kıymetli taşlar ise mücevher yapımında kullanılan mercandır, zümrüttür, firuzedir, lapistir. Bunların dışında çininin üçüncü bir tarifi daha vardır: Çini, ateşin oyunudur çünkü göz nurunu dökeriz ve 950 derece ateşe veririz, bahtımıza ne çıkarsa. Türk çini sanatı bütün gönülleri fetheder.”

Gürsoy, çini sanatının, esere dokunulduğunda ya da dikkatle incelendiğinde insana pozitif enerji yüklediğini vurguladı.

Pek çok ülkede sergilerle Kütahya çinisini tanıtmaya çalıştığını aktaran Gürsoy, “Bugüne kadar Avrupa ülkelerinden ABD’ye, Çin’den Japonya’ya 50 ülkede 72 sergi açtım. Sadece ABD’de 15 sergi açtım. Çeşitli ülkelerde çini sanatıyla ilgili konferanslar verdim. Yabancılar çini sanatına ilgi duyuyor. Sergilere götürdüğüm çiniler kapış kapış satılıyor.” ifadelerini kullandı.

Mehmet Gürsoy, çinicilikte yetiştirdiği 50’ye yakın öğrencisinin bu sanatı ülke genelinde halk eğitim merkezlerinde, üniversitelerde öğrettiğini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Kültür

“Sokak hayvanları üşüdüğünde ben de üşüyorum”

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinde (KSBÜ) hizmetli kadrosunda bulunan Halil Akat, havalar soğuduğundan dolayı sokak hayvanları için izole edilmiş köpek kulübeleri yaptı. Akat, sokak hayvanları için; “Onlar benim kuzularım. Üşüdüklerinde ben de üşüyorum. Aç kaldıklarında, ben de açlık hissediyorum.” diye konuştu.

KSBÜ’de hizmetli olarak çalışan, Halil Akat, sokak hayvanlarına “onlar benim her şeyim” deyip sahip çıkıyor.

“YERDEN ÜŞÜTMESİNLER DİYE DE, KULÜBENİN İÇİNE KESİLMİŞ GERİYE KALAN HALILARDAN VE KULÜBENİN ALTINA PALET YERLEŞTİRDİM”

Çocukluğundan beri sokak hayvanlarına karşı hassasiyeti bulunan Akat, “Onlar konuşamıyorlar ama bakışlarıyla kalplerinden geçenleri anlaşılıyor. Sokak hayvanlarını çocuklarım gibi seviyorum. Onlar benim kuzularım. Üşüdüklerinde ben de üşüyorum. Aç kaldıklarında, ben de açlık hissediyorum. Havalar çok soğudu. O yüzden izole edilmiş köpek kulübeleri yaptım. Yerden üşütmesinler diye de, kulübenin içine kesilmiş geriye kalan halılardan ve kulübenin altına palet yerleştirdim. Üşütmesinler.” diye konuştu.

ARTAKALAN YEMEKLERDEN FAYDALANIYORLAR

Akat, KSBÜ yemekhanesindeki artakalan yemeklerin çöpe gitmediğini belirterek, “Artakalan yemekleri sokak dostlarımıza veriyoruz. Bu soğuk günlerde daha çok ihtiyaçları var. Bazen kuzularıma (sokak hayvanları) özel et alıyorum kasaptan. O gün bayram ediyorlar. Bayram ettiklerini hızlı kuyruk sallamalarından anlarsınız.” ifadelerini kullandı. 

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya’da gençler karın keyfini, kartopu oynayarak çıkardı

Kütahya’da, kar yağmasını fırsat bilen ve sosyal medya aracılığıyla bir araya gelen çoğunluğu gençlerden oluşan grup, kartopu oynadı.

KÜTAHYA (AA) – Sosyal paylaşım sitelerinden “kartopu savaşı” çağrısına uyan grup, Zafer Meydanı’nda toplandı. Gençler kendi aralarında gruplara ayrılarak kartopu oynadı.

Arkadaşlarıyla kartopu oynayan gençlerden Görkem Karapcin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kar yağışını kutlamak için arkadaşlarıyla bir araya geldiğini söyledi.

Kar yağışının bu yıl geciktiğini dile getiren Karapcin, “Bugün kar yağdığı için çok mutluyum. Arkadaşlarımızla sosyal medya gruplarımızdan yapılan duyurularla bir araya geldik. Kartopu oynayıp eğleniyoruz.” dedi.

Gençlerden Emirhan Celep ise kar nedeniyle okulların tatil edildiğini öğrenince arkadaşlarıyla sokağa çıkarak kartopu oynadığını ve eğlendiğini belirtti.

Bazı vatandaşlar kar yağışıyla oluşan güzel manzaralar önünde fotoğraf çektirirken bazıları da kardan adam yaparak karın keyfini çıkardı.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya’da, yaralı şah kartal tedavi altına alındı

Kütahya’da, bir doğa fotoğrafçısı tarafından yaralı halde bulunan şah kartal tedavi altına alındı.

