Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Şampuanlardaki maddeler kansere neden oluyor!

Uzm. Dr. Sema Karaoğlu, hayatımızın vazgeçilmez hijyen ürünlerinden biri olan şampuana karşı dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulundu. Karaoğlu, bazı şampuan türlerinin içeriğinde kansere neden olan içeriklerin bulunduğunu hatırlatarak, önlem alınmasını belirtti. İşte detaylar.

Kozmetik ürünlerin ve özellikle şampuanların etiketlerinin çok iyi okunması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Sema Karaoğlu, şampuanların içerisinde kansere neden olabilen maddelerin bulunduğunu söyledi. Söz konusu maddelerin ciltle uzun süreli teması sonucunda uzun ve ağrılı bir hastalık dönemine davetiye çıkardığını söyleyen Karaoğlu, çok köpüren şampuanlara karşı temkinli yaklaşılmasını ifade etti.

Şampuan ve kozmetik ürünlerinin arkasında yer alan etiket kısmında paraben, formol, asetaldehid, dioksean etilen oksit formaldehit, dietilamin, trietilamin, metilamin, hidroksikinon, kurşun dioksi (bazen oksinol, polisorbat, polietilen gibi isimlerle de görülebilirler) gibi isimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Karaoğlu:’’ Şampuan ve vücut jellerinin içinde bulunan ve köpürmeyi sağlayan sodyum lauril sülfat da dikkat edilmesi gereken bir kimyasaldır. Bu zararlı kimyasallar sürekli maruziyette yıllar içinde vücutta birikerek kanserojen etki gösterebilirler. Sodyum lauril sülfat köpürmeyi sağlar, bebe şampuanları ve kaliteli şampuanlarda bu madde kullanılmaz. Kozmetiklerin içeriklerinde bu ürünleri gördüğümüzde bunlardan uzak durmalıyız dedi. Bunlar zaman içinde hormonal bozukluklara, kısırlıklara, kanserojen değişimlere neden olabilirler.’’dedi.

MANİSA

Bir hastanın safra kesesinden tam bin 122 adet taş çıktı

Manisa’da ameliyat edilen bir kadın, safra kesesindeki bin 122 adet taşın çıkarılmasının ardından sağlığına kavuştu.

MANİSA (AA) – Yunusemre ilçesinde karın ağrısı ve şişkinlik şikayetiyle Merkez Efendi Devlet Hastanesine başvuran F.B’nin, tetkikler sonucu ameliyata alınmasına karar verildi.

Op. Dr. İlkay Yüksel tarafından ameliyat edilen kadının safra kesesinden 622’si büyük, 500’ü milimetrik olmak üzere bin 122 adet taş çıkarıldı.

Gazetecilere açıklamada bulunan Op. Dr. İlkay Yüksel, başarılı bir ameliyat sonrasında hastasının şikayetlerinden kurtulduğunu söyledi.

Vatandaşların şikayetleri olduğu anda hastaneye başvurmalarını belirten Yüksel, şunları söyledi:

“Safra kesesi karaciğerin altında yer alan safra depolamaya yarayan bir organdır. İçinde biriken safra taşları zaman içinde şişkinlik, karın ağrısı, sarılık, safra kesesi iltihabı, karaciğer yetmezliği, pankreatit safra kesesi kanseri gibi ağır sorunlara yol açabilir. Hastaların şikayetleri olduğu anda genel cerrahi uzmanına görünmesi ileride oluşabilecek sorunların tespiti ve önlenmesi için önem taşımaktadır.”

Okumaya devam et

Ekonomi

Kütahya’da üretilen bir marka sucukta da hile tespit edildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, hileli ürünlerin listesini açıkladı. Listede gıdada taklit ve tahşiş yapan firmalar yer aldı. Peki, hangi firmaların sucuklarında domuz eti ve at etine rastlandı? Listede alkolsüz içecekler, arıcılık, baharat, bitki ve kahve ürünleri, bitkisel yağ ve margarin, çikolata ve kakao ürünleri, et ve et ürünleri, süt, kuruyemiş ürünleri de yer alıyor.

Bazı firmaların ürettiği sucuklarda kanatlı eti tespit edildi. Bazı firmaların sucuklarında domuz eti, bazı firmalarda ise at etine rastlandı. Kimi peynirlerde nişasta, süt yağı hariç yağ tespit edildi.

Kütahya’da bir firmanın ürünlerinde de hile yapıldığı tespit edildi.

