Bizimle iletişime geçin
Eskişehir Ümit Hastaneleri

Kültür

Kütahya’da sevilen kadın muhtar Nurcan Duygu: “Muhtarlık erkek mesleği değildir”

Yayınlanan

Fatih Mahallesini iki dönemdir yöneten kadın muhtar Nurcan Duygu, Yedi Gün Gazetesi’nin 7. Mahalle sayfasının ilk konuğu oldu.

Samimi bir sohbet havasındaki söyleşiden bazı satır başlarını sizin için derledik. Yedi Gün Gazetesi adına Emine Yaylıoğlu sordu, kadın muhtar Nurcan Duygu cevap verdi.

Nurcan Hanım, muhtar olmaya nasıl karar verdiniz?

Muhtar olmaya aniden karar vermedim. Başarmak için hazır olmak gerekiyordu. Kendimiz hazırladım, nasıl hazırladım? Ailemle birlikte ilk önce konuşarak, mahallemize, toplumumuza ve insanlara neler yapabiliriz diye düşündük ve araştırma içerisine girdim. 2014 seçimleri öncesinde 6 ay kala çalışmalara başladım. Mahalle sakinlerimi dinledim. Zaman zaman kapılarını çaldım bazen de onların toplantılarına gittim. Ev gezmelerine katıldım, parkta oturdukları zaman yanlarına gittim. Sorunlarının ne olduğunu anlamaya çalıştım. Sonrasında da bunu çözüme ulaştırabilirim dedim ve kendimde bu potansiyeli gördükten sonra ailece oturup karar alıp muhtarlık seçimine adım attık.

Nurcan Duygu, mahallesinde çok seviliyor. Kimi abla, kimi de anne diyor. Yaşlıların da dert ortağı olmuş…

Aileniz muhtar adaylığınıza nasıl baktı?

İlk düşüncemizde şöyle oldu; eşim ve çocuklarımla konuştuk. Küçük oğluma bile söyledim ki o zaman daha ilkokula gidiyordu. Bir şeyi başarmak için hep birlikte olmamız gerektiğini söyledik. Fedakârlıklar yapılması gerektiğini konuştuk. Çekirdek ailemizde herkes tamam dedikten sonra aile büyüklerimize danıştık. Çünkü onların desteği de benim için çok önemliydi. Bu tempomu ilk baştan kestirmiştik. Ben alâlâde bir muhtar olmak istemedim, farklı bir muhtar olayım, ilklere imza atayım dedim. Çok çalışacağımı kendim de biliyordum ailem de biliyordu. Kayınvalidem ve annemlerin desteğine burada ihtiyacım vardı. Bazen eşimden sonra eve geldiğim anlar oldu. Yemeğim olmadığı zamanlar oldu. Bu arada da büyüklerimden destek almış oldum.

Neden muhtarlık? Bir sorun mu yaşamıştınız? Neleri yanlış gördünüz de karar verdiniz?

Benim dedem de muhtardı ve 41 yaşında vefat etti. Dedem güzel işler yapmış, sonrasında ben de topluma karşı duyarlı birisiyim. Vatanıma ve milletime görevimi ben de bu şekilde yapmak istedim. Sonuçta da güzel yaptığıma da inanıyorum açıkçası.

Şuanda ikinci döneminizdesiniz. Muhtarlık yaparken ne gibi ilginçlikler yaşıyorsunuz?

İlk önce şu, kadın olduğumdan dolayı afallayanlar oldu. Muhtarlık bir erkek mesleği olarak görülüyordu toplumda. Hatta “bu kadın işi değil erkek işi” diyenler de olmuştu. Fakat şimdi de “muhtar hanım iyi ki siz varsınız ve iyi ki siz muhtarımızsınız” diyenler var. Bu benim hoşuma gidiyor. Bu benim için artı bir durum.

Muhtarlık erkek mesleği değildir, kadınlar da yapabilir mi dediniz?

Tabi ki öyle, çok da alâ yapabildiğimi gösterdim. Çünkü siz de biliyorsunuz ki Türkiye’nin ilk yüksek lisanslı kadın muhtarı oldum. Hem alaylı hem de mektepli olarak bir ilk olmak da güzel. Kitaplarda öğrenemediklerinizi toplumun içinde öğreniyorsunuz. Bu yönden kendimi şanslı hissediyorum.

Mahallede yapamadığınız ya da keşke şunu da yapsaydım dediğiniz şey var mı?

Fatih Mahallesi çok büyük bir mahalle olmasına rağmen, bina yönünden sıkıştırılmış bir mahalle, boş alanı yok. Mesela kültür evi yapabilecek bir alanım yok. Keşke öyle bir alanım olsa da sosyal etkinliklerimi, kültürel anlamdaki aktarımı orada yapabilsem. Fakat ne belediyenin ne de özel idarenin mahallemde yeri yok. Yer olmadığı için böyle bir alan yapamıyorum. Çalışmalarımı da başka yerlerde yapmak zorunda kalıyorum.

Fatih Mahallesinin nüfusu kaç şuanda?

11 bine yakın bir nüfusumuz var şuanda.

Mahalleye muhtar olarak geldiğinizden beri neleri değiştirdiniz? En çok sizi mutlu eden değişiklik ne?

En çok mutlu eden şey şu; çiniden yapılmış ibriğimiz bize özel bir şey olmuş oldu. O ibriğin ilk seçimleri için gittiğimde başkan yardımcısına bu benim olmalı demiştim. Orada projenin fotoğrafını çekip yayınladım sosyal medya hesaplarımda. Daha sonra da ibrik Fatih Mahallesinin oldu. Ayrıca yaşlı ziyaretlerine gidiyorum bazen. Onların gönüllerine yüreklerine dokunuyorum. Bu benim için büyük bir haz ve mutluluk. Eskisi gibi büyük aileler yok. Büyük aileler olmayınca otomatikman onlar da kendilerini yalnız hissediyor. Ben onların hiç bilmediğim akrabalarını, çocuklarını dinliyorum. Sonuçta anlatmaya ihtiyaçları var.

Günde kaç saatinizi muhtarlığa ayırıyorsunuz?

Normalde 2 saat sabah 2 saat de öğleden sonra muhtarlık binasında durulması gerekiyor. Fakat ben Mahalli İdareler müdürüme şunu söyledim; benim mahallem büyük bir mahalle ben istediğim kadar durabileyim. Perşembe günleri Pazar kurulduğu için sabah 09.30’dan 18.30’a kadar duruyorum. Diğer günler de 09.30 ile 15.30 arası muhtarlıktayım. Öğle yemeğine de gitmiyorum. Öğle arası tatilini de mesai saatine katıyorum. Memurlardan ve diğer çalışanlardan tebligat almaya gelenler oluyor. O yüzden öğle yemeğine de gitmiyorum. 15.30’dan sonra eğer dilekçem varsa belediyeye gidiyorum.

Sizin durumuzu örnek alıp muhtar olmak isteyen kadınlar olabilir. Onlara tavsiyeleriniz var mı?