KÜTAHYA (AA) – İl merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Alayunt Mahallesi’nde yaban kuşlarının fotoğrafını çeken Alperen Akdemir, dere yatağında bir kartalın hareketsiz bir şekilde durduğunu fark etti.

Yanına yaklaşınca kartalın uçamadığını, ancak yürüyerek ilerlediğini gören Akdemir, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne bildirdi.

Fotoğraf: Ramazan Doğan / AA

Ekiplerce Kütahya Belediyesi Hayvan Bakımevine götürülen kartal, veteriner hekimlerce tedavi altına alındı.

Akdemir, AA muhabirine, yaklaşık 3 yıldır kuş fotoğrafı çektiğini ve zaman zaman bu tür durumlarla karşılaştığını söyledi.

Şah kartalın uçmadığı için yaralı olabileceğini düşünerek yetkililere haber verdiğini belirten Akdemir, “İnşallah çok sevdiğim bu şah kartal tedavi edilerek yeniden doğal ortamına kavuşur.” dedi.

Bu arada, şah kartalın tedavisinin ardından yeniden doğaya salınacağı bildirildi.

Okumaya devam et

Kültür

“Baba Parası” filminin başrol oyuncuları Ahmet Kural ve Murat Cemcir Kütahya’da

KÜTAHYA (AA) – Yönetmenliğini ve senaristliğini Selçuk Aydemir’in yaptığı “Baba Parası” filminin başrol oyuncuları Kütahya’da izleyicilerle bir araya geldi.

Kentteki bir alışveriş merkezinde gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği buluşmaya, filmin başrol oyuncuları Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Yağmur Tanrısevsin katıldı.

Film gösterimi öncesinde AA muhabirine açıklama yapan Ahmet Kural, Antalya’daki galadan sonra Anadolu turnesine çıktılarını, Bursa’dan sonra memleketi Kütahya’da olmaktan da mutluluk duyduğunu söyledi.

Türkiye turnesinden sonra Avrupa turnesine çıkacaklarını aktaran Kural, “Türkiye’de 22 şehir, Avrupa’da da 4 şehir gezeceğiz. Burada vatandaşlarımızla buluşacağız.” dedi.

"Baba Parası" filminin başrol oyuncuları Kütahya'da izleyicilerle buluştu

"Baba Parası" filminin başrol oyuncuları Kütahya'da izleyicilerle buluştuYönetmenliğini ve senaristliğini Selçuk Aydemir'in yaptığı "Baba Parası" filminin başrol oyuncuları Kütahya'da izleyicilerle bir araya geldi. Kentteki bir alışveriş merkezinde gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği buluşmaya, filmin başrol oyuncuları Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Yağmur Tanrısevsin katıldı.Film gösterimi öncesinde Ahmet Kural, Antalya'daki galadan sonra Anadolu turnesine çıktılarını, Bursa'dan sonra memleketi Kütahya'da olmaktan da mutluluk duyduğunu söyledi. Türkiye turnesinden sonra Avrupa turnesine çıkacaklarını aktaran Kural, "Türkiye'de 22 şehir, Avrupa'da da 4 şehir gezeceğiz. Burada vatandaşlarımızla buluşacağız." dedi.Cemcir de filmde en çok beğendikleri sahnenin balkon ve mezarlık sahnesi olduğunu anlattı.İlk üç günde filme ilginin yoğun olduğunu ifade eden Cemcir, "Filme olan ilgi beklediğimizden daha fazla oldu. Vatandaşlarımız bize yoğun ilgi gösteriyor." diye konuştu. Tanrısevsin ise izleyicilerin filmi izlerken büyük keyif alacaklarını dile getirdi.Oyuncular daha sonra sinemaseverlerle "Baba Parası" filmini izledi. Yönetmenliği ve senaristliğini Selçuk Aydemir'in yaptığı filmde Murat Cemcir, Ahmet Kural ve Yağmur Tanrısevsin'in yanı sıra Rasim Öztekin, Devrim Yakut, Ayhan Taş, Özgür Emre Yıldırım ve Deniz Barut rol alıyor.

Gepostet von Kütahya Ajansı am Freitag, 3. Januar 2020

Cemcir de filmde en çok beğendikleri sahnenin balkon ve mezarlık sahnesi olduğunu anlattı.

İlk üç günde filme ilginin yoğun olduğunu ifade eden Cemcir, “Filme olan ilgi beklediğimizden daha fazla oldu. Vatandaşlarımız bize yoğun ilgi gösteriyor.” diye konuştu.

Tanrısevsin ise izleyicilerin filmi izlerken büyük keyif alacaklarını dile getirdi.

Oyuncular daha sonra sinemaseverlerle “Baba Parası” filmini izledi.

Yönetmenliği ve senaristliğini Selçuk Aydemir’in yaptığı filmde Murat Cemcir, Ahmet Kural ve Yağmur Tanrısevsin’in yanı sıra Rasim Öztekin, Devrim Yakut, Ayhan Taş, Özgür Emre Yıldırım ve Deniz Barut rol alıyor.