TARIM BAKANLIĞI’NIN AÇIKLAMASI ŞÖYLE:

Tarım ve Orman Bakanlığının yaptığı kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri, 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun’unun 31 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kamuoyunun bilgisine sunabileceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 17 Aralık 2011 tarihli Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesi gereğince kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasının Bakanlık resmi internet sitesinde Bakanlıkça kamuoyunun bilgisine sunabileceği hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünlere ait bilgiler aşağıda yer almaktadır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.

BAKANLIĞIN AÇIKLADIĞI HİLELİ ÜRÜN SATAN FİRMALAR İÇİN TIKLAYINIZ

Okumaya devam et

Sağlık

Elif Azra için yeni umut, 55 kök hücre bağışı yapıldı

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2. sınıf öğrencisi Elif Azra Bulut, 3 ay önce öksürük ve nefes almada zorluk şikâyetiyle İnegöl Devlet Hastanesine başvurdu. Bulut’a, sevk edildiği Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde lenf kanseri teşhisi konuldu.

Bulut ve İnegöl Belediyesi tarafından vatandaşlara kök hücre bağışlamaları için çağrıda bulunuldu. İnegöl Belediyesi önüne kurulan Kızılay aracında 30-31 Aralık ve 2-3 Ocak tarihlerinde 55 kök hücre kaydı alındı. Elif Azra Bulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, çağrısına kulak veren herkese teşekkür etti.

Sadece kendisi adına değil kök hücre bağışı bekleyen arkadaşları adına da konuştuğunu ifade eden Bulut, “Umarım kimse vazgeçmez ve ben olmasam bile birilerini kurtarırız. Çok katılım olmuş. Unutmayın ki, kanser değil biz güçlüyüz” dedi.

Bağışlar ile ilgili bilgi veren Kızılay doktoru Abdülkadir Kılıç ise “İnegöl’de 55 kök hücre kaydı ve 200 kan bağışı alındı. Tüm vatandaşlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

89 yaşındaki hasta, cilt kanserini Kütahya’da yendi

20 yıldır farklı şehirlerde bulunan hastanelerde cerrahi müdahaleler görmesine rağmen cilt kanserinden bir türlü kurtulamayan 1930 doğumlu Orhan Yiter, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Polikliniğinde bulunan hekimlerin başarılı ışın tedavisi yöntemi sonrası kanseri yendi. Yiter bu durumu Radyasyon Onkolojisi hekimleri ve personeliyle kutladı.

KSBÜ – 20 yıldır farklı şehirlerde bulunan hastanelerde kafa derisinde çıkan birçok kötü huylu yarayı cerrahi müdahalelerle temizletip, cilt kanserini yenmeye çalışan 89 yaşındaki Orhan Yiter, KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EÇEAH) Radyasyon Onkolojisi Polikliniğinde görevli olan hekimlerin başarılı ışın tedavisi sonucu, tüm yaraları temizlenerek, kanseri yendi.

“KSBÜ HASTANESİ HEKİMLERİNİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ IŞIN TEDAVİSİ SONUCU KANSERDEN KURTULDUM”

İlk etapta KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Polikliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Anvar Ahmetov’un  yönlendirmesi sonucu Radyasyon Onkolojisinde bulunan hekimlerin önerisiyle ışın tedavisine başlayan Orhan Yiter, “20 yıldır farklı şehirlerin hastanelerinde birçok cerrahi müdahale yapıldı. Ama başımdaki yaralar iyileşmek bilmedi. Ağrı yapıyordu ve kaşınıyordu. Kaşıdıkça da kanıyordu. KSBÜ Hastanesi hekimlerinin gerçekleştirdiği ışın tedavisi sonucu kanserden kurtuldum. Başımda yara kalmadı. 89 yaşında yeniden doğdum. Kendimi çok iyi hissediyorum. Artık sokakta başımda şapka olmadan rahat bir şekilde yürüyüp, yakışıklılığımı gösterebileceğim. Hekimlere çok teşekkür ediyorum. Mutluluğumu onlarla paylaşmak istedim. Şimdi poliklinikte bulunan hekim ve personellerle çay ve kurabiye keyfi yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

“20 YAŞINDA LENF KANSERİNE YAKALANAN AZRA BULUT İLE EN YAKIN ZAMANDA GÖRÜŞÜP, UMUT VERMEK İSTİYORUM”

89 yıllık yaşamında Atatürk ve Adnan Menderes’i de gördüğünü belirten Yiter, “Hayat bize sunulan bir armağan. Hayatımda çok değerli insanlar gördüm. Çocukken Atatürk’ü gördüm. Daha dün gibi hatırlıyorum. O gün inanılmazdı benim için. Yaşam sürprizlerle dolu. Bakın 89 yaşındayım. Ama kendimi genç hissediyorum. 20 yaşında lenf kanserine yakalanan KSBÜ öğrencisi Azra Bulut, bu hastalığı atlatabilir. Buna inanması gerekiyor. Kendisiyle en yakın zamanda görüşüp, umut vermek istiyorum.” dedi.

