Bizimle iletişime geçin

Ekonomi

İçme suyuna elektrik parası vermeden güneş enerjisiyle kavuşacaklar

Kütahya ilinin Pazarlar ilçesine bağlı Akşinik köyü, kurulan güneş enerjisi sistemiyle içme suyundan faydalanacak. Köyün Muhtarı İsa Benli, “Bu gerçekten büyük bir nimet, büyük bir teknoloji. Güneş enerjisiyle elektrik parası vermeden içme suyumuz olacak.” dedi.

Akşinik köyüne kurulan güneş enerjisi sistemiyle 50 metre derinlikten içme suyu çekilerek depoya iletilecek. Depoya iletilen su ise köy halkının evine ulaşacak. Akşinik köyü daha önce şebeke elektriğinden faydalanarak içme suyuna kavuşuyordu. Köy Muhtarı Benli, “Daha önce şebeke elektriğinden faydalanarak kuyudan su çekiliyordu. Bu bize aylık ortalama 1.000- 1.500 TL’ye mal oluyordu. Şuan hiçbir ücret ödemeden güneş enerjisiyle suyumuza kavuşuyoruz. Bu gerçekten büyük bir nimet, büyük bir teknoloji. Güneş enerjisiyle elektrik parası vermeden içme suyumuz olacak. Daha önce elektrik için verdiğimiz para ile köyümüzün diğer ihtiyaçlarını karşılayabiliriz.” şeklinde konuştu.  

“KÖYLERİMİZ İÇİN ÇOK VERİMLİ BİR SİSTEM”

Muhtar Benli, köylerinin şebeke elektriği yerine güneş enerjisi kullanarak hem köyün masraflarını düşürebileceklerini hem de yenilenebilir enerji ile ülke ekonomisine katkıda bulunabileceklerini ileterek, “Köylerimiz için çok verimli bir sistem. Bu sistemi tüm köylere tavsiye ediyorum. Ülke çapında mutlaka değerlendirilmeli. Bizi bu sistemle tanıştıran ve kurulumunu yapan Simav Solar şirketinin sahibi Osman Sunal’a teşekkürlerimizi iletiyoruz. Desteklerinden dolayı ise Pazarlar Kaymakamı Yunus Emre Fırat, İlçe Özel İdare Müdürü Yahya Erdal Uzun ve diğer büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Bu suyla çay çok lezzetli oluyor. Büyüklerimizi bekleriz.” dedi.

“GÜNEŞ ENERJİSİ ÜLKEMİZE KATKI SAĞLAR”

Sistemi kuran teknisyen Osman Sunal ise, “Köylerimizi bu sistemle tanıştırarak güneş enerjisinden faydalanmalarını sağlıyoruz. Türkiye konum olarak güneş enerjisinden en fazla ve en yüksek verimlilik düzeyinde yararlanma potansiyeline sahip olan bir ülke. Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Bu sistemi Türkiye geneline yayabilirsek, ülke ekonomisine de artı değer sunar.” ifadelerini kullanarak, “Akşinik köyünün günlük su ihtiyacı 40 ton. Kurduğumuz sistem ile birlikte dalgıç pompayla  saatte 5 ton su pompalanacak. Sistem günde 10 saat çalıştığında köy halkına 50 ton su verebilecek.” dedi.  

“KÖY HALKININ GÜLÜMSEMESİ BİZLERİ MOTİVE EDİYOR”

Sunal, köylülere sundukları hizmette en büyük motivasyonu köy halkının gülümsemesi ile aldıklarını belirtti. Köyde yaşayan Hakime B. ise , “Bu sistemi kuranlara ve kurulmasını sağlayanlara Allah razı olsun.” diye konuştu. 

Ekonomi

Altına yatırım yapılır mı? Anlık altın fiyatları

Altına yatırım yapılır mı? Çeyrek altın ne kadar oldu, gram altın fiyatları yükselecek mi, 27 Şubat Perşembe günü altın fiyatlarını sizler için derledik.

Altın fiyatlarındaki önlenemeyen yükseliş devam ediyor. Haftaya 335 liraya yükselerek başlayan altın fiyatları daha sonra küresel dünyadaki gelişmelerle beraber 320 liraya kadar gerilemişti. Dün tekrar çıkışa geçen gram altın 326 liraya kadar yükselmişti.

GRAM ALTIN YÜKSELİŞTE

27 Şubat 2020 Perşembe gününe tırmanışla başlayan gram altın 327 liraya kadar yükseldi. Uzmanlar altındaki tırmanışın devam edeceğini belirtirken altına yatırım yapmaları için hedeflerini gözden geçirmeleri gerektiğini söylüyor! Öte yandan uzmanlar panik alımlarından uzak durulması gerektiğini vurguluyor. Yapılan yüksek miktardaki alımlar kısa süreden ziyade uzun süreli yatırımlar için daha karlı bir liman konumunda.

ALTIN FİYATLARI

Gram altın 328 lira

Cumhuriyet altını 2 bin 175 lira

Yarım altın bin 44 lira

Çeyrek altın 536 lira

22 ayar bilezik 297 lira

ÇEYREK ALTIN SATIŞLARI ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Çeyrek altın yaşanan yükselişle birlikte 540 lirayı gördü. Kuyumcu esnafı en çok satılan altın ürünü olan Çeyrek altının artık eski satış rayında olmadığını iddia ediyor.

Anlık altın fiyatları için lütfen buraya tıklayın

Okumaya devam et

Ekonomi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank Kütahya’da

Bakan Varank, Rekabetçi Sektörler Programı’ndan destek alacak projeleri açıkladı:

“Çağrımızı geçen sene Nisan ayında ‘Yaratıcı Endüstriler’ ve ‘Ar-Ge’ başlıkları altında açmıştık. Oldukça titiz bir değerlendirme süreci yürüttük. Buna göre toplam 62,5 milyon avro proje bedeli olan 11 proje bizim tarafımızdan desteklenmeye hak kazandı”

“2020 yılını yatırım yılı olarak görüyoruz. Yatırım teşvik verilerimiz de bu söylediğimizi destekler vaziyette çok güzel bir vaziyette gelmeye başladı. Hem 2019 yılının aralık ayında hem de 2020 ocak ayında verdiğimiz belge sayılarıyla teşvik tarihimizin rekorunu kırdık”

“Şubat ayında hem kapasite kullanım oranları hem de reel kesim güveni arttı. Geçtiğimiz senenin üçüncü çeyreğinde başlayan ekonomik canlanma, son çeyrekte daha güçlü bir zemine oturacak. İnşallah 2020 yılında hem büyüme hem de istihdam açısından son 2 yılın performansını oldukça geride bırakacağız”

KÜTAHYA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, geçen yıl nisan ayında çağrıya çıkılan Rekabetçi Sektörler Programı’ndan, toplam bedeli 62,5 milyon avro olan 11 projenin destekleneceğini bildirdi.

Varank, Kütahya’da bir otelde düzenlenen Bölgesel Destek Programları Açılış ve İmza Töreni’nde, Kütahya’nın ve bölgenin kalkınmasına katkıda bulunacak 10 farklı projenin imzası ve 4 destek programının ilanı için bir araya geldiklerini, yerel potansiyeli daha da güçlendirecek 46 milyon liralık kaynağı bölgeye kazandıracaklarını söyledi.

