Bizimle iletişime geçin
Eskişehir Ümit Hastaneleri

Kültür

111 yıl önceki fotoğrafa göre, çınar ağaçlarının yaşı yanlış tescillenmiş

Yayınlanan

Visit Kütahya tarafından paylaşılan ve 111 yıl öncesine ait olduğunu belirtilen fotoğraf, şehirdeki çınar ağaçlarının yaşlarının yeniden tespitini gündeme getirdi. 

Visit Kütahya sosyal medya hesabı, o dönemde Hükümet Konağı olan ve şuanda Adliye Binası olarak kullanılan tarihi binanın, 1909 yılında çekilmiş fotoğrafını paylaştı.

Fotoğrafta, o dönemde binanın çevresinde hiç bir ağaç gözükmezken, halen binanın girişinde bulunan çınar ağacının kayıtlardaki yaşı 336 yıl olarak yer aldı.

Çınar ağacı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından 2019 yılında “336 yıllık anıt ağaç” olarak tescillendi.

Tarihi fotoğraf, Kütahya’daki yüzlerce anıt çınar ağaçlarının yaşlarının doğruluğu ile ilgili soru işaretlerini de beraberinde getirdi. İHA

Kültür

Onlar için en zor zaman… Sokak hayvanlarını unutmayın

Yayınlanan

Kütahya’yı da etkisi altına alan soğuk havada sokak hayvanlarının zarar görmemesi ve yaşamlarını sürdürebilmesi için yapabileceklerinizin listesini hazırladık.

Türkiye’yi etkisi altına alan soğuk hava ve kar yağışı sokaklarda kalan hayvanlar için ölümcül olabiliyor. Onlar için yapabileceğiniz küçük ama hayat kurtarıcı pek çok şey yapabilmeniz mümkün.

İşte sokak hayvanlarına yardım etmek için yapılabilecekler listesi:

  • Arabanızı çalıştırmadan önce tekerlekte yada motorda bir kedi olup olmadığını mutlaka kontrol edin.
  • İçine girebilecekleri minik bir baraka ya da soğuktan koruyacak karton sığınaklar yapın.
  • Sokak hayvanları için dışarıya koyulan suların içine 1 damla zeytinyağı damlatmak soğuğa karşı dirençlendirir.
  • Mahallenizde öncü olun, herkesin evinde pişen yemeklerinden artıklarını toplayarak birkaç kaba ayırarak parklara, kuytu köşelere koyun veya en azından kendi evinizdeki artıkları sokak hayvanları için ayırın.
  • Yaralı ve hasta olduğunu düşündüğünüz bir hayvan görürseniz, en yakın belediyeye haber verin.
  • Sokak hayvanları için koyduğunuz su donduysa değiştirmelisiniz. Metal ya da çelik su kapları suyu çabuk dondurur, kış aylarında kullanmamaya dikkat etmek gerekir.
  • Kuşlar için camınızın önüne ekmek kırıntıları serpebilir ya da bahçenizdeki ağaçlara ekmekler asabilirsiniz.
  • Düşük bir ücret karşılığında kasabınızdan 3-4 kg sakatat alıp yardıma muhtaç hayvanlar için yol kenarlarına koyabilirsiniz. Bunları ücretsiz sağlayan kasaplar da var.
  • Apartmanınızın kazan dairesine, apartmanın sakinlerinin de onayını alarak soğuktan ve yağıştan ıslanmış kedileri alıp bakabilirsiniz.
  • Aşırı olarak titreyen bir kedi ya da köpek görürseniz bu hipotermi belirtisi olabilir. Böyle bir durumda onu eve alarak yavaş bir şekilde ısıtmalısınız.

Okumaya devam et

Kültür

Haç işareti değil, artı! Müftü böyle dedi, Vali Çelik uyarı için halka teşekkür etti

Yayınlanan

Kütahya İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, yapımı devam eden müftülük binası üst pencerelerinin, sosyal medyadaki “haç” sembolüne benzetilerek çıkan tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Müftü “artı işareti” dese de vatandaş bu cevaptan tatmin olmadı. Konuya, anında inşaat alanına giden Vali Ali Çelik müdahale edince tartışmalar sona erdi.

Kütahya İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Ali Paşa Mahallesi Atatürk Bulvarında yüzde 82’si tamamlanan Kütahya Müftülük binasıyla ilgili, sosyal medyada yer alan tartışmalara cevap verdi.