“RADYOTERAPİ HER YERDE BULUNMUYOR”

KSBÜ Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı (AD) Dr. Öğr. Üyesi Ali Türk radyoterapinin her yerde bulunmadığını ifade ederek, “Gelişmiş Radyoterapi Cihazı’nın Kütahya’da bulunması şehrimiz için büyük bir şans. İnsanlar ışın tedavisi olmak için başka şehirlere gitmek zorunda değil. Kütahya’da tedavi olabilirler. ” diye konuştu.

“ORHAN AMCA İLK KEZ KÜTAHYA’DA IŞIN TEDAVİSİ GÖRDÜ”

Orhan Yiter’in ışın tedavisini gerçekleştiren Uzm. Dr. Azamat Dauletkazin tedavi hakkında şunları söyledi: “Orhan amcamıza daha önce farklı hastanelerde kafasındaki yaraların temizlenmesi için cerrahi müdahaleler yapılmış. Ama maalesef kanserden kurtulamamış. Kütahya’da yakın zamandan beri radyoterapi cihazı bulunmaktadır. Orhan amcamız Kütahya’da ilk kez ışın tedavisiyle tanıştı. Başındaki yaraları temizledik. Cilt kanserinden kurtuldu. Yapılan bu tedavi ile kanserin tekrarlanma ihtimali çok düşük. Kendilerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ayrıca vücudunda geçmeyen yaraları olan vatandaşlarımızı radyasyon onkolojisi hekimleri tarafından değerlendirilmek üzere bölümümüze bekleriz.”

Okumaya devam et

Sağlık

Kütahya’da bir yılda 354 ton tıbbi atık toplandı

Tıbbi atık istatistikleri kapsamında, 2018 yıl sonu itibarıyla faaliyette olan 1550 sağlık kuruluşundan    89 bin 454 ton tıbbi atık toplandığı tespit edildi. 2018 yılında toplanan tıbbi atık miktarı bir önceki yıla göre %4 artış gösterdi. Toplanan tıbbi atığın %92,3’ü sterilize edilerek depolama alanlarına, %7,7’si ise yakma tesislerine gönderilerek bertaraf edildi.

2018 yılında Ege Bölgesi’nde 198 sağlık kuruluşunun tümünden toplam 11 bin 595 ton tıbbi atık toplanmış olup bu değer ülkemizde toplanan toplam tıbbi atığın % 13,0’ına tekabül ediyor.

2018 yılında Ege Bölgesi illeri arasında sağlık kuruluşlarından en fazla tıbbi atık toplanan il 5 bin 723 ton ile İzmir ili olurken, en az az tıbbi atık toplanan il ise 279 ton ile Uşak oldu.

2018 yılı verilerine göre, Kütahya ilindeki 12 sağlık kuruluşundan toplam 354 ton tıbbi atık toplanmış olup bu değerle Kütahya ili, en fazla tıbbi atığın toplandığı 45., Ege Bölgesinde ise 7. il konumunda. Kütahya ilindeki sağlık kuruluşlarından toplanan tıbbi atık miktarı, ülke genelinde toplanan tıbbi atık miktarının % 0,4’ünü oluşturuyor.

Okumaya devam et

Sağlık

Vatandaş, ortadaki çöplere haklı olarak tepki gösterdi

Kütahya’nın şehir merkezindeki Cumhuriyet Caddesi – Sevgi Yolu üzerindeki bazı alışveriş mağazaları, işyerindeki çöpleri yol ortasına bırakınca, sosyal medyada eleştiri konusu oldu.
Bülent Öğütçen isimli vatandaş, Facebook’taki “Kütahya Halk Meclisi Grubu”na yolladığı mesajda şu sözlere yer verdi.

“Cumhuriyet Caddesi, Sevgi Yolu’ndaki bu muhteşem görüntü için Kütahya Belediyesine sonsuz teşekkürler. Şimdi, çoğu kesim bana cephe alacak. ‘Belediyenin ne suçu var’ diye. Var kardeşim, suçu var. Bu çöp dağını yapanları tespit edip, cezai işlem yapmadığı için suçlu bence. Belediye Zabıta Müdürlüğünü göreve davet ediyorum.”