Seramiğin sadece Kütahya’nın değil Türkiye’nin göz bebeği sektörlerinden olduğunu belirten Varank, sektörün yurt içi katma değerinin yüzde 82 seviyesinde olduğunu, enerji dışında dışarıdan hiçbir kaynağa ihtiyaç duyulmadığını aktardı.

Sektörün, ülke genelinde 200 bin kişilik istihdam oluşturduğuna değinen Varank, seramik dışında madencilik, makine ve mobilya gibi alanlarda da Kütahya’nın kapasitesinin gittikçe güçlendiğini vurguladı.

Varank, bu kapasite artışında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sunduğu desteklerin önemli katkılarının olduğuna işaret ederek, “Son 7 senede 6,5 milyar liranın üzerinde sabit yatırımı teşvik ederek, 13 bin vatandaşımıza yeni iş kapıları araladık. Kalkınma Ajansımız bugüne kadar 324 projenin hayata geçmesini sağladı. Üretim altyapılarını da ihmal etmiyoruz.” dedi.

Bakan Varank, 11. Kalkınma Planı’nda 2023 yılına kadar turizm gelirlerini 65 milyar dolara, turist sayısını da 75 milyona çıkarma hedefinin olduğunu hatırlattı.

Bu hedeflere ulaşmada Kütahya, Afyonkarahisar, Manisa ve Uşak’ın sağlayabileceği katkılar için termal sağlık turizmi, zanaat, halk sanatları ve gastronomi alanları öncelikli olmak üzere cazibe merkezleri oluşturmayı hedeflediklerini aktaran Varank, şöyle devam etti:

“Yine burada da program bütçemiz 15 milyon lira. Proje başına 1,5 milyon liraya kadar ve yüzde 75’e varan oranlarda hibe desteği vereceğiz. Sosyal Geliştirmeyi Destekleme Programına (SOGEP) kabul edilen projeleri il bazında puan ortalamasına göre sıraladık. Türkiye’de birincilik Manisa’nın, ikincilik de Kütahya’nın oldu. Manisa’da SOGEP kapsamında 3 proje hayata geçecek. Valilikle yürüteceğimiz Otomotiv Öncelikli Nitelikli Eleman Hamlesi ile il genelinde 5 farklı eğitim atölyesi kuracağız. Buralarda tekstil, tasarım ve bilgisayar işletmenliği alanında 500 kişiye eğitim verecek, bunların da en az yüzde 40’ının sürekli istihdamını sağlayacağız.”

DESTEKLENECEK PROJELER

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında mali iş birliği çerçevesinde yürütülen İPA Rekabetçi Sektörler Programı’nın değerlendirme sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Çağrımızı geçen sene nisan ayında ‘Yaratıcı Endüstriler’ ve ‘Ar-Ge’ başlıkları altında açmıştık. Oldukça titiz bir değerlendirme süreci yürüttük. Buna göre toplam 62,5 milyon avro proje bedeli olan 11 proje bizim tarafımızdan desteklenmeye hak kazandı. Bu projelerle KOBİ’ler başta olmak üzere girişimcilerin ve araştırmacıların teknolojik birikimini artırmayı, tasarım ve markalaşmada ülkemizi bir üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Desteğe hak kazanan projelerden biri de Kütahya’da Dijitalleşme ve Yaratıcılık Ekosisteminin Geliştirilmesi oldu. Bu proje, Kütahya’nın UNESCO yaratıcı şehirler ağı içinde kalma ve bu etiketi şehir ve sektör için bir katma değere dönüştürme anlamında kritik bir rol üstlenecek. Yine proje sayesinde ülkemizin en önemli kültürel ürünlerinden biri olan çininin, küresel olarak tanınmasına ve endüstriyel kullanım alanının genişlemesine de büyük katkı sağlayacağız.

Kütahya’nın dışında ‘Yaratıcı Endüstriler’ başlığı altında İstanbul Sanayi Odası’nın ‘İSTANBUL Endüstriyel Tasarım Ekosistem Ekseni’, Kadir Has Üniversitesinin ‘Yaratıcı Endüstri Platformu’, İzmir Ekonomi Üniversitesinin ‘Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerin Kurulması Girişimci Merkezi ve Ekosisteminin Geliştirilmesi’ ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinin ‘Yaratıcı Endüstrilerin Ortaya Çıkışı ve Ekonominin Yenilikçi Teknolojilerle Dönüştürülmesi: Oyunlar, Giyilebilir Tekstil Ürünleri ve Yeni Nesil Film Yapımı’ proje başvuruları destek almaya hak kazandı. Tüm bu projelerin toplam bütçesi 19,2 milyon avro olacak.”

Programın “Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge)” başlığında 43,4 milyon avro bütçeyle 6 projenin destekleneceğini ifade eden Varank, bunların otomotivden yazılıma, katmanlı imalattan ilaç ve tıbbi cihazlara, KOBİ’lerin dijital dönüşümünden stratejik ürünlerin geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin rekabet gücüne büyük katkı sağlayacağına dikkati çekti.

Varank, “Ar-Ge” başlığı altında, TOSB Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin “Bağlantılı, Otonom ve Elektrikli Araç Teknolojileri ve Hizmetleri İnovasyon Merkezi”, Ankara Üniversitesinin “Ankara Yenilikçi Kanser Teranostik Geliştirme Merkezi”, Ege Teknopark’ın “Girişimciler İçin Derin Teknoloji İnkübatörü”, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin “Alüminyum Sanayinin Dijital Dönüşümü İçin Ortak Araştırma Merkezi”, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin “ODTÜ Dijital İnovasyon Merkezi” ve Sabancı Üniversitesinin “Doğrudan Dijital Üretim Platformu” projeleri destek almaya hak kazandığını dile getirdi.

“2020 OCAK AYINDA TEŞVİK TARİHİMİZİN REKORUNU KIRDIK”

Teşvik uygulamalarına da değinen Varank, sözlerini şöyle tamamladı:

“2020 yılını yatırım yılı olarak görüyoruz. Yatırım teşvik verilerimiz de bu söylediğimizi destekler vaziyette çok güzel bir vaziyette gelmeye başladı. Hem 2019 yılının aralık ayında hem de 2020 Ocak ayında verdiğimiz belge sayılarıyla teşvik tarihimizin rekorunu kırdık. Son açıklanan sanayi üretimi verisi de oldukça yüksek geldi. Şubat ayında hem kapasite kullanım oranları hem de reel kesim güveni arttı. Geçtiğimiz senenin üçüncü çeyreğinde başlayan ekonomik canlanma, son çeyrekte daha güçlü bir zemine oturacak. İnşallah 2020 yılında hem büyüme hem de istihdam açısından son 2 yılın performansını oldukça geride bırakacağız. Bunun için Bakanlık olarak üretimi destekleyici adımlarımızı devam ettireceğiz. Bölgesel kalkınma alanında da birbirinden vizyoner projelerimiz şehirlerimizde hayat bulacak. İnşallah hep birlikte ülkemizi daha ileriye, hak ettiği yerlere taşıyacağız.”