Kütahya Müftülük binasının şehrin yüz akı projelerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Müftü Demirtaş, yeni hizmet binasında bin kişilik Müftülük Camii, yetişkin Kur’an kursu, 4-6 yaş Kur’an kursu, hizmet binası, kitap yayın satış bürosu, okuma salonu ve 200 kişilik gençlik merkezi ile konferans salonunun bulunacağını hatırlattı.

Mühendislik açısından binaya mecburen konulan ek kolonların bina bittiğinde üstünün Selçuklu motifleriyle süsleneceğini ifade eden Demirtaş, “Binamızın son bölümlerine geldiğimiz zaman kolon kirişten kaynaklanan binanın bazı bölümlerinde ilave çıkıntılar söz konusuydu. Buna yapacak hiçbir şeyimiz yok. Kolon kirişten mühendislikten kaynaklı bölümlerdi. Dolayısı ile bu geçici bir durumdu. Camlar yukarı doğru kapatılacak. En zirvesine de Selçuklu motifi konuluyor” dedi.

VALİ ALİ ÇELİK ANINDA MÜDAHALE ETTİ

Sosyal Medyadaki tartışmaların ardından Kütahya Valisi Ali Çelik, yanına müftüyü de alarak hemen iddiaların odağındaki inşaat alanına gitti.

Müftülük kaynaklarının açıklamasına göre, Selçuklu mimarisi esas alınan inşaatı süren yapıdaki; kaba inşaatta statik projenin gerektirdiği kolon ve kirişlerin kesişmesinden kaynaklanan şu anki arızi görünümün ortadan kalkacağını belirten Kütahya Valisi Ali Çelik, “Müftülük binası tamamlandığında milli ve manevi duygularımızı rahatsız edecek herhangi bir olumsuzluk kalmayacaktır. Bu noktada hassasiyet gösterip ikazda bulunan tüm hemşerilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Ali Paşa Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerine yapılmakta olan İl Müftülüğü binasının üst camlarının haç işaretine benzediği iddiaları Kütahya’da büyük yankı uyandırmıştı.

Okumaya devam et

3. SAYFA

Uyuşmazlıkları, sağlığınızı da koruyarak çözmenin adı: Arabuluculuk

Yayınlanan

Ülke genelinde çok revaçta bulunan ve Adalet Bakanlığı tarafından dikkat çekilen “Arabulucuk” konusunda merak edilenleri, Kütahya Arabuluculuk Merkezi A.Ş.‘ye sorduk.  İşte çok merak edilen sorulara verilen cevaplar.

Alınan bilgiye göre, Arabuluculuk sayesinde binlerce konu davalık olmadan, adliyeye dahi gitmeden çözüme kavuşturuldu. Birkaç istisna hariç hemen hemen tüm hukuki uyuşmazlıklar arabulucular vasıtasıyla arabulucukta çözümlenebiliyor, hem de barışçıl yollardan.

Kütahya Arabuluculuk Merkezi A.Ş. yetkililerine bu konuda merak edilenleri sorduk. yenikutahya.com için verilen özel bilgiler, dava açmadan önce fikrinizi değiştirecek cinsten.

Türkiye’de 2013 yılından beri uygulanan Arabuluculuk, 1 milyondan fazla uygulama sayısı ve nerdeyse %70’lik anlaşma sağlama oranıyla, ülkemizde sorunları dava ile çözme anlayışını bütünüyle değiştirmiş gözüküyor.

HUKUKİ PROBLEMLERİN TEK ÇÖZÜM YERİ MAHKMELER DEĞİL

Hukuk uyuşmazlıklarının mahkeme temelli çözme yöntemleri, sorunu çözmek bir yana daha ağır bir ilişki bozulmasına neden olabilmektedir. Sorunun taraflarından birinin karşı tarafı dava etmesi, tarafların adliyede hakime haklılıklarını ispat için diğerini suçlaması, sorun çözmek bir yana, tarafların kalıcı olarak birbirlerine düşmanlık duymasına neden olmaktadır. Davanın kamplaştıran psikolojisi, seneler alan yargılama düzeni, mahkemelerin popülaritesini kaybetmesine neden olmaktadır. “İlk önce mutlaka mahkeme” yerine başka bir barışçıl çözüme ihtiyaç vardır.