Nurcan Duygu yaptı biz de yaparız ya da o kadın yaptı biz de yaparız modunda olmasınlar. Bütün mahalleler farklı farklı. Herkesin mahallesinin farklı bir ihtiyacı vardır. Kültürel, sosyal yapı açısından farklılıklar gösterebilir. Örneğin benim mahallemde çok fazla yapılması gereken teknik iş yok. İnsan odaklı konularımız var. Mesela para kazanmak için düşünmesinler muhtarlığı. O düşünce çok yanlış olur. Zaten iş yaptığın zaman otomatikman kazanırsın, kazanç düşünmemek lazım. 2014 yılında muhtar olduğum ilk dönemimde ben 11 ay maaş alamadım. Maaş alamadım derken devletten maaş sorunum yoktu. Sadece muhtarlıkta eksiklikler vardı. Çünkü bomboş bir alan vardı sadece. Bir mühür ve dosyalar vardı. Biz buradaki ekipmanları yavaş yavaş biz kendimiz temin ettik. Bağ-Kur primimizi kendimiz yatırıyorduk. İhtiyaç sahibi birisi gelince elektrik faturasını ödeyemediğini söyleyince kıyamıyordum. 11 ayın sonunda 50 TL kadar bir maaşım oldu. Onu da bir muhtar arkadaşımla pastaneye gidip tramisu tatlısı yemiştim. Onun tadını daha hiç unutmam.

Muhtarlığı ne kadar yapmak istiyorsunuz? Bir dönem hedefiniz var mı? Kaç dönem mesela?

İlk dönemde mahalleyi yeni tanıyor insan. Benim mahallem büyük olduğu için söylüyorum. Bir de benim avantajım insanlarla hemen diyalog kurabiliyorum. İlk dönemin sonunda mahalleyi tanıdım diyebilirim. Ondan sonra yavaş yavaş iş yapmaya başlıyorsunuz. Neler yapabilirim onun araştırması içine giriyorsunuz. İkinci dönemde biraz daha tecrübeleniyorsunuz. Çıraklık ve kalfalık dönemi derler ya ustalık dönemini de yapmak gerekiyor bence. Üç dönem çok verimli olur diye düşünüyorum. Daha sonra da geriye çekilip başkalarına fırsat vermeli. Üçüncü dönemde de yanında bir aza şeklinde bir kişiyi yetiştirmeli. Dışarıdan birisi gelip de aday olmamalı. Burası öğrenme yeri olmamalı. Burası yap-boz yeri değildir. Bence birazcık tecrübe olması lazım. Biraz dinamik birisi olmalı, hayal gücü olmalı.

Siyaset düşünüyor musunuz?

Sizin de bildiğiniz gibi 2019 yılında belediye başkan aday adayı olmuştum. Tabi bu hemen bir kere de olup da yılıp kenara çekilmemiz anlamına gelmiyor. Bu işler kader ve kısmet işidir bence. Vatandaşlardan, mahalle sakinlerimizden ve çocuklardan siyasete girmem yönünde çok ısrar geldi. Bu konuda size biraz ilginç bir şey anlatmak istiyorum. Zaman zaman buraya çocuklar gelir. Okuldan çıkınca anneleri evde olmayınca muhtarlığımıza çocuklar gelir. Burada Allah ne verdiyse yeriz beraber. Bazen ekmeğin üzerine yağ sürüp yeriz. Burada konuşur sohbet ederiz, onlardan da müthiş ilginç fikirler çıkar. 23 Nisan’da buraya gelirler, güzel kutlamalar yaparız. Karne aldıklarında o sevinçlerini benimle yaşarlar. Bir gün üç tane çocuk geldi ve dediler ki “muhtar abla biz seni belediye başkanı yapmak istiyoruz.” Ben de onların şevkini kırmak istemedim. Onlar buraya geldiğinde büyük insan gibi konuşurlar ben de onları öyle dinlerim. O gelen üç çocuktan biri benim aday olmam yönünde çok ısrar etti. Hatta tüm afiş ve teknik konular ve tanıtımlarda bana destek olacaklarını söylediler. Çocuklar çok güzel düşünüyorsunuz ama bu işler ha deyince olmaz dedim. Israrla bana belediye başkanı adayı olmamı söyleyip “isteyince olur” dediler. Onlar gidince eşimi aradım, “ben belediye başkanı oluyorum” dedim. O da şaşırdı, durumu anlattım. Ve aday adayı oldum. Ancak bu defa kaderimizde yokmuş aday olamadım. Ancak siyaset aklımın bir yerinde duruyor.

Fatih Mahallesinin sorunlarını saysak, ilk üç maddeyi ne alır?

Elektrik direklerinin yer altına alınması çalışması var bildiğiniz gibi. Mahalle aralarında 69 sokağım var ve bunların hepsi kazıldı. Kaldırımlar ve asfaltlarındaki bu kazı çalışmaları bizi çok mağdur etti. En büyük sorunumuz bu. Belediye yetkililerine bu işin yapımı için sıralamaya aldırttım ben. Fen işlerinden arkadaşları getirip tek tek sokakları dolaştık ve hepsini not aldık. İlk yapılmayı bekleyen iş kaldırım ve asfalt tadilatımız. Ondan sonraki sorunumuz ise kanal konumuz var. Mahallemizden geçen bir kanal bu, görüntüsü daha güzel olsun diye bazı taleplerim oldu. Bu konuda belediyenin de bir Kanal Kütahya projesi olduğunu öğrendik. O proje hayata geçince de Fatih Mahallesinin havası değişecek. Üçüncü bir sorunumuz ise mahallemizdeki yoksul ve yardıma muhtaç insanlar. İlk muhtar olduğum 2014 yılında 8 aile bu şekilde idi. 2020 yılına geldiğimizde ise bu sayı maalesef ki 40’a yükseldi. Yani bu az bir rakam değil. Mahalle sakinlerime yetişmeye çalışıyorum. Onların mesela gıda ihtiyaçlarını sadece Ramazan ayında gidermiyorum. Eylül ayında okul açılacağı zaman vatandaşların çok gideri oluyor. Kırtasiye malzemeleri, kıyafetler ve benzeri şeyler yardım ediyoruz. Bunların yanında temel gıda ihtiyaçlarını almaya çalışıyorum. Bir de Şubat-Mart aylarında çok sıkıntı yaşıyorum. Vatandaşların giderlerinin en arttığı aylar bunlar.

Yabancı uyruklu insan çok mu Fatih Mahallesinde?

Evet, maalesef çok. Fatih Mahallesi kira yönünden pahalı bir mahalledir. Fatih Mahallesinde bu kadar varsa diğer kenar mahallelerde eminim ki daha fazladır.

Mülteciler mahallenin sosyal ve kültürel yapısını etkiliyor mu?

Onlara da yaşam hakkı vermemiz lazım tamam da ama sürekli kapıdan çıkar çıkmaz bir şeyler istemeleri mahalle sakinlerimi de rahatsız ediyor. Cami çıkışında, market çıkışında ya da evlerin girişinde, semt pazarında insanları rahatsız eder derecede dileniyorlar.