Program, bölgesel destek projelerinin imzalanmasıyla sona erdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Kütahya’da “Katılımcı Kadınlar Kooperatifi” kuruldu

Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık, belediye öncülüğünde, “Sınırlı Sorumlu Kütahya Katılımcı Kadınlar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin” kuruluşunun gerçekleştirildiğini bildirildi.

Prof.Dr. Alim Işık, belediye hizmet binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, kooperatife temel amacının, kentte el emeği göz nuru dökülerek üretilen ürünlerin daha iyi şekilde üretilmesini sağlamak ve hizmet olarak Kütahya’ya kazandırmak olduğunu söyledi.

Kooperatifin aynı zamanda bir sosyal destek projesi olduğunu belirten Işık, şunları kaydetti:

“Tüm Kütahya’daki kadınların kendi yetenekleri ve ilgi alanları doğrultusunda eğitilerek mal ve hizmetler konusunda daha kaliteli ürünler ve hizmetler ortaya koyacak eğitim başta olmak üzere, onlara o imkanları sağlayacak bir sosyal destek projesiydi. Kaynağı hazır, yeri hazır, kadrosu hazır, Eski Keler Konağını da, kendilerine tahsis ettik, orada başlıyorlar. Ondan sonra da ihtiyaç doğrultusunda yeni alanlar ve hizmet alanlarını kendilerine vereceğiz.”

Işık, temel amacın ise kentte el emeği göz nuru döken tüm kadınların ileride bir çatı altında kooperatif üyesi olarak yer almaları halinde üretimlerini daha iyi değerlendirmek olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Tulû Porselen, Almanya’da da göz odağı oldu

Türk ürünlerinin görücüye çıkarıldığı Ambiente Fuarı’nda bu yıl toplam 184 Türk firması yer aldı. Kütahya’nın parlayan üretim yıldızı Tulû Porselen, 2020 yılına özel ürettiği porselenlerini Avrupa pazarına sundu.

1995 yılında çini ve seramik ticareti ile ticari hayata başlayan Tulû Porselen, 2001 yılından bu yana Kütahya Organize Sanayi Bölgesinde üretim yapıyor.

Son yıllardaki yatırımları ve oluşturduğu istihdam kapasitesi ile dikkat çeken Tulû Porselen, Ambiente 2020 Fuarında göz odağı oldu. Almanya’nın Frankfurt şehrinde 7 Şubat 2020’de kapılarını açan fuarda, Tulû Porselen ürettiği yeni ürünlerini Avrupa pazarında görücüye çıkarttı.

Türkiye, bu yıl Almanya’da 72’inci kez düzenlenen Uluslararası Mutfak Eşyaları, Ev Dekorasyonu, Züccaciye, Aksesuar ve Hediyelik Eşya Fuarı Ambiente 2020’ye 184 firma ile katıldı. Bu 184 firma arasında yer alan Kütahya firması Tulû Porselen, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Fuar dönüşü basına bir açıklama yapan Tulû Porselen kurucusu Ali Kılınç, şunları kaydetti:

“Dünyanın en önemli sektör fuarlarından birinde ilgi odağı haline gelmekten son derece memnunuz. Zaman hızla akıyor, değişiyor ve yenileniyor. Geçen bu zaman içinde, sizi yansıtan sofralarınıza, birbirinden şık ve zarif ürünlerimizle eşlik etmekten duyduğumuz mutluluk tarifsiz. Sofra kültürümüzde her zaman kaliteyi, yeniyi ve güzeli yakalamak adına sofranızdan hayatınıza iz bırakan dokunuşlar diyerek çıktığımız bu yolda önceliğimiz; sevdiklerinizle hazırladığınız özgün ve şık sofralarınızda, paylaşmaktan keyif aldığınız, neşeli, unutulmaz anlarınıza ortak olarak, geleneklerimizi geleceğe en özel ve şık parçalar ile aktarabilmektir. Tulû Porselen’ in tarz yaratan ve ilham veren sofralarına davet ediyoruz.”

Türkiye’nin her sofrasına misafir olmak istediklerini de belirten Ali Kılınç “Kalitemizi, sağlamlığımızı ve el emeğimizi sanatçı ruhumuzla harmanlayarak uygun fiyat avantajımızla Türkiye’nin her noktasına satış yapmak amacındayız” diye konuştu.

Ambiente; mobilya, dekorasyon, züccaciye, aksesuar ve hediyelik eşya gibi ürünlerin sunulduğu, yılda bir kez gerçekleştirilen, Almanya’nın Ticaret kenti Frankfurt’un ev sahipliği yaptığı, yılda 140.000 ticari ziyaretçi ve dünyada önde gelen 4500’den fazla firmayı ağırlayan özel bir ticaret fuarıdır. Dünyada önde gelen uluslararası katılımcılar, ürünlerini sadece ticaret amaçlı ziyaretçilere açık olan Ambiente’de sergiliyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

Murat Dağı Termal Kayak Merkezine 1 ayda 10 bin ziyaretçi

Geçen yıl 3,5 aylık sezonda 10 bin kişiyi konuk eden merkeze, sezonun açıldığı 10 Ocak’tan bu yana 10 bin kişi geldi.

KÜTAHYA (AA) – Kütahya’nın Gediz ilçesinde termal ile kayak keyfinin bir arada yaşanabildiği Murat Dağı’nda, geçen yıl 3,5 aylık sezondaki ziyaretçi sayısına bu sene bir ayda ulaşıldı.

İlçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki Murat Dağı, zirveye yakın konumdaki kayak pistleri ve 1500 metre rakımda bulunan 41 derece sıcaklığı olan termal kaynaklara sahip olmasıyla Kütahya ve çevre illerdekilerden büyük ilgi görüyor.

Zor, orta ve kolay seviyelerde toplam 1735 metrelik 3 piste sahip Murat Dağı Termal Kayak Merkezi, geçen yıl 3,5 aylık sezonda 10 bin kişiyi konuk etti. Bu yıl hizmete açılan 735 metrelik T-bar ve 300 metrelik babylift ile daha modern özelliklere kavuşan tesise, 2020 sezonunun açıldığı 10 Ocak’tan bu yana 10 bin kişi geldi.

Murat Dağı Termal Kayak Merkezi Müdürü Ayhan Keskin, AA muhabirine, tesisin bu sezon özellikle hafta sonlarında ve sömestir tatilinde yoğun ilgi gördüğünü söyledi.

Sezonun sona ereceği 30 Mart’a kadar ziyaretçi sayısının 20 bine ulaşacağını öngördüklerini ve tesiste ücretsiz kayak ile snowboard eğitimi verildiğini de dile getiren Keskin, “Bungalovlar ile Gediz ilçesindeki otellerimiz hafta sonlarında tamamen dolu. Denizli, Bursa, Afyonkarahisar, Uşak, Manisa, Eskişehir ve Kütahya’dan vatandaşlarımız kayak merkezimize ilgi gösteriyor. Bu ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz.” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

lifebox’tan tek tuşla fotoğraf silme ve gizleme özelliği

lifebox, kullanıcılarına artık görmek istemediği kişilerin fotoğraflarını tek tuşla silme ya da gizleme özelliği sunmaya başladı.

İSTANBUL (AA) – Turkcell’in bulut depolama servisi lifebox, kullanıcıların görmek istemediği kişilerin fotoğraflarını tek tuşla silme ya da gizleme özelliğini kullanıma sundu.