ARABULUCULUK DAVA SAYISINI AZALTIYOR

Alacağını tahsil edemeyen, kendisinden haksız alacak talebinde bulunulduğunu düşünen, ortağıyla- eşiyle – çevresiyle sorun yaşayanlara sıkça rastlıyoruz. Çalıştığı şirketten ücretini alamayan, mülk ve kiraya bağlı sorunlar yaşayan, aldığı cep telefonu veya kendisi için ciddi birikimiyle satın aldığı otomobilde sürekli sorunla muhatap kalan, kiracı olduğu yerde kendisinden sürekli daha yüksek kira istenen olmak gibi örnek olarak belirtilen çok durumda arabuluculuk ile çözüm üretmek mümkündür.

ARABULUCULUKTA ANLAŞMA VARSA, ARTIK DAVA YOKTUR

Dava açılmadan önce taraflar arabulucu huzurunda anlaşırsa, artık anlaşılan konuda dava olmaz. Bununla birlikte mahkemede görülmekte olan bir davada da taraflar arabulucu huzurunda anlaşabilirse, artık mahkemedeki dava, bir daha gündeme gelmemek üzere ortadan kalkar. Bu haliyle arabuluculuk varsa dava yoktur. Yani arabuluculuk soruna kesin çözümdür.

MAHKEMELERDE 4 YIL, ARABULUCULUKTA BELKİ DE 1 SAATTE ÇÖZÜM

Dünyada da, ülkemizde de uyuşmazlıkları mahkemelerde çözmek seneler alır. Davayı kazanmak, bazen sadece elde davayı kazandığınızı belirten bir mahkeme kararı ile kalakalmaktır. Arabuluculukta ise bir toplantıda, belki de 1 saatte çözüm imkânı vardır. Arabuluculuk anlaşma belgesinin mahkeme kararı ile eşdeğer icra edilebilirlik seviyesinde olması özellikle önemli bir avantajdır.

ARABULUCULUKTA HARÇ VE VERGİ YOKTUR

Arabuluculuk mahkemeye başvuru şeklinde bir maliyete neden olmaz. Ne harç, ne vergi, ne bilirkişi ücreti ne de karar/ilam harcı gibi maliyetler yaratmaz. Taraflar sadece Adalet Bakanlığı’nın belirlediği düşük oranlardaki arabulucu ücretini eşit olarak ödemek durumundadırlar. Bu haliyle pahalı mı diye düşünenler için açıkça söylemek gerekir ki “Arabuluculuk pahalı değil, aksine paha biçilemez bir çözüm yöntemidir.”

TELEKONFERANS İLE ARABULUCULUK COVID-19’A GEÇİT VERMİYOR

Arabuluculuk klasik toplantı şeklinde yapıldığında dahi, kalabalıklar sözkonusu olmadığından ve adliyeler gibi binlerin girip çıktığı alanlar yerine temizlik tedbirleri gayet rahatça alınabilen Arabuluculuk Merkezleri’nde yapılabildiği için Covid-19 şartlarında çok daha sağlıklı yerlerdir.

Bunun yanında arabuluculuk, taraflar fiziken bir araya gelmeden SKYPE, WHATSAPP, ZOOM, FACETIME gibi yöntemlerle yapılabilmektedir. Bu haliyle sağlık riski taşıyanların evinden veya bulunduğu yerden arabuluculuk toplantısına katılması bugünlerde arabulucularca sürekli imkan verilen bir durumdur. Bu haliyle arabuluculuk sadece vatandaşlarımızın menfaatini değil sıhhatini korumak için de en uygun uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

YA HAKLARIMI BİLMİYORSAM HUKUKİ GÜVENCEM VAR MI?

Haklarını bilmediğini ya da hakkının hukuki savunmasını yapamayacağını düşünen taraflar için avukat tutma kolaylığı da vardır. Arabuluculukta hem başvurucu taraf hem de karşı taraf kendisini bir avukatla temsil ettirebilir. Böylece vatandaşların kendilerini hukuki güvence altında hissetmeleri amaçlanmıştır.

ARABULUCULUK BİR YARGILAMA MIDIR?

Hayır. Arabulucukta tarafların haklı ya da haksız olduğuna karar verilmez. Aksine her iki tarafın da ekonomik, sosyal, psikolojik ve hukuki menfaati doğrultusunda çözüm amaçlanır.

Okumaya devam et

Kültür

SMA hastası Hasret için yardım seferberliği başlatıldı

Yayınlanan

Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Eğmir köyünde yaşayan 3 yaşındaki SMA hastası Hasret için bir yardım seferberliği başlatıldı.