Mahalledeki 40 ihtiyaç sahibinden yabancı uyruklu var mı?

Hayır, değil. Az önce bahsettiğim 40 aile Türk vatandaşımız. Mülteciler ilk geldiği zaman, mahalle sakinlerimiz ellerinde olan ne varsa yardım ettiler. Ama belli bir süre sonra mahalle sakinlerimin de elinde kalmadı yardım edecek unsur. Öyle olunca da şuanda o konularda yardımcı olamıyoruz. Kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılıyor.

İlan

AFYON

Friglerin gıdalarını sakladığı mağaralar hayrete düşürdü

Yayınlanan

Frig Vadisindeki binlerce yıllık geçmişe sahip kayalara oyulan mağaralardaki doğal buzdolabı, görenleri hayrete düşürüyor. Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi kayalar, ziyaretçi akınına uğruyor.

Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir sınırları içerisinde yer alan Frig Vadisi birçok gizemi barındırmaya devam ediyor. M.Ö. 12 ve 7. yüzyıllarda Orta Anadolu’nun batısına egemen olan Frigler, kayalara oydukları yapılar ile tanınıyor.

Kayalar içerisine oydukları yerleşim yerlerinde merdiven, pencere gibi detayların düşünülmesi ise Frigleri daha ilginç kılıyor. Friglerin yaşadığı İhsaniye ilçesine bağlı Beyköy Çukurca mevkiinde halk arasında ’40 Merdivenlik Kayalıklar’ olarak bilinen bölgede yer alan bir mağaranın zeminine yapılan yaklaşık 1×1,5 metre ebadında ve 1,5 metre yüksekliğindeki oyuk adeta doğal bir buzdolabını anımsatıyor.

Friglerin M.Ö. yiyecek ve içeceklerini saklamak için yaptıkları ve doğal bir buzdolabına benzeyen oyuğu bugünkü kiler gibi de kullanarak tahıllarını sakladıklarına inanılıyor.

“HERKESİN GELİP GÖRMESİNİ İSTİYORUZ”

Beyköy Köyü Muhtarı Ahmet Devrim, bölgeye daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Mağralarda birçok gizemin olduğunu savunan Devrim, bölgenin turizme daha fazla kazandırılması gerektiğini söyledi.

Frig Vadisini herkesin gelip görmesi gerektiğini aktaran Devrim, “Mağaranın içinde o güne ait malzemelerin çürümemesi için doğal buzdolabına benzer bir oyuk var. Havalandırması ve merdivenleri var.

O dönemdeki bir yerleşim bölgesi burası. Herkesin gelip görmesini istiyoruz, daha bilinmeyen birçok yer var” diye konuştu. İHA-AFYONKARAHİSAR

Okumaya devam et

Ekonomi

Kütahya’da bahçede yetişen dev kabak, görenleri şaşırtıyor

Yayınlanan

Kütahyalı üretici Şaban Tekin, bahçesinde yetiştirdiği 40 kilo 100 gram ağırlığındaki bal kabağını 300 TL’ye satabileceğini söyledi.

Kütahya merkeze bağlı Ahmetoluğu köyünde yaşayan 73 yaşındaki Şaban Tekin, bahçesinde 40 kilo 100 gram ağırlığında bal kabağı yetiştirdi.

Tekin, yaptığı açıklamada, beldede yaklaşık 50 yıldır tarımla uğraştığını ve ilk kez bu büyüklükte bir kabak yetiştirdiğini ifade etti.

Kabak fidelerini mayıs ayında bahçesine ektiğini belirten Tekin, “Bahçedeki domatesi, biberi, salatalığı, karpuzu, kavunu nasıl yetiştirdiysem kabağı da aynı şekilde doğal yetiştirdim. Kabağı her gün düzenli olarak suladım, bakımını yaptım. Kabağın bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordum. Kabağı görenler çok şaşırıyor” diye konuştu.

Dev kapağı Kütahya merkezdeki iş yerine sergileyen Tekin, müşteri çıkması halende kabağı 300 TL’ye satabileceğini sözlerine ekledi. İHA

Okumaya devam et

3. SAYFA

Türbede hazine arıyorlar

Yayınlanan

Çalışmadan kolay yoldan zengin olmak isteyenlerin verdiği zararlar bitmiyor. Merkeze bağlı Karaağaç köyü yakınlarındaki Horasan Erenleri olarak bilinen karşılıklı iki türbede define arayan kendini bilmezler, yaklaşık 800 yıllık yapıya da mezarlara da zarar verdi.

Merkeze bağlı Karaağaç köyü yakınlarında bulunan ve yaklaşık 800 yıldır ayakta kalmayı başaran Horasan Erenleri türbeleri, defineciler tarafından talan edildi.

Dumlupınar Gazetesinin haberine göre, karşılıklı iki türbenin bulunduğu Karaağaç köyü sakinleri de türbelere zarar veren define avcılarına tepkili. Müslüman mezarında define ve benzeri şeylerin olmadığını bilmeyecek kadar cahil olan define avcıları türbelerin duvarlarına ve sandukaların altlarına zarar vermiş.

Selçuklu mimarisi ile yapıldığı görülen türbelerin dış duvarları da kendini bilmez bazı kişilerin yazı yazması ile tahrip edilmiş halde.

Okumaya devam et

AFYON

Yol ortasında duran türbenin gizemi, kaldırmak istediler ama kepçeler kırıldı

Yayınlanan

Kütahyalı Mutasavvıf Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’ne ait yol ortasındaki türbe görenleri hayrete düşürüyor. Yol ortasında kalan türbeyi belediye iki defa kaldırmak istedi, ikisinde de kepçe kırıldı. Görgü tanığı o anları anlattı…

Gökten Ceylan – AFYONKARAHİSAR – İHA

Afyonkarahisar’ın Çavuşbaş Mahallesinde yıllardır yol ortasında duran “Askeri Baba” isimli Mutasavvıf Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz. ait türbe görenleri hayrete düşürüyor.

Belediye tarafından 1960’lı yıllarda bulunduğu yerden kaldırılmak istenirken kepçelerin bozulduğu bilinen türbenin yol ortasında olmasına rağmen çevresinde hiçbir trafik kazası da yaşanmadığı belirtiliyor.

Aslen Kütahyalı olan Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’nin Afyonkarahisar’a 17. yüzyılda müderris olarak geldiği biliniyor.

Afyonkarahisar’ın kültürel ve mânevi hayatı bakımından önemli yere sahip olduğu, o dönem Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’nin bugünkü sağlık ocağının bulunduğu yerdeki Hisarardı Medresesi’nde müderrislik yapan önemli zatlardan biri olduğu da biliniyor.

Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz., uzun yıllar Halveti Şeyhi olarak irşat görevinde bulundu.