Turkcell açıklamasına göre, rehber yedekleme, telefon hafızasında yer açma gibi özellikleri bulunan Turkcell’in kişisel bulut depolama servisi lifebox, kullanıcılarına artık görmek istemediği kişilerin fotoğraflarını tek tuşla silme ya da gizleme özelliği sunmaya başladı.

lifebox’ın yeni özelliğiyle yapay zeka yardımıyla gruplandırılan kişi, nesne veya yer fotoğrafları arşivden kaldırılabiliyor. Daha önce kullanıcılarına yapay zeka teknolojisiyle akıllı albüm oluşturma seçeneği sunan lifebox, bu özelliğe istenmeyen fotoğrafları silme ya da gizleme seçeneklerini de ekledi.

Kullanıcılar, seçtikleri kişi, nesne veya yer fotoğraflarını tek tuşla çöp kutusuna gönderebilecekleri gibi dilerlerse bu fotoğrafları “gizli” bir klasör altında da saklayabilecek. Silinen fotoğraflar kullanıcının kararını değiştirme ihtimaline karşı 30 gün süreyle çöp kutusunda tutulacak. Bu süre zarfında geri yüklenmeyen içerikler 30’uncu günün sonunda cihazdan tamamen silinecek.

lifebox ayrıca, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi fotoğraf silmeyi eğlenceli getirerek kullanıcının sevmediği kişinin fotoğrafını animasyonla kesiyor ve yakıyor.

13,7 MİLYONDAN FAZLA CİHAZA İNDİRİLDİ

Öte yandan, lifebox’a eklenen bir diğer özellik ise “eğlen” butonu olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, bu butonla diledikleri fotoğrafa animasyon ve sticker ekleme imkanı bulacak.

“Eğlen” butonundan tüm lifebox kullanıcıları ücretsiz faydalanacak. Silme ve gizleme özelliklerinden ise uygulamada yüz ve nesne gruplama özelliğini açan kullanıcılar yararlanabilecek.

Yüz ve nesne gruplama özelliği, standart kullanıcılar için lifebox’a yükledikleri ilk 100 fotoğraf için geçerli olacak. 3,99 TL’ye Premium Paket’e geçen kullanıcılar ise tüm fotoğrafları için sınırsız albüm ve kişi oluşturma imkanına sahip olacak.

Kullanıcılarına dilediği belgeleri ve fotoğrafları hafıza sıkıntısı yaşamadan biriktirmesine olanak sağlayan lifebox, bugüne kadar 13,7 milyondan fazla cihaza indirildi ve sisteme yüklenen fotoğraf sayısı 6,3 milyarı geçti.

Okumaya devam et

Ekonomi

Güral Porselen standına üst düzey ziyaret

Türkiye’nin en büyük porselen üreticisi Güral Porselen, Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen Ambiente züccaciye ve hediyelik eşya fuarında ülkemizi temsil etme adına yerini aldı.

Yönetim Kurulu Üyeleri Nesrin Güral, Harika Güral, Ali Güral ve Sami Güral ile İcra Kurulu Başkanı Naci Pekcan’ın da bizzat çalışmalara katıldığı fuarda, Güral Porselen standı büyük ilgi gördü. Türkiye’nin Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, fuarda ülkemizi başarıyla temsil eden Güral Porselen standını ziyaret etti ve 2020 yılı sofra modasını belirleyen yeni tasarım ürünleri inceledi. Harika Güral ve Ali Güral tarafından ağırlanan Başkonsolos Karartı, yüzde yüz yerli ve milli sermaye ile sektörde dünyanın lider markası olan Güral Porselen’in genç temsilcilerine çalışmalarında başarılar diledi. 

Başkonsolos Burak Karartı “Türk ürünlerinin kalitesine fuar alanında tanık olduk, gurur duyduk. Türk standlarını dolaşırken yabancıların Türk ürünlerine karşı büyük ilgi gösterdiğine şahit olduk. Siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan Türkiye’nin en önemli partnerlerinden biri olan Almanya’ya firmalarımız yoğun ilgi gösteriyor. Bizde uluslararası arenada firmalarımızın başarılı olmaları için elimizden gelen yakınlık ve samimiyeti gösterdik” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Güral Porselen Ambiente Fuarı’na Türk damgası vurdu

Dünyanın Porseleni sloganıyla Türk porselenini dünya sofralarıyla tanıştıran Güral Porselen, dünyanın en büyük porselen fuarlarından biri olarak kabul edilen Almanya’daki fuarda ülkemizi başarıyla temsil ediyor.

Güral Porselen her geçen gün değişen ve gelişen trendleri yakından takip ederek geliştirilen yaratıcı tasarımları, doğru pazarlama stratejileri, başarılı AR-GE çalışmaları ve müşteri memnuniyetini garantileyen istikrarlı satış ve satış sonrası hizmetleri ile başarı yolculuğunu sürdürürken, önemli bir fuarda daha ülkemizin en büyük temsilcisi oldu. 

İsmet Güral liderliğinde 1989 yılından beri başarılı çalışmalar sonucunda dünya’daki öncü porselen markaları arasına giren ve 60 ülkeye ihracat yapan Güral Porselen, dünyanın önemli ticari fuarlarından olan Ambiente Fuarı’nda tasarımlarını ziyaretçilerine sundu. 

Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen fuarda göz dolduran Güral Porselen standındaki çalışmalara, Yönetim Kurulu üyeleri Nesrin Güral, Harika Güral, Ali Güral ve Sami Güral ile  İcra Kurulu Başkanı M.Naci Pekcan da bizzat katılıyor.

Güral Porselen 11 Şubat Salı günü sonlanacak fuarda Hall: 4.2 Stand:E 57 ve Hall 6.00 B 30’de ziyaretçilerini bekliyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

700 yıllık nakış işlemeleriyle günümüz gelinlerini süslüyor

Kütahya’da yaşayan dikiş nakış ustası Melek Demiralp, KOSGEB desteğiyle büyüttüğü atölyesinde, Germiyanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemine ait kadın giysilerini, günümüz gelinleri için uyarlıyor. Demiralp “Kökleri Germiyanoğulları Beyliği’ne dayanan kadın kıyafetleri, düğünlerde, özel törenlerde birbirinden güzel özellikleriyle, hala hanımların gözdesi olmaya devam ediyor. Düğünde, kına gecesinde, doğum, davet gibi özel günlerde giyilen ayrı ayrı kıyafetler var” diyor.

KÜTAHYA (AA) – ALİBEY AYDIN – Kütahya’nın yaşayan dikiş nakış ustası 43 yaşındaki Melek Demiralp, Germiyanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemine ait geleneksel kıyafetleri gelinler için tasarlıyor.

Tavşanlı ilçesindeki atölyesinde, kadınların düğün, nişan gibi özel günlerde giymek istediği elbiseler diken Demiralp, geleneksel modellere hayat veriyor.

Demiralp, KOSGEB desteğiyle büyüttüğü atölyesindeki 20 çalışanıyla, tarihi işlemeleri yeni kıyafetlerle buluşturuyor.