Okumaya devam et

Kültür

Oğluna doğum günü hediyesi yerine bağış yaptı, bir hastayı ameliyat ettirdi

Kütahya’da bir kadın, doğum günü olan oğlu adına yaptığı bağışla kataraktlı bir hastanın ameliyatına vesile oldu.

Oğlu Yiğit Selim’in 10’uncu yaş doğum günü için unutulmaz bir anı hazırlamak isteyen anne Hacer Çakır, hediye alacağı parayı Hayrat Yardım Derneği Kütahya Temsilciliğine bağışladı.

Derneğin, “Gören Gözler Gülümseyen Yüzler Kampanyası” ile kataraktlı bir hastanın gözlerinin ameliyatla açılmasına vesile olan Hacer Çakır’a, Hayrat Yardım Derneği Kütahya Temsilciliği tarafından oğlu Yiğit Selim Çakır adına düzenlenmiş teşekkür belgesi verildi.

Kütahya’da, oğlunun doğum gününde ona ‘anlamlı’ bir hediye vermek isteyen anne Hacer Çakır’ın, oğlu adına bir derneğe yaptığı bağışla kataraktlı bir hastanın gözlerinin açılmasına vesile olduğu bildirildi. Hayrat Yardım Derneği Nejdet Erdoğan (solda), adına bağış yapılan Yiğit Selim Çakır (sağda) için hazırlanan teşekkür belgesini takdim etti.

Çakır, belgenin kendisini oldukça duygulandırdığını dile getirerek, “Bu kadarını beklemiyordum. Benim ve oğlum için çok güzel bir hediye ve anı oldu. Hayrat Yardım Kütahya Temsilciliğine çok teşekkür ederim.” dedi.

Annesine teşekkür eden Yiğit Selim Çakır ise şimdiye kadar aldığı en anlamlı hediyenin bu belge olduğunu söyledi.

Derneğin temsilcisi Nejdet Erdoğan da düzenledikleri kampanya ile ihtiyaç sahibi kataraktlı hastaların ameliyatla gözlerinin açılması sağladıklarını belirterek, “Yapılan bu bağışın ihtiyaç sahibinin gözlerinin açılması kadar Yiğit Selim’in de yüreğinde yardım etme ve merhamet duygusunun oluşmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. İyiliğe sözümüz var, biliyoruz ki dünya iyilikle değişir.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahyalı dedeler, soğukta saatlerce kuyruk bekledi

Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından, Kütahya’da dağıtılacak olan 5 bin adet fidan için oluşturulan kuyruk, renkli görüntülere sahne oldu.

Yaklaşık 100 kişi, Cumhuriyet Caddesi Sevgi Yolu üzerindeki, fidan dağıtım noktası önünde uzun kuyruk oluşturdu.

Vatandaşlar, soğuk ve yağışlı havaya aldırış etmeden, fidan dağıtım saatini bekledi.

Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü’nün “Ağaç kesmen fidan dik” kampanyasında vatandaşlar, kişi başı 1 fidan alarak, doğaya önemli bir katkı sundu.

Okumaya devam et

Eğitim

Vali Toraman: “Zamanınızı iyi değerlendirin”

Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman, “Meslekî Tanıtım Günleri” etkinliğinde öğrencilerle bir araya geldi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İŞKUR İl Müdürlüğü ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KÜTSO) iş birliğiyle gerçekleştirilen “Meslekî Tanıtım Günleri”nin ilk konuğu Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman oldu.

Mesleki deneyimlerini paylaşan Vali Dr. Ömer Toraman öğrencilere zamanı iyi değerlendirip kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.

Eğitimin tek gayesinin meslek edindirmek olmadığını ifade eden Vali Toraman, “Sınavlar asli unsur değil bir aracı olarak görülmeli. Telaşa düşmeyin. Telaşa düşerseniz düşünme yeteneğiniz sizi sekteye uğratabilir. Toplumsal, aile, çevre baskısı ve yaşınızın getirdiği heyecanlar sizi hataya sürüklememeli. Kendinizi iyi tanımaya çalışarak bir istikamet çizmenizde fayda var. Eğitimin her aşaması kendinizi geliştirmeniz için bir fırsat. Bunun için de çok vasıta var. En kıymetlisi ise öğretmenlerimiz. Öğretmenlerimizden azami derecede istifade etmeliyiz” dedi.

“ETİKETLER KENDİLİĞİNDEN DEĞER ÜRETMEZ”

“Hangi işi yaparsanız yapın o işin en iyisi olun” diyen Vali Toraman, “Ne iş yaptığınız önemli değil. Bir meslek, bir etiket tek başına size değer katmaz. Etiketler kendiliğinden değer üretmez, değeri üreten sizin beceriniz ve başarınızdır” ifadelerini kullandı.

Vali Toraman daha sonra öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Okumaya devam et

EN ÇOK OKUNANLAR