Mutasavvıf, divan şairi olan Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz., 4 bin beyitlik divanında aruz ve hece ölçüleriyle yazdığı nutku şeriflerde hakikati anlattı. Bu arada ayetlerden ve hadislerden faydalanan Muhammed Askeri Hz., 280 civarındaki beyitte 59 ayete yer verdi.

Muhammed Askeri Hz.’nin divanının bir nüshası Afyonkarahisar’da, biri Konya’da ve üçüncüsü İstanbul Üniversitesi kitaplığında bulunuyor. 35 yılın ardından Hakk’a yürüyen Muhammed Askeri Hz.’nin bugün türbesinin olduğu yere defnedildiği biliniyor. Bazı kaynaklarda ise kabri şerifinin Kütahya’da olduğu belirtiliyor.

1978 yılında Hisarardı Medresesi’nin bakımsızlıktan dolayı harabeye dönmesinin ardından bölgeye sağlık ocağı yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.

1960’lı yıllarda bölgede belediye tarafından yapılan istimlak ile alan imara açılarak bugünkü mahalle konumuna geldi. Fakat o tarihten bu yana kutsal sayıldığı için türbeye dokunulmadı ve yol ortasında kaldı. Çift şeritli yolun geçtiği Göksu Caddesi üzerinde bulunan türbeden dolayı yol bir yerden sonra tek şeride düşüyor. Buna rağmen bölgede hiç trafik kazası yaşanmaması ise dikkat çekiyor.

“TÜRBEYİ ALMAK İSTEYEN KEPÇE İKİ DEFA KIRILDI”

Mahalle sakinlerinden 71 yaşındaki Ali Erdem, çocukluğundan bu yana mezarın şimdiki yerinde olduğunu ve kaldırılamadığını ifade etti. Erdem, kendisinin 60 yıldan bu yanan türbenin yani başındaki evde oturduğunu kaydederek, “Burası 60 yıldan bu yana burada ve buradaki kişi dervişmiş. Buralar mezarlıkmış ve alanı istimlak yapıyor belediye. Türbeyi almak isteyen kepçe iki defa kırıldı. Ben bunu gördüm, buraya geldiğim sene oldu bu olay. Ama artık herkes alıştı, türbe olduğu için herkes alıştı ve gelip geçenler dua okuyor” dedi.

Okumaya devam et

Kültür

Ölen kirpinin dört yavrusunu evinde besliyor

Yayınlanan

Kütahya’da yaşayan Ali Hikmet Çetmi, bir aracın altında kalarak ölen kirpinin dört yavrusuna sahip çıktı, “insanlık ölmedi” dedirtti. Kirpileri biberonla evinde sütle besleyen Çetmi “Başka hayvanlardan zarar görmemesi için yavruları akşamları evimize alıyoruz. Gündüz ise belli saatlerde doğal ortamlarından kopmamaları için bahçeye çıkarıyoruz” dedi.

KÜTAHYA -AA

Kütahya’da bir kişi, arabanın altında kalarak ölen kirpinin dört yavrusunu biberonla evinde besliyor.

Sultanbağı Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk babası Ali Hikmet Çetmi (41), bahçesindeki anne kirpinin, bir aracın altında kalarak ölmesinin ardından dört yavrusuna sahip çıktı.

Çetmi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bahçesindeki kirpinin yaklaşık 20 gün önce doğum yaparak dört yavru dünyaya getirdiğini söyledi.

Bir hafta önce anne kirpinin, caddeden geçen bir arabanın altında kaldığını belirten Çetmi, “Kirpi yavrularının annesiz kalınca ve bir şey yiyemediklerini görünce onlara sahip çıktık. Onları nasıl beslememiz konusunda internette araştırma yaptım ve sütle beslenebileceklerini öğrendim. Plastik bir şişeyi biberona dönüştürerek kirpi yavrularına süt vermeye başladım.” diye konuştu.

İlk günlerde yavru kirpilerin korktukları için top halinde durduklarını anlatan Çetmi, kirpilerin alışmaya başladıktan sonra açıldıklarını aktardı.

Gözleri yeni açılan yavru kirpilerin zarar görmemesi için çaba harcadıklarını dile getiren Çetmi, “Başka hayvanlardan zarar görmemesi için yavruları akşamları evimize alıyoruz. Gündüz ise belli saatlerde doğal ortamlarından kopmamaları için bahçeye çıkarıyoruz. Çocuklarım ilk zamanlarda korkuyorlardı. Artık onlar da alıştılar.” dedi.

Çetmi, kendi yaşamlarını sürdürebilecek duruma gelene kadar kirpi yavrularını beslemeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Kültür

Nişan yüzüğü almaya gittiler son model otomobil kazandılar

Yayınlanan

Nişanları için Kütahya’dan Eskişehir’de bulunan Espark Alışveriş Merkezine yüzük almaya gelen çift, burada yapılan otomobil ödüllü çekilişe katıldı. Evlendikten sonra son model otomobil kazandıklarını öğrenen talihli çift, çifte mutluluk yaşadı.

ESKİŞEHİR – İHA

Kübra Balta ve Cahit Balta çifti, evlenmeden birkaç ay önce nişan yüzüklerini almak için Espark Alışveriş Merkezi’ne geldi. Yüzüklerini alan çift, burada gerçekleşen otomobil ödüllü çekilişe katıldı. ECE Türkiye tarafından yönetilen Espark Alışveriş Merkezinde noter ve Milli Piyango yetkilileri huzurunda gerçekleşen çekiliş sonucu son model lüks otomobil, Kübra Balta’ya çıktı. Otomobili teslim almaya gelen talihli çiftin mutluluğu gözlerinden okundu.

“BİZİM İÇİN DÜĞÜN HEDİYESİ OLDU”

Çekiliş sürecinde evlendikleri için çifte mutluluk yaşadıklarını aktaran Felsefe Öğretmeni Kübra Balta, “Biz araba çekilişi yapıldığı süre zarfında nişanlıydık. Daha doğrusu nişan alışverişi için Kütahya’dan gelmiştik. Alışverişlimizi yaptık eşim de bize yüzük almıştı. Kupon aldık ve çekilişe katıldık. Birkaç tane kupon vermiştik ama benim adıma olana çıktı. Hatta bu pandemi süreci yüzünden biraz ertelenince biz o süre zarfında evlendik. Nikahtan 2 hafta sonra da çekilişi kazandığımız duyduk. Bizim için de bir düğün hediyesi oldu. İkisi de çok heyecanlı ve güzel şeylerdi. Heyecanlı bir dönem yaşadık ve üstüne bu olunca hem şaşırdık, hem de heyecanlandık. Bugün de buradayız ve teslim alıyoruz” diye konuştu.

“BİR GÜN ÖNCESİNE KADAR ARAÇ BAKIYORDUM”

Otomobilin kendilerine çıktığını öğrenmeden bir gün önce satın almak için otomobil baktığını belirten Avukat Cahit Balta, “Çok mutlu olduk. Heyecan bastı önce emin olmadık. Akşama kadar anca emin olabildik. Biz de zaten araç almayı düşünüyorduk. Hatta bir gün öncesine kadar ben araçlara bakıyordum. Çok mutlu olduk böyle olunca. Bize de bir düğün hediyesi gibi oldu” şeklinde konuştu.