“SANDIKTAN ÇIKARIP GELECEĞE TAŞIYORUZ”

Demiralp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukken gittiği düğünlerde kadınların giydiği geleneksel kıyafetlerde etkilendiğini, o elbiselere duyduğu hayranlığının hayatını şekillendirerek mesleğe dönüştüğünü anlattı.

Halk eğitim merkezinde 9 yıl boyunca dikiş, nakış alanında farklı eğitimler aldığını aktaran Demiralp, kendi atölyesinde kendisi gibi geleneksel kıyafetlere ilgisi olan kadınların hayalindeki elbiseleri diktiğini söyledi.

Demiralp, gelinlerin talebi üzerine atlas, ipek gibi özel kumaşların üzerine desenler işlediğini ifade ederek, “Kökleri Germiyanoğulları Beyliği’ne dayanan kadın kıyafetleri, düğünlerde, özel törenlerde birbirinden güzel özellikleriyle, hala hanımların gözdesi olmaya devam ediyor. Düğünde, kına gecesinde, doğum, davet gibi özel günlerde giyilen ayrı ayrı kıyafetler var. Kadife, ipek, el dokuma, bunların işlemeleri, bu işlemelerin her birine uygun kenarları, has ipekten iğne oyalı yemeniler, hatta bu kıyafetlere has el yapımı terliklerden oluşan takımlar, genelde her evde hala bulunuyor.” diye konuştu.

Geleneksel kıyafetlere gelinlerin yoğun talep gösterdiğini anlatan Melek Demiralp, şöyle devam etti:

“Zevki ve tercihine uygun giysiler yaptırıyorlar. Kumaşların hepsi kadife, ipek, atlas, saten… Kumaş seçiminden sonra işlemeleri belirleniyor. Altın ya da gümüş simle ya da otantik renkli iplerle ‘kara makine’ olarak bilinen ninelerimizin kullandığı makinelerde işleniyor. Elektrikli ve otomatik makinelerle işlemeler tercih edilmiyor. Gelinler, anne veya kayınvalidesiyle gelip aylar öncesinden kıyafet konseptini belirliyor. Sandıklardan çıkarılan model ve desenlerle kıyafetlerini hazırlıyoruz.”

Demiralp, sandıklardan çıkardıkları geleneksel modelleri geleceğe aktardıklarını ifade ederek, işleme ve süslemeleri eskiden olduğu gibi elle yapıldığını söyledi.

Elbiselerle ilgili kültürel değerlerin yaşatılmasının önemini vurgulayan Demiralp, bu değerlerin uluslararası tanıtımını yapmayı istediğini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Araç alım satımında yeni dönem olan TaşıtTakas Sistemi 3 Şubat’ta başlıyor

Takasbank Genel Müdür Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Elibol “TaşıtTakas Sistemi ile noterler bünyesinde araç alım satımına ilişkin nakit tutarların karşı tarafça ödenmeme riski ortadan kalkacak. Takasbank, tüm geliştirme süreçlerini tamamladı ve hizmet vermeye hazır” dedi.

İSTANBUL (AA) – Takasbank, 3 Şubat 2020 itibarıyla “TaşıtTakas Sistemi”ni uygulamaya alacak.

Takasbank’tan yapılan açıklamaya göre, “TaşıtTakas Sistemi” ile noterler bünyesinde gerçekleştirilecek araç alım satım işlemlerinde, alım satıma konu nakit tutar, araç mülkiyetinin el değiştirmesiyle eş anlı olarak güvenli bir şekilde karşı tarafa transfer edilebilecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen Takasbank Genel Müdür Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Elibol, şunları kaydetti:

“Ülkemizin en önemli finansal altyapı kuruluşlarından biri olan ve uzun yıllardır finans sistemimize takas, teminat, risk ve nakit yönetimi hizmeti veren Takasbank’ın sahip olduğu tecrübe ve birikim sayesinde kısa sürede geliştirdiği TaşıtTakas Sistemi ile noterler bünyesinde araç alım satımına ilişkin nakit tutarların karşı tarafça ödenmeme riski ortadan kalkacak ve ilgili tutarın taraflar arasında hızlı ve güvenli bir biçimde el değiştirmesi sağlanacak. Takasbank, tüm geliştirme süreçlerini tamamladı ve hizmet vermeye hazır. Günlük periyotlarda 30 bin adet gibi rakamlara ulaşan araç alım satım işlemlerinde TaşıtTakas Sistemi’nin kullanımının benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla işlem maliyetleri minimum seviyede tutuldu.”

Elibol, TaşıtTakas Sistemi’ne www.tasittakas.com.tr üzerinden ve mobil uygulamalar aracılığıyla erişim sağlanabileceğini aktararak, kurulan yapının taşıt alım satım işlemlerinde taraflara güvenli, nakit taşıma riski olmadan, 15 lira maliyetle hızlı transfer imkanı sağlayacağını bildirdi.

Öte yandan, Borsa İstanbul AŞ’nin resmi Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda da “Ekonomimizin önemli finansal altyapı kuruluşu olan Takasbank’ın yeni hizmetinin ülkemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Orman Genel Müdürü, yeni Orman Bölge binasını gezdi

Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü yeni hizmet binası inşaatını ziyaret eden Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, tamamlanma aşamasında olan inşaat çalışmaları hakkında bilgiler aldı.

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Kütahya’ya hakim bir noktada projelendirilen Orman Bölge Müdürlüğü yeni hizmet binasında yaptığı incelemelerde, Orman Genel Müdürlüğüne yakışır bir tesis ile Kütahya’daki vatandaşlara hizmet verileceğini, aynı zamanda personelin daha iyi ve rahat şartlarda hizmet edebileceği bir çalışma ortamı sağlayacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Yeni hizmet binasını gezen ve Bölge Müdürü Hasan Keskin’den bilgiler alan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, gerekli gördüğü konularda talimatlar vererek, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, Orman Genel Müdürlüğünce arsa karşılığı 9.250 m2 kapalı alanı bulunan Orman Bölge Müdürlüğü yeni hizmet binası çalışmalarının son aşamada olduğunu belirtti. Keskin, şuanda kullanımda olan ve artık ihtiyaçları karşılayamayan Bölge Müdürlüğü binasında personelin zor şartlarda çalıştığını, bodrum + zemin ve 3 kat olmak üzere 5 kattan oluşan yeni hizmet binasının tamamlanması ile birlikte personele daha iyi şartlarla ve konforlu bir çalışma ortamı sunulacağını belirtti.

Yeni hizmet binası inceleme gezisinde Bölge Müdür Yardımcıları Yaşar Yaman Sağlam ve Hakan Orhan, Makine İkmal Şube Müdür V. Ferhat Çam, Kütahya Orman İşletme Müdürü Ali Rıza Erdem de yer aldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Yeni Renault Clio Türkiye’de satışa çıkıyor

“Onun adı Clio” ve “Bugüne kadarki en iyi Clio” sloganlarıyla tanıtılan yeni Clio, Türkiye’de Joy, Touch ve Icon olmak üzere üç donanım seviyesi ile 111 bin TL’den başlayan fiyatlarla 12 Şubat’ta müşterilerin beğenisine sunulacak. Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş: “Yeni Clio’nun Türkiye’de OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilmesi ve dünyaya ülkemizden ihraç edilmesi bizim için ayrıca gurur vesilesi”

Renault MAİS Pazarlama Direktörü Levent Timur: “Yeni Clio’nun öne çıkan özelliği, tasarımın ana hatlarını koruyarak ve şu ana kadarki en iyi Clio’yu sunuyoruz”

ANTAKYA (AA) – Yeni Clio, Türkiye’de 111 bin TL’den başlayan fiyatlarla 12 Şubat’tan itibaren satışa sunulacak.