Yaşama Destek Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hakan Özbay ve derneğin diğer üyelerince organize edilen yardım seferberliğinde, sosyal medya aracılığıyla Hasret’in acil olarak çözülmesi beklenen sorunlarına çare aranıyor.

Dernek başkanı Hakan Özbay’ın yaptığı paylaşımlar şöyle:

“Herkese hayırlı akşamlar, SMA hastası Hasret kızımız için gerekli olan cihazlar.

1- Ayakta dik duruş sehpası parapodyum cihazı : 5.000 TL

2- Oksijen cihazı : 4.500 TL

3- Nebülizatör hava buhar makinesi : 300 TL

4- Öksürük cihazı : 23.000 TL

5- Bipap cihazı : 4.500 TL

5 günde 10.000 TL toplandı, yarın Hasret kızımızı alacağız ve ölçülerini verip en acil alınması gereken dik duruş sehpasının siparişini verdik. Dikilme sehpası siparişle alınıyor. Oksijen cihazı ve buhar makinesi alındı  Geride 2 cihazımız kaldı.

Abileri ve ablaları hep birlikte bu kızımızın bir an önce ihtiyaçlarını giderelim. Bu yavrumuza hep beraber umut olalım. Allah’ın izni ile inşallah tez zamanda yürümeye başlayabilir.

İletişim numaramız 0553 638 73 28 Hakan ÖZBAY Yaşama Destek Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

Okumaya devam et

Kültür

Yılbaşı için 4 günlük yasak yolda

Yayınlanan

Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. İlhan, yılbaşı dolayısıyla 4 günlük sokağa çıkma yasağının gündeme gelebileceğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Koronavirüs salgınına karşı yılbaşında hareketliliği azaltmak için 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının söz konusu olabileceğini” söyledi.

İlhan, 31 Aralık Perşembe gününe denk gelen yılbaşı için sokağa çıkma kısıtlamasının alınabileceğini belirterek, “Belki 31 Aralık’tan başlayıp 4 günlük bir kısıtlama söz konusu olabilir. Böylece yılbaşı vesilesi ile toplumda insanların hareketliliği de azalmış olur, dışarıda bir araya gelme engellenmiş olur, ev içinde bir araya gelme engellenmiş olur. Biliyorsunuz Ramazan Bayramı’nda da aynı kısıtlamayı yapmıştık. Şimdi 4 gün daha bir kısıtlama ile enfeksiyonun önü alınmaya çalışılabilir” dedi.

BU VİDEO İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Okumaya devam et

Kültür

Tiyatro sanatçısı dilenci kılığına girdi! Yarım saatte topladığı para akıllara zarar

Yayınlanan

Bir tiyatro sanatçısı olan Hüseyin Şen, sosyal deneye imza atmak için, kentin en işlek caddesinde dilenci gibi davranıp, yarım saat içerisinde 60 lira para topladı. Topladığı paraları sahiplerine geri vererek, vatandaşlara dilenciler konusunda uyarıda bulunan Şen, “Dilencilik artık bir meslek haline geldi. Dilencilik yaparak insanların duygularını sömürenler tiyatro içinde tiyatro oynuyorlar” dedi.

Adana’da yaşayan tiyatro oyuncusu Hüseyin Şen, dilenciliği meslek haline getirerek haksız yoldan para kazanıp insanların duygularını sömüren dilencilerle ilgili sosyal sorumluluk projesi başlattı. Şen, yanında getirdiği eski kıyafetleri giyerek Adana’nın en işlek caddelerinde rol yapıp, kendisini acındırarak para dilendi. Yaklaşık yarım saatte 60 lira para toplayan Şen, para veren vatandaşlara tiyatro oyuncusu olduğunu, rol yaptığını söyleyerek paralarını iade etti.

Dilencilerin ülkenin kanayan yarası olduğunu dile getiren Hüseyin Şen, “Dilenciliği meslek haline getirenler var. Dilenmek İslamiyet’e aykırı bir durumdur. Zaten maddi durumu olmayan bir insan dilenemez ve gururuna yediremez. Ben de meslek haline gelmiş olan dilenciliği anlatmaya çalışacağım. Dilencilik artık bir meslek haline geldi.”

“Dilenciler duygu sömürüsü yapıyorlar. Kendilerine bir kılıf uyduruyorlar. Kimi yanlarına bir çocuk, kimi eline bir baston alarak duygu sömürüsü yapıyorlar. Numaradan yerlerde sürünüyorlar. Keşke bunları yapmak yerine gidip çalışsalar. Dilencilik yaparak insanların duygularını sömürenler tiyatro içinde tiyatro oynuyorlar” dedi.