Çekilişe katılımın yoğun olduğunu söyleyen Espark Alışveriş Merkezi Müdürü Berkay Damgacı ise şunları söyledi;

“Nikahta keramet var derler. Biz de Espark olarak çiftimize bir düğün hediyesi vermiş gibi hissediyoruz. Allah inşallah kazasız belasız kullanmayı nasip etsin. Çekilişimiz 15 Kasım 2019’da başlamıştı. 15 Mart 2020’ye kadar devam etti. Çekilişimizi normalde nisan ayında yapmayı planlıyorduk ama pandemi sebebiyle 22 Haziran’a ertelemek zorunda kalmıştık. 500 bine yakın yoğun bir katılım oldu. Tekrardan çiftimizi tebrik ediyoruz.”

Öte yandan büyük ödül olan otomobilin yanı sıra çekilişe katılan 2 kişi telefon 2 kişi de televizyon sahibi oldu.

Okumaya devam et

Kültür

Karantinada KYK yurdunda kalan bir vatandaş, Kur’an’ın arasına 400 Euro para ve bir mektup bıraktı

Yayınlanan

Kütahya Kredi Yurtlar Kurumu Yesevi Öğrenci Yurdunda karantinada 14 gün kalan bir vatandaş, odadaki Kur’an’ı Kerim’in içine 400 Euro para ve bir de mektup bıraktı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com – ÖZEL HABER

Koronavirüs salgını nedeniyle yurt dışından uçakla Kütahya’ya getirilen bir vatandaş, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Yesevi Yurduna yerleştirildi.

14 günlük karantina sürecinde burada kalan vatandaş, odanın gerçek sahibi olan öğrencilere verilmek üzere 400 Euro (3 bin 150 TL) bıraktı. Paraları Kur’an arasına bırakan vatandaş, öğrencilere hitaben de bir mektup bıraktı ve yurttan ayrıldı.

Konunun üzerinden aylar geçti ve odanın gerçek sahipleri olan öğrenciler yeniden odalarına yerleşti.

Öğrenci Medine Nur Sevinç, 13 Temmuz 2020 günü eşyalarını topladıktan sonra odayı boşaltı ve oda anahtarı ile Kur’an’ı yurt temizlik görevlisi Gülcan Kaymak’a teslim etti.

Odanın temizliği ile görevli personel Gülcan Kaymak öğrenci gittikten bir süre sonra odayı kontrol için yukarı çıktı. Bu arada Kur’an’a da bakan görevli, içinde 8 tane 50 Euro para ve mektubu gördü.

Durumu yetkililere bildiren Gülcan Kaymak, paralar ve mektubu bulduklarını tutanak ile imza altına aldılar.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, para imza karşılığında 4 öğrenciye paylaştırılacak.

Okumaya devam et

Kültür

Karagöz Ahmet Paşa Camii ibadete açıldı

Yayınlanan

Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restorasyonu tamamlanan Karagöz Ahmet Paşa Camii ibadete açıldı.

KÜTAHYA – İHA

1511 yılında inşa edilen, Cumhuriyet Caddesi’ndeki Kütahya’nın en yüksek kubbeli camilerinden biri olan Karagöz Ahmet Paşa Camii, Vakıflar Kütahya Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle birlikte yeniden cemaatiyle buluştu.

İbadete açılan camide Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Mevlid-i Şerif okutuldu.

Açılışa, Kütahya Valisi Ali Çelik, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Aydın, Belediye Başkanı Alim Işık, İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ve bazı vatandaşlar katıldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

90 yıllık lezzet durağı, Cumhuriyet Lokantası

Yayınlanan

Kütahya’nın en köklü lokantalarının başında gelen Cumhuriyet Lokantası, yemeklerindeki lezzet ve kalite ile ününü ülke geneline yaydı. 1930 yılında dedesinin kurduğu lokantayı şimdi 3. kuşak temsilcisi Ahmet Öztop yönetiyor.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com – ÖZEL HABER

1930 yılında dede Ahmet Öztop tarafından kurulan Kütahya Cumhuriyet Lokantası, 90’ncı yılını geride bıraktı. Babası Muammmer Öztop’tan emaneti devralan torun Ahmet Öztop, yemeklerindeki lezzetin sırrının samimiyet ve yaptıkları işi sevmek olduğunu söyledi.

Günde 60 çeşit ile müşterilerine hizmet veren Cumhuriyet Lokantası 1930 yılında kuruldu.

Kütahya’da sanayi çarşısında bulunan lokantanın müdavimleri, sadece bölge esnafı değil. Valiler, milletvekilleri, bürokratlar, ünlü iş insanları ve tanınmış sanatçılar da Kütahya’da Cumhuriyet Lokantasını tercih ediyor.

Ünlü gurmeler de Kütahya’ya geldiğinde mutlaka Cumhuriyet Lokantasına gidiyor.

Babası Muammer Öztop’tan devraldığı bayrağı daha da yükseklere taşıyan Ahmet Öztop

Cumhuriyet Lokantasının sahibi Ahmet Öztop ile yaptığımız kısa söyleşi…

Okumaya devam et

Kültür

Ayasofya Camiine Kütahyalı İmam Ferruh Muştuer atanıyor

Yayınlanan

Ayasofya Camii’ne atanacak olan iki imamdan birisi olarak ifade edilen Ferruh Muştuer, biyografisi ile araştırılan isim olmaya başladı. Daha önce Ayasofya’da Fetih Suresi de okuyan Ferruh Muştuer, 2015 yılında Dünya Kuran-ı Kerim okuma yarışmasında birinciliği elde etmişti.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Ferruh Muştuer, Ayasofya’nın Camii vasfını kazanmasının ardından buraya atanacak 2 isimden birisi olarak gündemde yer almaya başladı. Pek çok kişinin biyografisi ile araştırdığı Ferruh Muştuer, Kuran-ı Kerim tilaveti ile ödüller kazanmış ve ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etmiştir. Peki, Ferruh Muştuer kimdir nereli kaç yaşında? İşte, o isim hakkında merak edilen detaylı bilgiler.

FERRUH MUŞTUER KİMDİR NERELİ KAÇ YAŞINDA?

Ferruh Muştuer, 1971 yılında Kütahya’da doğdu. Hafızlık ve orta öğrenimini Kütahya’da tamamladı.

1996 yılında Tavşanlı ilçesinde müezzin-kayyım olarak göreve başladı. 2006-2010 yılları arasında Avusturya’da din görevlisi olarak görev yaptı.

2010- 2013 yılları arasında Kütahya Ulucamii’nde İmam Hatip olarak görev yaptı.

İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Kıraat Bölümü’nü tamamlayarak icazet aldı. 2015 yılında Kuveyt’te düzenlenen Uluslararası Kur’ân-ı Kerîm’i Güzel Okuma Yarışması’nda birinci oldu.