Renault Grubu’nun en çok satan global modeli Clio’nun yenilenen versiyonunun basın lansmanı yoğun katılımla Antakya’da gerçekleştirildi.

“Onun adı Clio” ve “Bugüne kadarki en iyi Clio” sloganlarıyla tanıtılan yeni nesil Clio, Türkiye’de Joy, Touch ve Icon olmak üzere üç donanım seviyesi ile 111 bin TL ile 159 bin 400 TL arasında değişen fiyatlarla 12 Şubat’ta satışa çıkacak. Mercan Turuncu ve Demir Mavi, Yeni Clio’nun lansman renkleri arasında yer alıyor. Mercan Turuncu ve Boğaz Mavisi ilk kez yeni Clio’da kullanılan renkler olarak öne çıkıyor.

Ayrıca online satış ile 300 müşteri, yeni Clio’yu pazara sunulmadan önce ön siparişle özel fırsatlarla satın alma ayrıcalığına sahip olurken, bu müşterilere 10 bin TL değerindeki “R.S. Line” opsiyonu da hediye edilecek.

” YENİ CLİO İLE SEGMENT LİDERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, toplantıda yaptığı konuşmada, B segmentinin toplam pazardan aldığı yüzde 25 pay ile Türkiye’nin 2’nci büyük segmenti olduğunu, B-HB alt segmentinin ise yüzde 13,5 pay ile 3’üncü büyük alt segmenti olma özelliği taşıdığını dile getirdi.

Çağdaş, “Clio, B-HB segmentinden elde ettiği yüzde 46 pay ve en yakın rakibinden yaklaşık 4 kat fazla satış rakamı ile bu segmentin lideri konumunda yer alıyor. Türkiye’nin en çok satılan 2’nci modeli olan Clio’nun 5’inci nesli olan yeni Clio’yu müşterilerimizle buluşturuyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. Yeni Clio’nun Türkiye’de OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilmesi ve dünyaya ülkemizden ihraç edilmesi bizim için ayrıca gurur vesilesi. Yeni Clio, yenilenen kaslı tasarımı, yüksek teknolojileri, kalitesi ve bir üst segmente ait özellikleri ile segmentinin referans modeli olmayı sürdürecektir. ‘Clio’ların en iyisi’ yeni Clio ile segment liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Clio modelinin bugüne kadar globalde yaklaşık 15 milyon adet satıldığını anımsatan Çağdaş, “Türkiye’de ise 1995 yılından beri 300 bin adet satan, kendi segmentinde yaklaşık bizi yüzde 46’lık bir pazar payına taşıyan bir üründen bahsediyoruz. Biz liderliğimizi devam ettireceğiz bu sektörde ve her konuda yaptığımız gibi işin adını baştan koyacağız.” diye konuştu.

“OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE İVMELENMENİN 2020 YILINDA DA DEVAM EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Berk Çağdaş, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Türkiye otomotiv pazarına ilişkin soruyu yanıtlayan Çağdaş, şunları söyledi:

“Geçen 3-4 yılda çok değişkenlik gösteren ve adetler anlamında oldukça volatil bir pazar vardı. Dolayısıyla Türkiye’deki araç parkının yaşı, özellikle perakende talepteki beklentiler ve ertelenmiş bir talep miktarı, özellikle filo ve kurumsal müşterilerde henüz yenilenmemiş araç parkının büyüklüğü gibi unsurları dikkate alarak ve daha temkinli yaklaşarak 550-600 bin civarında bir pazar beklentisiyle bütçelerimizi yaptık. 2020’nin geneli itibariyle beklentilerimiz 2019’a göre daha olumlu. 2019’da 400 bin adet bir pazar beklentisiyle çıkmış, akabinde haziran-temmuz sonu itibariyle yaklaşık 315 binlere falan düşürmüştük tahminimizi. Dolayısıyla bu, bizim iç düzeneklerimizde de bizi biraz temkinli olmaya itti.”

Yılın ikinci yarısında ise özellikle hurda, ÖTV ve kamu bankalarının faiz kampanyalarının talep tarafında ciddi anlamda bir tetikleme yaptığına dikkati çeken Çağdaş, “Şimdi faizlerdeki düşüş trendi devam ediyor, kurdaki salınım daha az. Bu anlamda bu kalkışın, ivmelenmenin biraz hız keserek de olsa 2020 yılında devam edeceği düşünüyoruz. Gerekli hesaplamaları yaptığımızda bu yaklaşık yaklaşık 500-600 bin pazar seviyesine getireceğini gösteriyor. 2020 yılı için 2019’un başında olduğumuz gibi karamsar değiliz.” ifadelerini kullandı.

“YENİ CLİO’DA YERLİLİK ORANI YÜZDE 55 SEVİYESİNDE”

Renault MAİS Pazarlama Direktörü Levent Timur ise B-HB segmentinde rekabetin çok yüksek olduğunu  belirterek, “Burada 21 model var ama 2019’da neredeyse satılan her 2 araçtan birisi Clio oldu. En yakın rakibimizin 4 katı kadar satış yaptık B-HB segmentinde. Yeni Clio’nun öne çıkan özelliği, tasarımın ana hatlarını koruyarak ve şu ana kadarki en iyi Clio’yu sunuyoruz. Artık Clio çok daha olgun, çok daha güçlü.” diye konuştu.

Timur, sorulan soru üzerine yeni Clio’da yerlilik oranının yüzde 55 seviyesinde olduğunu ve satışların, yüzde 75 yeni, yüzde 25 de eski Clio olarak devam edeceğini dile getirdi.

Yeni Clio ile segment payını artırmak istediklerini vurgulayan Timur, bu noktada eski Clio’nun gücünden de faydalanacaklarını bildirdi.

“TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN HİBRİT MOTORUN LANSMANI DA 2’İNCİ YARI YIL OLARAK PLANLANIYOR”

Dizel motorda otomatik vites seçeneğinin olmamasını değerlendiren Timur, şunları söyledi:

“Hibrit motorlarımızın gerçekten toplam satın alma maliyeti olarak çok avantajlı olduğundan dolayı özellikle filo pazarında dizel versiyonların yerine geçeceğine inanıyoruz. Özellikle norm değişiklerinden sonra dizeldeki standartları tutturmak için birçok partikül filtresi ve ek ekipman koymak gerekiyor motorlara. Bu da dizel motorların maliyetini çok artırıyor. Zaten dizelle benzin arasında pompa fiyatlarında çok bir fark kalmadı. Yeni nesil turbo benzinli motorlarımız gayet verimli motorlar. B segmentindeki müşterinin çok fazla kilometre yapması lazım ki dizel başa baş noktaya gelsin. Dolayısıyla stratejiyi artık benzinliye koyduk ama hala filo pazarında düz vitesimizle dizel talep eden müşterilere cevap vermeye çalışacağız. Ayrıca Türkiye’de üretilen hibrit motorun lansmanı da 2’inci yarı yıl olarak planlanıyor.”