Okumaya devam et

Sağlık

Büyükşehirlerde olan tedavi yöntemi Kütahya’da yapılıyor

62 yaşındaki Mustafa Alp, 9 yıldır çektiği ağrısından, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Hastanesi Girişimsel Radyoloji Polikliniğinden Doç. Dr. Mehmet Korkmaz’ın başarılı müdahalesi sonucu kurtuldu. Alp’in sol kolunda bulunan tıkalı ana damarı, ameliyatsız stent tedavisi ile açıldı. Doç. Dr. Korkmaz, “Hastanın kol damarının açılması hayati önem taşıyordu.” dedi.

KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma (EÇEAH) Hastanesi Girişimsel Radyoloji Polikliniğinden Doç. Dr. Mehmet Korkmaz’ın gerçekleştirdiği ameliyatsız stent tedavisi ile 62 yaşındaki Mustafa Alp’in sol kolunda bulunan tıkalı ana damarı açıldı.

“AYAKTA KALMAKTA ÇOK ZORLUK YAŞIYORDUM. ŞİMDİ 3 KAT MERDİVENİ KAÇ KEZ İN-ÇIK YAPIYORUM”

Hasta Mustafa Alp, gerçekleştirilen başarılı tedavi yöntemi sonrası, “Birçok özel hastane gördüm. Beni tam tedavi edemediler. 2001 yılında Ankara’da by pass ameliyatı yapılmıştı. 6 yıl sonra damarım tekrar tıkanmış. Birçok hastane farklı yöntemlerle damarımı açmaya çalıştı. Son 9 yıldır ağrı çekiyordum. Ayakta kalmakta çok zorluk yaşıyordum. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesinden Doç. Dr. Mehmet Korkmaz’ın gerçekleştirmiş olduğu ameliyatsız stent tedavisi ile ağrım kalmadı. Damarım açıldı. Şimdi 3 kat merdiveni kaç kez in çık yapıyorum. Kendime şaşırıyorum. Ben bu merdivenleri nasıl inip çıkıyorum diye. Kendimi daha genç hissediyorum. Beni bu ağrılardan kurtardı. Ağrı çekenler benim derdimi anlar. O yüzden Doç. Dr. Mehmet Korkmaz gibi bir doktorun Kütahya’da bulunması bizler için büyük bir şans.” diye konuştu.

“KOL DAMARININ AÇILMASI HAYATİ ÖNEM TAŞIYORDU”

Genelde büyükşehirlerde gerçekleştirilen tedavi yöntemi hakkında Doç. Dr. Mehmet Korkmaz ise; “Hastamızın sol koluna giden ana damarı tıkalıydı. Ayrıca bu tıkalı olan damara daha önce by pass yapılmıştı. Hastanın bu nedenle kol hareketleri kalbinde ağrı krizleri dediğimiz ‘Anjina Pektoris’ ataklarına neden oluyordu. Kol damarının açılması hayati önem taşıyordu. Hastanın damarı açılmasaydı kalp krizinden ölebilirdi. Daha önce çeşitli merkezlerde hastamızın damarı açılmaya çalışılmış. Damarı açılamayan hasta bizim Girişimsel Radyoloji Polikliniğine başvurdu. Biz bu damarı açabileceğimizi söyledik ve hastamızın bu damarını ameliyatsız olarak stent tedavisi ile açmayı başardık. Mustafa amcama tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

“DOKTORUMU EVLADIM GİBİ SEVDİM”

Tedavi sonrası Doç. Dr. Mehmet Korkmaz ile tekrar bir araya gelen Mustafa Alp, “Doktoruma sarılmak istiyorum. Kendisini evladım gibi sevdim. Eğer şimdi rahatça gülümsüyorsam doktorum sayesinde.” dedi.

BİRÇOK BAŞARILI TEDAVİYE İMZA ATTI

KSBÜ EÇEAH Girişimsel Radyoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Korkmaz daha önce birçok hastanın damarlarını ameliyatsız stent tedavisi ile açtı. Genelde büyükşehirlerde yapılan bu tedavi yönteminden dolayı KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, Korkmaz’ı tebrik etti.

Okumaya devam et

Sağlık

Yoncalı Fizik Tedavi Hastanesi yıkılacak mı? Valilik resmen açıkladı…

Dün yerel bir gazetede yayımlanan “Yoncalı Fizik Tedavi Hastanesi Yıkılacak Mı?” başlıklı habere Kütahya Valiliği resmi açıklama yaparak cevap verdi.

Valilik açıklamasında “Konuya ilişkin, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gereği duyulmuştur.” denilerek şu ifadelere yer verildi:

1- Şehir Hastanesi il merkezinde 510 yataklı genel hastane ve Yoncalı mahallesinde 100 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi olmak üzere 610 yataklı olarak projelendirilmiştir.