2013 yılından beri İstanbul Eminönü Yeni Cami İmam Hatibi olarak görev yapan Ferruh Muştuer evli ve üç çocuk babası.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahyalı “Çoban Ressam” Muharrem Akyol hayatını kaybetti

Yayınlanan

Kütahya Elmacık köyü doğumlu naif ressam Muharrem Akyol, 15 gün süren yaşam mücadelesini bugün kaybetti. Akyol sanat çevrelerinde “Çoban Ressam” adıyla da anılırdı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Kütahya’nın renkli simalarından naif ressam Muharrem Akyol, (61) yaklaşık 15 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.

Kütahya’nın Elmacık Köyü’nde çobanlık ve taş ustalığı yapan evli 2 çocuk babası Muharrem Akyol, çocuk yaşlardan bu tarafa resimle uğraşıyordu.

Çobanlık yaptığı da bilinen naif ressam Muharrem Akyol, bir kaç ay önce bir gazeteciyle yaptığı söyleşide kendini şöyle tanıtıyordu:

“İşim gereği günün 24 saati doğa ile iç içeyim. Ayrıca taş ustalığı yapıyorum. İlkokul mezunuyum, ama resim tutkusu her geçen yıl büyüyerek bu günlere geldi. Birçok galeride resimlerim sergilendi ve satışa sunuldu. Daha 4 yaşındayken, kalemle bir şeyler karalamaya başlamışım. Kuş, kedi, köpek, ağaç resimleri çiziyormuşum. 2010 yılında yaptığım bir resme çerçeve yaptırmak için çerçeveciye gitmiştim. Ünlü ressam Hüseyin Yüce resimlerimi gördü, çok beğendi. O günden sonra beni yönlendirdi. Kendisinden çok esinlendim. Ankara, İstanbul ve Kütahya’da dört kişisel sergi açtım. Yaptığım resimler büyük ilgi gördü şimdi amacım yurt dışında sergi açmak.”

Muharrem Akyol (Solda) Bayram Yıldız (Sağda)

Kütahya Kültür ve Sanat Derneği (KÜSAD) üyesi de olan Muharrem Akyol için bugün merkez Elmacık köyünde bir cenaze töreni düzenlendi.

Dernek Başkanı Bayram Yıldız, yenikutahya.com’a yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

Çok sevdiğimiz değerli bir insanı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaklaşık 15 gün önce beynindeki kılcal damarlardan birinde kan pıhtılaşması olmuştu. 15 gündür yoğun bakımda idi. Çoklu organ yetmezliği de başlayınca bugün sabah saatlerinde kaybettik. Başımız sağ olsun…”

Okumaya devam et

İLÇE HABERLERİ

Kuşu Göleti, manzarasıyla hayran bırakıyor

Yayınlanan

Kütahya’nın Simav ilçesi bağlı Kuşu beldesinde bulunan Kuşu Göleti, sosyal tesisleri ile yaz döneminde vatandaşlara kapılarını açtı.

ADİL AKA – yenikutahya.com

Kuşu Belediye Başkanı Feridun Aktay, sulama ve yangın söndürme amaçlı yapılan Kuşu Göletinde gerçekleştirdiği bir dizi çalışmayla bölgenin en önemli piknik ve mesire alanını bölge halkına kazandırdı.

Korona ile mücadele sürecinde tamamlanan ve 1 Haziran’da başlatılan normalleşme serbestliğinde hizmete açtıkları Kuşu Göletindeki Kuşu Belediyesi Sosyal Tesislerinin, Kuşu Beldesine ve bölgeye hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Feridun Aktay, kır düğün salonu, kahvaltı ve yemek salonu olarak hizmete vermeye başladıkları sosyal tesislerde Kuşu Belediyesi olarak tekne turları da düzenlediklerini hatırlattı.

Geçtiğimiz yıldan bu yana Kuşu Göleti çevresinde kamelya, ocak başı, yol, tuvalet, içme suyu ve otopark gibi birçok sosyal donatıyı tamamladıklarını anlatan Başkan Aktay, “Kuşu Göletinin güzelliğini yaşamak gerek. Misafirlerimize kapımız açıktır. Hem göletimizi hem de Kuşu’nun güzellikleri herkesin görmesini istiyoruz. Tesisimizde sabah kahvaltısı, pide, ızgara, gözleme ve lahmacun çeşitleriyle sıcak ve soğuk meşrubatlar yerken doğa ve huzurlu bir ortam güzelliğini hep birlikte yaşamaya davet ediyorum.” dedi.

Okumaya devam et

Kültür

Oyuktepe Şehitliğine Mehmetçik selam durdu

Yayınlanan

Kütahya İl Jandarma Alay Komutanlığı’na bağlı askerler Oyuktepe Şehitliğine saygı yürüyüşünde bulundu. Mehmetçiklerimiz, şehitlikte temizlik de yaptı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Kütahya merkeze bağlı Yeşilbayır Köyü mevkisinde bulunan Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan askerler adına yapılmış olan Oyuktepe Şehitliği, Kütahya İl Jandarma Komutanlığında vatani görevini yapan askerler tarafından ziyaret edildi.

Saygı yürüyüşü ve saygı duruşundan sonra dualar okunarak şehitler anıldı.

Daha sonra şehitliğin bakım onarımı yapılıp yabani otlardan temizlendi.

Kütahya İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada “Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.” denildi.

Okumaya devam et

Kültür

Sosyal mesafeli düğünler başladı, alınan önlemler dikkat çekti

Yayınlanan

1 Temmuz itibariyle yeniden faaliyete başlayan düğün salonlarında alınan sıkı tedbirler dikkat çekti.

Kütahya’da düğün salonları açıldı, sosyal mesafe, maske, ateş ölçümü ve dezenfektan kurallarına uyularak katılımcılar içeri alındı.

Büşra – Yasin çiftinin düğünü açık havada sosyal mesafeli, maske kurallarına uyularak başladı. Gelin ve damadın alkışlarla salona gelmesinin ardından nikâhı kıyıldı.

Bu arada, çiftler ve nikah şehitleri ile davetlilerin maskeli ve sosyal mesafe kurallarına uydukları görüldü. Düğünde gençler uzaktan tebrik edilirken, takı için sandık ve zarf konuldu.

Okumaya devam et

Kültür

Danıştay, Murat Dağı ÇED raporu iptal kararını oy birliğiyle onadı

Yayınlanan

Ege’nin can damarı olarak anılan Kütahya Murat Dağında altın madenine yargı “dur” dedi. Murat Dağı’nda altın madeni projesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verdiği “ÇED olumlu” kararı, mahkeme tarafından iptal edilmişti. Karar bugün Danıştay 6. Dairesi tarafından onandı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Kütahya Gediz İlçe sınırları içerisinde yer alan ve taşıdığı özellikler nedeniyle “Ege Bölgesinin can damarı” olarak nitelenen Murat Dağında yapılmak istenen altın işletmeciliğine verilen ÇED olumlu kararı mahkemece iptal edilmişti.