YENİ CLİO’NUN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ

Öte yandan, toplantıda verilen bilgilere göre, yeni Clio, dinamik sürüş becerisi, yol tutuşu, yüksek teknolojileri ve tasarımdan üretime kadar kalitesi ile bugüne kadarki “en iyi Clio” olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de en çok satılan modeller listesinde 2’nci sırada yer alan Clio, yeni neslinde tasarım genetiğini korurken daha kaslı ve dinamik bir görünüme kavuştu. Yeni Clio’nun tasarımına dinamizm ve sportif bir görünüm kazandıran ayrıntılar modelin aerodinamik performansını artırırken daha iyi ses yalıtımına da katkıda bulunuyor. İttifak tarafından geliştirilen yeni CMF-B platform sayesinde segmentinde iç hacim ve konforda da önemli bir ayrıcalık sunuyor.

SEGMENTİNDE İLK KEZ KULLANILAN ÖZELLİKLER YENİ CLİO’DA

Yeni Clio’nun iç mekanında ise daha güçlü bir teknolojik donanım ve yeni bir tasarım dikkati çekiyor. 9,3 inçlik dikey tablet ekran, Multisense Sürüş Deneyim Teknolojisi, auto-hold fonksiyonlu elektrikli park freni B-HB segmentinde ilk kez Renault Clio ile birlikte pazara sunulan özellikler arasında yer alıyor. Ayrıca yeni Clio’nun 391 litre hacimli (dizel versiyonlarda 366 litre) bagajı segmentinin en iyisi olarak öne çıkıyor.

Renault ürün gamında ilk kez yeni Clio’da kullanılan 360 derece kuş bakışı kameranın yanı sıra Smart Cockpit, Eller Serbest Park Destek Sistemi, kablosuz şarj, akıllı telefon ekran yansıtma özelliği, 7 inçlik kişiselleştirilebilir sürücü ekranı ise bir üst segmente ait özellikler olarak dikkati çekiyor.

Yeni Clio, Euro NCAP testinden elde ettiği 5 yıldız ile yüksek güvenlik seviyesi sunarak beşinci neslinde de çağa uyum sağlama geleneğini sürdürüyor. Sürüşe Yardımcı Destek Sistemleri (ADAS) ile en üst seviyede güvenlik ve konfor sunan Yeni Clio, şerit takip sistemi, aktif acil fren destek sistemi, otomatik uzun/kısa farlar, trafik işaretlerini tanıma sistemi gibi özellikler ile sürüş güvenliğini artırıyor.

1.0 SCe, 1.0 TCe ve 1.3 TCe benzinli motorları da ürün gamına ekleyen yeni Clio, Türkiye’de yeni nesil dört benzinli ve iki dizel olmak üzere çeşitli bir motor seçenekleriyle ile müşterilerin beğenisine sunuluyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

Almanya 2020 yılında 3 bin Euro maaşlı Türk İşçi Arıyor! Başvurular başladı

Almanya’daki işgücü eksikliği nedeniyle işçi göçü sürüyor! Alman Hükümeti, 2020 yılında da 3 bin Euro maaşla Türk işçiler için ilan açtı! 2020 yılında Türkiye’den binlerce işçi 3 bin euro maaşla Almanya’da istihdam edilecek. Peki, Almanya’da işçi olmak için başvurular nasıl yapılır? Almanya’ya işçi başvurusu için detaylar haberimizde…

Almanya 3 bin Euro maaşla çalışacak kalifiye ve basit işçi arıyor! Almanya’daki iş gücü eksikliği nedeniyle işçi göçü halen daha sürüyor. 2020 yılında da Türkiye’den Almanya’ya işçi göçü sürecek. 2020 yılında Almanya’da en az 3 bin euro maaşla İşçi olmak isteyenler için başvuru süreci başladı. Vatandaşlar da Almanya’da 3 bin euro maaşla çalışmak için başvuru sürecini ve başvuru detaylarını araştırmaya başladı.

İŞKUR 3 BİN EURO MAAŞLA ALMANYA’YA GÖNDERİYOR

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), 2020 yılı için Almanya’da çalışacak binlerce Türk işçi için ilan açtı. İşkur, 2020 yılında pek çok alanda çalışacak Türk işçileri Almanya’ya gönderecek. Almanya’ya giderek orada istihdam olacak Türk vatandaşları en az 3 bin euro maaş alacaklar. Şu ana dek rekor sayıda başvuru gelmiş durumda.

Türkiye’den çalışacak işçiler Almanya’da 1500 ila 3000 euro arasında maaş alacaklar. Türk Lirası üzerinden aylık maaşlar 19-20 bin TL civarında olacak. Almanya’da işçilerden alınan vergilerin düşmesiyle birlikte bu miktarın 10-12 bin TL seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

ALMANYA İŞÇİ ALIMI İÇİN İLAN AÇTI

Almanya, iş gücü eksikliği nedeniyle birçok ülkeden genç işçi alacak. İş gücü açığının kapanması için Avrupa Birliği dışındaki ülkelerden işçi çalıştırılması için süreç başladı. 2020 yılında Türkiye başta olmak üzere Filipinler, Meksika ve daha birçok ülkeden genç işçiler Almanya’da çeşitli iş kollarında ve işlerde istihdam edilecek.

ALMANYA İŞÇİ ALIMI ŞARTLARI NEDİR?

Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Almanya’ya alınacak işçiler için kolaylıklar getirildi. Buna göre vize işlemleri çok daha hızlı tamamlanacak. Ayrıca Aşçı, İnşaat işçisi, IT Teknisyeni ve Hemşire mesleklerinde Almanca Dil şartı da aranmayacak.

Almanya’nın 2020 yılında yapacağı işçi alımında Almanca dil şartı aranmıyor. Ancak Almanca dil bilmek başvurularda ön sıralara yükselmenizde ve de seçilebilmenizde avantaj sağlıyor.

Almanya’da işçi olabilmek için adayın yaşının 20 ila 45 arasında olması gerekiyor.

ALMANYA İŞÇİ BAŞVURUSU İÇİN BAŞVURU ÜCRETİ ALINMIYOR

Almanya’da işçi olabilmek için başvuruda bulunacak olanlar herhangi bir başvuru ücreti ödemiyor! Bu konuda yetkili makamlar sürekli uyarılarda bulunuyor. Çünkü başvuru sürecinde, Almanya’da işçi olabilmek adına parasını dolandırıcılara kaptıranlar mağduriyet yaşayabiliyor! Bu durumlar için dolandırılmamaya da özen göstermek gerekiyor.

KAYNAK: meslekihaber.com

Okumaya devam et

AFYON

Afyonkarahisar, her fırsatı değerlendiriyor, şimdi de kabak tatlısını kaptı

Bal kabağı üretim merkezlerinden Afyonkarahisar’a gelenler, kentin yöresel mutfağının önemli şerbetli tatlıları arasında yer alan kabak tatlısına ilgi gösteriyor.