2- Yapımı devam etmekte olan 100 yataklı Yoncalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinin fiziki gerçekleşme oranı yüzde 40 olup kısa sürede tamamlanması beklenmektedir.

3- Sağlık Bakanlığı tarafından taşınma sonrası hali hazırdaki binaya yönelik bir planlama henüz yapılmamıştır.

4- Binanın yıkım değil güçlendirme raporu bulunmaktadır.

Okumaya devam et

Sağlık

Feci kazadan sonra normal hayata geri döndü

26 yaşındaki Abdullah Akyıldız ot biçme makinesi üzerinde bulunan 1 metre uzunluğundaki demiri yerinden çıkarmak isterken, demir yerinden fırlayıp bacağına saplanmıştı. Bacağına saplanan demiri görünce, “Tamam artık buraya kadarmış. Öleceğim.” düşüncesini aklından geçiren Akyıldız, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi hekimlerinin başarılı ameliyatı sonrası bugün köyde hem tarla sürüyor, hem de hayvanları otlatıyor.

Kütahya Merkez’e bağlı Göynükören köyünde hayatını sürdüren 26 yaşındaki Abdullah Akyıldız, ot biçmeye gittiği makinenin üzerinde bulunan demiri yerinden çıkarmak isterken, demir yerinden fırlayıp bacağına saplanmıştı. Bacağına saplanan demiri görünce, “Tamam artık buraya kadarmış. Öleceğim.” düşüncesini aklından geçiren Akyıldız, ambulansın hızlı bir şekilde olay yerine ulaşması ile birlikte KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yetiştirildi. Burada KSBÜ Kalp Damar Cerrahisi hekimlerinin kritik müdahalesi ile birlikte bacağındaki 1 metre uzunluğundaki demir çıkartıldı.

“TAMAM ARTIK BURAYA KADARMIŞ. ÖLECEĞİM DİYE DÜŞÜNDÜM”

Abdullah Akyıldız, “Eğer olay yerinde bacağımdaki demiri çıkartsaydım ölecekmişim. Soğukkanlılığımı korumaya çalıştım. Annemin duasıyla çıkıyorum çalışmaya. Annem bacağıma demir saplandıktan hemen sonra tesadüfen beni aradı. Yetişin dedim. Çünkü bacağım kan içindeydi. Çok kötü görünüyordu. Çok korktum. Tamam artık buraya kadarmış. Öleceğim diye düşündüm. Allah KSBÜ hekimlerinden razı olsun. Kalp Damar Cerrahisi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Çekirdekçi başta olmak üzere Doç. Dr. Ali İhsan Parlar ve diğer hekimlerden Allah razı olsun. Onları bu hastaneye getiren veya onların Kütahya’mızda kalmasını sağlayan Rektör Prof. Dr. Vural Kavuncu’ya da çok teşekkür ederim. Rektör Hocamızı ve Kalp Damar Cerrahisi ekibini köyümüzde ağırlamak istiyoruz. İnşallah gelirler.” diye konuştu.

“NE KADAR ŞÜKRETSEM AZ”

Abdullah Akyıldız’ın annesi Nazike Akyıldız ise daha önce evlat acısı yaşadığını hatırlatarak, “6. hislerim kuvvetlidir. Abdullah’ın bacağına demir saplandıktan hemen sonra tesadüfen aradım. ‘Anne yetişin’ diyordu. O anı unutamıyorum. Sofra kuruyordum. Hemen apar topar Abdullah’a ulaşmaya çalıştık. Bacağını görünce şok geçirdim. Ne kadar şükretsem az. Allah bana evladımı bağışladı. KSBÜ doktorlarına ne kadar teşekkür etsem az. Çok kritik bir ameliyat olduğunu söylediler. Duygularımı ifade etmekte zorluk yaşıyorum. Kütahya’lı kalp damar hekimlerini köyümüzde misafir etmek isteriz.” İfadelerini kullandı.

“YAŞAMAK GÜZEL”

Abdullah Akyıldız tamamen iyileştiğini belirterek, “Bu kadar kısa bir süre sonra eski gücüme kavuşacağımı hiç tahmin etmemiştim. Şuan köyde tüm işleri yapabiliyorum. Hem tarla sürüyorum, hem hayvanları otlatıyorum. Yaşamak güzel. En çok hayvanlarla vakit geçirmeyi seviyorum.” dedi.

Okumaya devam et

EN ÇOK OKUNANLAR