Karar, Danıştay 6. Dairesi tarafından bugün onandı. Danıştay kararı ile ilgili Kütahya Barosundan yazılı açıklama geldi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ege Bölgesi başta olmak üzere birçok akarsu ve nehrin kaynağı olan farklı endemik türlerin yaşadığı bölgemizin göz bebeği Murat Dağı, gerek yüksekliği gerek sahip olduğu bitki örtüsü ile Ege Bölgesi’nin ekolojisini belirleyen Altın Gümüş Madeni Kapasite Artırımı, Cevher Zenginleştirme Tesisi Kırma-Eleme Tesisi Projesi kapsamına alınan ve Kütahya İdare Mahkemesince 16.12.2019 tarihinde karara çıkan Murat Dağındaki altın zenginleştirmesi ile ilgili ÇED raporunun iptaline ilişkin karar Danıştay 6. Dairesi tarafından Esas: 2020 / 709 – Karar: 2020 / 3859 sayılı karar ile oybirliği ile onanmıştır.”

ALİ FAZIL KASAP SOSYAL MEDYADAN MÜJDE VERDİ

CHP İL BAŞKANI ŞAHBAZ DA AÇIKLAMA YAPTI

Yaşanan gelişmenin ardından Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya İl Başkanı Zeliha Aksaz Şahbaz açıklama yaptı. Şahbaz “Murat Dağında tüm Batı Anadolu’yu, ekosistemi zehirleyecek, yeryüzü cenneti dağımızı mahvedecek siyanürlü altın madenine karşı açtığımız davayı kazanmıştık. Danıştay tarafından karar düzeltme yolu kapalı olarak onaylandı. Yaşam kazandı, bu ülkenin masumları kazandı. Dava açan, dağımızı savunan, yanımızda duran, yüreği masum canlarla atan yaşam savunucularımıza binlerce teşekkür” dedi.

NE OLMUŞTU ?

Murat Dağı’nda yapılmak istenen altın işletmeciliğine verilen ÇED olumlu kararına karşı Kütahya ve Uşak baroları başta olmak üzere yörede yaşayan 53 vatandaşın da katılımı ile dava açılmıştı.

Davanın geçen Ağustos ayında yapılan bilirkişi keşfinde, bilirkişiler altın madenine karşı olumsuz görüş bildirmişlerdi.

Kimya, maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği, ziraat mühendisliği gibi alanlardan konunun uzmanı bilim insanları tarafından hazırlanan 109 sayfalık raporun sonuç kısmında “Kütahya’nın Gediz İlçesi Karaağaç mevkiinde Yıldız Altın Gümüş Madeni Kapasite Artırımı Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Kırma-Eleme tesisi projesine ilişkin T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu’ kararının; Harita mühendisliği açısından koordinatları onaylanan keşif ve ilgili bölümlerde yer alan açıklamalar bağlamında biyoloji bilimi, kimya bilimi, çevre mühendisliği, harita mühendisliği, hidrojeoloji mühendisliği, jeoloji mühendisliği, maden mühendisliği, orman mühendisliği ve ziraat mühendisliği açısından uygun olmadığı kanaatine varılmıştır” görüşlerine yer verilmişti.

Okumaya devam et

Kültür

İyi ki varsın Türk Polisi, iyi ki doğdun Ömer Faruk

Yayınlanan

Sosyal medya paylaşımıyla harekete geçen polislerden 8 yaşındaki çocuğa doğum günü sürprizi. İyi ki doğdun Ömer Faruk…

Kütahya’da bir babanın sosyal medya hesabından paylaştığı mesajın ardından pasta alan polis ekipleri, 8 yaşına giren çocuğa sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.

Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan Üsame Karayel, ilkokul 3. sınıfı bitiren oğlu Ömer Faruk’un, doğum gününün polisler tarafından kutlanması isteğini  Kütahya Valisi Ali Çelik’i etiketleyerek tweet attı.

Baba Karayel’in “Oğlumun bugün doğum günü. Birkaç gündür oğlum, ‘Doğum günlerinde polis amcalar geliyor, bana da gelirler mi?’ diyor. Ben de ‘Oğlum polis amcaların işleri çok, gelemezler’ diyorum ama içinde ukde kaldı.” mesajını okuyan Vali Çelik, İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç’a talimat vererek polislerin Ömer Faruk’un hayalini gerçekleştirmesini istedi.

Pasta alıp ailenin evine giden polisler, Ömer Faruk’un doğum gününü kutladı.

Üsame Karayel, oğlunun büyük mutluluk duyduğu bu sürprizden dolayı Vali Çelik ve polis memurlarına teşekkür etti.

Okumaya devam et

ÇAVDARHİSAR

Dünya mirası Aizanoi’de binlerce yıl sonra taşlar yerine oturacak

Yayınlanan

Aizanoi Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Elif Özer “(Antik tiyatro ve stadyum) Kütahya Valiliğinin de desteğiyle çalışmalara başladık. Yaklaşık 6 yıl sürecek projeyle burayı Antik Çağ’daki görünümüne kavuşturmayı ve bölgeye daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz” dedi. Projenin mimarı Yalın Pekvar ise “Dağınık durumda olan mermer ve kireç taşlarından oluşan yaklaşık 4 ton ağırlığındaki blokları önce vinçle bulunduğu yerden alanın dışına alacağız. Bu blokların ölçümünü yapıp envanterini çıkardıktan sonra hazırlayacağımız projeyle yerlerine koyacağız” dedi.

MUHARREM CİN – AA

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus tapınağına ev sahipliği yapan ve geçmişi 5 bin yıl öncesine dayanan Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti’nde tiyatro ile stadyumun restorasyonuna başlandı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi’ne 2012’de dahil edilen, “İkinci Efes” olarak da nitelendirilen Aizanoi’de kazı ve alan araştırması 9 yıldır sürüyor.

Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Elif Özer, AA muhabirine, bölgede bu yıl ağırlıklı olarak restorasyon çalışması yapacaklarını söyledi.

Roma dönemine ait 20 bin kişilik tiyatro ile bitişiğindeki 13 bin 500 kişilik stadyumun restorasyonu için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kütahyalı iş insanı Rıza Güral arasında sponsorluk protokolü imzalandığını belirten Özer, “Kütahya Valiliğinin de desteğiyle çalışmalara başladık. Yaklaşık 6 yıl sürecek projeyle burayı Antik Çağ’daki görünümüne kavuşturmayı ve bölgeye daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Projenin mimarı Yalın Pekvar ise antik tiyatro ve stadyumun yüzyıllar içinde deprem ile toprak kayması gibi doğal afetlerden zarar gördüğünü anlattı.