Tatlıcı Şükrü Pancar “Bu lezzeti tatmak için şehrimize özellikle gelenler var. Ankara’dan İstanbul’dan geliyor. Bazen de sipariş üzerine kargoyla Türkiye’nin her noktasına gönderiyoruz” dedi. Müşteri İpek Kayalar “Buraya da gelmişken bu lezzeti tatmadan gitmek istemedik. Oldukça da çok güzel ve beğendik. Bu eşsiz lezzeti de herkese tavsiye ediyoruz” dedi.

AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ –  Türkiye’de Gaziantep ve Hatay’ın ardından gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına dahil olan Afyonkarahisar mutfağının önemli yöresel tatlıları arasında yer alan kabak tatlısına ilgi her geçen gün artıyor.

Bal kabağından haşlama ve fırında yapılan şerbetli tatlı, lezzetiyle damak çatlatıyor.

Tahinli ve manda kaymaklı olarak ceviz parçacıklarıyla yemeklerin ardından servis edilen kabak tatlısı, gastronomi turizmi için kentte gelen yerli ve yabancı turistlerce de çok beğeniliyor.

Kentteki tatlıcılardan Şükrü Pancar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afyonkarahisar’ın yöresel mutfağının kış aylarındaki enerji deposunun başında kabak tatlısının geldiğini söyledi.

Lezzetli tatlıları için kullandıkları bal kabaklarının yörede yetiştirildiğini dile getiren Pancar, buna ilişkin seçici ve dikkatli olduklarını kaydederek, “Kabak tatlısını iki türlü yapıyoruz. Haşlama ve fırında şeklinde. Pişirip, şerbetini döktükten sonra da tahinli, manda kaymaklı ve ceviz parçacıkları ile servis ediyoruz.” dedi.

Pancar, kabak tatlısının içerisinde lif içerdiği için kış aylarında bolca tüketilmesi gerektiğini vurguladı.

Kabak tatlısının yapılışı – Kabak Tatlısı Tarifi

Kabak tatlısının yapılışının püf noktalarını anlatan Pancar, şöyle devam etti:

“Seçtiğimiz özel bal kabaklarını soyarız. Dilimlediğimiz meyveleri, bir gün boyunca toz şekerde bekletiriz. Bu sürede kabaklar, suyunu salar. Ertesi gün kabaklara bir miktar su ekleyerek ocakta 3-4 saat pişiririz. Pişirme işleminin ardından bal kabaklarımızı yaklaşık 2 saat de dinlendiriyoruz. Servise bu şekilde de hazır oluyor ayrıca bazen dinlenme işleminin ardından da fırınlama işlemi yapıyoruz.”

Pancar, vitamin deposu kabak tatlısını doktorların da önerdiğini, insan vücudunda hazmı kolaylaştırdığını ve bağırsaklara faydalı olduğunu belirterek, “Bu lezzeti tatmak için şehrimize özellikle gelenler var. Ankara’dan İstanbul’dan geliyor. Bazen de sipariş üzerine kargoyla Türkiye’nin her noktasına gönderiyoruz. Müşterilerimiz, kabak tatlımızı çok beğeniyor ve ağız tadıyla da tüketiyorlar.” şeklinde konuştu.

“BU EŞSİZ LEZZETİ DE HERKESE TAVSİYE EDİYORUZ”

Annesiyle İzmir’den Afyonkarahisar’a gelen İpek Kayalar da “Burada özellikle kabak tatlısı yememiz tavsiye edildi. Biz de zaten ailece kabak tatlısını çok seviyoruz. Kış aylarında vazgeçilmez tatlılarımız arasında. Buraya da gelmişken bu lezzeti tatmadan gitmek istemedik. Oldukça da çok güzel ve beğendik. Bu eşsiz lezzeti de herkese tavsiye ediyoruz.” dedi.

Ebru Yeni Ekinci de bu tadı çok beğendiklerini kaydederek, “Evde ben de kabak tatlısı yapıyorum ama bu kadar lezzetli olmuyor. Giderken buradan tatlının tarifini almadan gitmeyeceğim.” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Kütahya’nın termal tesislerinde yarıyıl tatili hareketliliği

İl merkezi ile Simav, Emet, Gediz, Tavşanlı ilçelerindeki tesislerde sömestir tatili dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor. Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık: “Zengin minerallerden dolayı ilimizin termal ve şifalı suları özellikle kış aylarında daha fazla tercih ediliyor”

KÜTAHYA (AA) – MUHARREM CİN – Türkiye’nin önemli termal turizm merkezlerinden Kütahya’daki tesislerde sömestir tatilinin yüzde 100’e varan dolulukla geçmesi bekleniyor.

Kaplıcalarıyla ünlü Simav, Emet, Gediz, Tavşanlı ve Kütahya merkezdeki tesislerde, yarıyıl tatili dolayısıyla rezervasyon hareketliliği yaşanıyor.

Çocuklarının stres atıp güzel vakit geçirecekleri merkezler arayan aileler, mevsim itibarıyla en fazla ilgiyi termal tesislere gösteriyor.

Kütahya Belediye Başkanı Alim Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilin Türkiye’nin en kıymetli termal sularına sahip olduğunu söyledi.

Kentteki termal kaynaklardan çıkan suyun asırlardır şifa dağıttığını belirten Işık, şöyle konuştu:

“Zengin minerallerden dolayı ilimizin termal ve şifalı suları özellikle kış aylarında daha fazla tercih ediliyor. Kütahya’nın büyük bölümü termal kaynaklara sahip. Kent merkezinde Yoncalı ve Ilıca termal turizm merkezleri var. Tatil dolayısıyla il genelindeki otellerin rezervasyonları büyük oranda doldu. Belediyemize ait Ilıca’daki otelimizin doluluğu önceki tatillerde olduğu gibi yüzde 100’e ulaştı.”

Ilıca kaplıcalarında, Kütahya Belediyesine ait Harlek Termal Otel’in Müdürü Yavuz Batuhan Çağrıcı da kış ayına denk gelen sömestir tatilinin termal hizmet veren işletmelere ilgiyi artırdığını vurguladı.

 “TERMAL SUYU DOĞADAN ÇIKTIĞI ŞEKLİYLE HİZMETE SUNUYORUZ”

Karaderili Şirketler Grubunca işletilen 250 yatak kapasiteli Emet Termal Otel’in müdürü Ramazan Sezer, tatil dolayısıyla İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirler başta olmak üzere yurdun birçok bölgesinden gelecek misafirleri ağırlayacaklarını ifade etti.

Özellikle ailelerin kış aylarında çocuklarıyla termal tesisleri tercih ettiğini dile getiren Sezer, şunları kaydetti:

“Emet’te çıkan termal suların sıcaklığı 37 ila 40 derece arasında değişiyor. Termal suyu doğadan çıktığı şekliyle hiç bekletmeden vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Bu nedenle çeşitli rahatsızlıkların hızla iyileştiği biliniyor. Emet’teki termal kaynaklarımız Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımızca tercih ediliyor. Tatil nedeniyle otelimizin rezervasyonları yüzde 75 doluluğu yakaladı. Birkaç gün içinde bu doluluğun yüzde 100’e ulaşacağını tahmin ediyoruz.”

Sezer, Gediz ilçesinde 1970 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremin ardından Emet’te ortaya çıkan ve kendiliğinden yosun ürettiği için “yosunlu termal su” olarak anılan kaynağın da özellikle tercih edildiğini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

EN ÇOK OKUNANLAR