Tiyatro yapısında yürüttükleri çalışmalara değinen Pekvar, “Bundan önceki dönemlerde bazı taşlar buradan götürülmüş. Biz burada dağınık durumda olan mermer ve kireç taşlarından oluşan yaklaşık 4 ton ağırlığındaki blokları önce vinçle bulunduğu yerden alanın dışına alacağız. Bu blokların ölçümünü yapıp envanterini çıkardıktan sonra hazırlayacağımız projeyle yerlerine koyacağız.” diye konuştu.  

Aizanoi Antik Kenti

Kütahya il merkezine 57 kilometre uzaklıkta yer alan ve Frigya’ya bağlı Aizanitislerin ana yerleşim merkezlerinden biri kabul edilen Aizanoi kent alanının, milattan önce 3000’li yıllardan itibaren kullanıldığı tahmin ediliyor.

Milattan önce 133’te Roma egemenliğine giren, bir piskoposluk merkezi de olan kentin, erken Bizans döneminde önemini yitirdiği belirtiliyor. 13’üncü yüzyılda Çavdar Tatarlarının üssü olan, sonraları Çavdarhisar ismini alan kent, Avrupalı gezginlerce 1824 yılında keşfedildi.

Aizanoi’de, Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1970-2011 yıllarında yapılan kazılarda Zeus Tapınağı, tiyatro, stadyum, iki hamam, dünyanın ilk borsa yapısı, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde 5 köprü, “Meter Steunene” kutsal alanı, nekropoller, bent ve su yolları gün ışığına çıkarıldı. Tapınağın çevresinde milattan önce 3000’li yıllara ait yerleşim tabakaları bulundu.

Antik kentte 1970’ten itibaren 41 yıl yaz aylarında çalışma yürüten Alman Arkeoloji Enstitüsünün lisansı Bakanlar Kurulu kararıyla 2011’de iptal edilerek kazı görevi Türk arkeologlara verildi.

Okumaya devam et

Kültür

Son dakika haberi: Suudi Arabistan bu yılki hac kararını verdi

Yayınlanan

Koronavirüs salgını nedeniyle bu yılki hac ibadeti de iptal edildi. Karar az önce Suudi Arabistan yetkilileri tarafından açıklandı. Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş “2020 yılında kura sonucu hacca gitmeye hak kazananların kura hakları korunacak” dedi.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Suudi Arabistan, COVID-19 nedeniyle bu yıl hac ibadetini sadece ülkede yaşayanlarla sınırlı tutacağını, yurt dışından hacı kabul etmeyeceğini duyurdu.

Türkiye’den binlerce hacı adayı, bu karar sonrası büyük üzüntüye uğradı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, “2020 yılında kura sonucu hacca gitmeye hak kazanan vatandaşlarımızın kura hakları korunacak” dedi.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya Valiliği konutuna yerleştiler, artık onlar ev sahibi

Yayınlanan

Kütahya Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, bir sokak kedisi yavrularını valilik resmi konutunun bahçesinde dünyaya getirdi. Kediler için konutun bahçesine ahşap bir kedi evi yapıldı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Kütahya Valiliğinin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşım, hayvan severleri memnun etti.

Yapılan paylaşımda, “Misafir olarak geldiler, şimdi ev sahibi oldular. Valilik konutu bahçesine yavrulayan sokak kedisi, 4 yavrusunu da kendisi için hazırlanan kulübede sağlıkla büyüttü. Sevimli dostlarımızın yemek ve su ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz” denildi.

Okumaya devam et

Kültür

511 yıllık Karagöz Ahmet Paşa Camisi, 15 Temmuz’da ibadete yeniden açılıyor

Yayınlanan

Vakıflar Kütahya Bölge Müdürü Ahmet Aydın, kurumda tüm ihalelerinin şeffaf bir şekilde yapıldığını belirterek, sosyal medyada Karagöz Ahmet Paşa Camii ile ilgili yazılıp çizilenlerin asla gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Karagöz Ahmet Paşa Camii’nin 15 Temmuz günü okunacak mevlit ile ibadete açılacağını dile getiren Aydın, “Tarihi 511 yıllık camimizin restorasyon çalışması 3 yılda değil, 2 yılda tamamlanmıştır. Kurum olarak caminin geçici kabulünü yaptık. Kubbelerin tamamı elden geçirildi ve 40 ton kurşun serildi. Minarenin tamamını yeniledik” dedi.

Restorasyon bedelinin 2 milyon 632 bin TL olduğunu belirten Aydın, “Caminin çevresindeki su kanallarından gelen sızıntılar nedeniyle nem alan taşıyıcı duvarlarda temel alt seviyesine kadar drenaj uygulaması yapılmıştır. Duvarların içindeki hatıl ahşaplardan çürüyenler, duvarlara zarar vermeden çekilmiş ve özgün malzeme ile yenileri yerleştirilmiştir. Taşıyıcı özelliği artırılmak istenen duvarlarda yapisal enjeksiyon, sıvalar içinse mikro enjeksiyon uygulaması yapılmıştır. Orijinal duvar süslemeleri ortaya çıkarılmış ve titiz bir çalışma gerektiren tuşlama tekniği ile eksiği bulunan süslemeler tamamlanmıştır. Ayrıca daha önceki onarımlarda alçı ile kapatılan mihrap ve minber muhdes eklerden arındırılmış ve özgününde taş malzemeli olan mihrap ve minber ortaya çıkarılmış, özgün haline kavuşmuştur” dedi.

Aydın “Yapı içerisinde önceki onarımlardan kalan ve yoğun bir şekilde kullanılan çimento harçlar sökülerek horosan harcı yapılmış, yapı çimento gibi tüm muhdes eklerden bütünüyle arındırılmıştır. Yapıda var olan ve zarar Horosan harcı sıvalara konservasyon yapılarak özgün malzeme titiz bir çalışma ile korunmuştur. Yapıya sonradan eklenen şadırvan kaldırılmış, geniş bir meydan ortaya çıkarılmıştır. Yapının çevre düzenlemesi yapılmış, bahçe duvarları, abdest alma bölümleri ve tuvalet mekanları yenilenmiştir. Son cemaat mahalinde metal malzemeler ahşap malzeme ile değiştirilerek özgün bütünlük sağlanmıştır. Minarede derzler Horosan harcı ile doldurulmuş ve gövde ve şerefede yapısal sorunlar giderilmiş, özgün haline döndürülmüştür. Sinan öncesi dönemin ilgi çekici yapıları arasında yerini almış Karagöz Ahmet Paşa Cami, kubbesi ile Kütahya camilerinin en büyük kubbeye sahip olanıdır. 16. yüzyıl cami mimarisi hakkında oldukça iyi veriler sunan sanat tarihi açısından da büyük bir öneme sahiptir. Camide, özgün yapıyı mümkün olan son dereceye kadar koruyan, az müdahaleli bir onarım yaklaşımı benimsenmiştir. Restorasyon ilkelerinden taviz vermeyen titiz bir program ile yapı özgün haline kavuşmuştur. Yapı bu haliyle hem kendi tarihine ve dönemine hem de gelecek nesillere ışık tutmaya daha uzun yüzyıllar devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

KÜTAHYA'DA EN ÇOK OKUNANLAR