Şen’in hasta taklidine inanarak para veren Salih Erige isimli vatandaş, engelli olduğunu düşündüğü için para verdiğini belirterek, “Bir daha dilencilere inanıp para vermem” dedi.

Allah rızası için sadaka niyetine para verdiğini söyleyen Bülent Pala, “Biz Türk milleti olarak çok duyarlıyız. Bazı dilenciler ‘Allah rızası’ diye ısrar edince vicdanıma yenik düşüp para veriyorum. Arkadaşa baktığımda engelli zannettim. O yüzden para verdim” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Şen’in dilenci rolüne inanan bir diğer vatandaş Meryem Çelik ise, “Ben ve eşim de engelliyiz. Engellinin halinden engelli anlar” diye konuştu.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahya’da ilk defa görüntülenendi

Yayınlanan

Alperen Akdemir isimli kuş ve yaban hayatı fotoğrafçısı, Kütahya’da çektiği fotoğraflarla gündemdeki yerini koruyor. Akdemir, Türkmendağı’nda Bozkurt görüntülemeyi başardı.

Yaklaşık 3 yıldır Türkiye’nin ve Kütahya’nın çeşitli bölgelerinde kuş ve yaban hayvanlarının fotoğraflarını çeken Alperen Akdemir’in, Türkmendağı civarında, “Geyik Çıkabilir” uyarı tabelasının önünde çekmiş olduğu geyik fotoğrafı ile sosyal medyada büyük beğeni toplamıştı.

Alperen Akdemir bu defa da aynı dağda Bozkurt’u görüntülemeyi başardı.

Konuyla ilgili olarak yenikutahya.com’a açıklama yapan Alperen Akdemir, çektiği fotoğrafın hikayesini anlattı:

“Bugün 4 Ekim Hayvanları koruma günü. Böyle anlamlı bir günde daha gün doğmadan arkadaşım Zafer Yıldız ile Türkmendağı’na doğru yola çıktık. Yaban hayatta kuşları ve diğer canlıları izlemek ve görüntülemek benim için bir tutku. Bozkurt, daha önce görüntüleyemediğim bir memeli hayvandı. Çünkü yaşam alanlarının daralması ve kaçak avcılık yüzünden ülkemizde 4 bin – 5 bin birey kaldığı düşünülüyor.

Onu görüntülemek oldukça zor. Kamuflaj giyinmek ve görünmeden çadırda uzun saatler beklemek gerekiyor. Bu şartlarda bile karşılaşmak bir mucize. Bugün nihayet bunu başardım.

Bozkurt üstün koku alması, keskin görüşü, güçlü hafızası ve güçlü çene kasları olan bir yırtıcı. Gece tıpkı gündüz gibi görebiliyor. Ülkemizde avlanması yasak ancak kaçak olarak avlanıyor. Ancak Kurt, ekosistem için çok faydalı bir canlı. Otçul hayvanları dengede tutuyor ve hastalıkların yayılmasını engelliyor. Yaban hayatı fark edip korumak hepimizin görevi. Dünya sadece bize ait değil. Böyle anlamlı bir günde lütfen kaçak avcılık faaliyetlerine şahit olursanız 112’yi arayıp bildiriniz…”

Okumaya devam et

Kültür

Savcıbey’in kabrinin Kütahya’da olduğu tescillendi

Yayınlanan

Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’ın öncülüğünde Şehit Saru Batu Savcı Bey Derneği’nin başvurusu sonrası, Şehit Saru Batu Savcı Bey’in mezarı ve Akmeşhed şehitliği korunması gereken taşınmaz kültür varlığı olarak tescillendi.

Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’ın öncülüğünde Şehit Saru Batu Savcı Bey Derneği, Şehit Saru Batu Savcı Bey’in mezarı ve Akmeşhed şehitliği için korunması gereken kültür varlığı başvurusunda bulundu.

Kütahya ili, Domaniç ilçesi, Karaköy, Alçay/Akmeşhed mevkiinde bulunan Ertuğrul Gazinin oğlu Şehit Saru Batu Savcı Bey’in mezarı ve Akmeşhed şehitliği olarak belirlenen alan, Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzman raporu doğrultusunda korunması gereken kültür taşınmaz varlığı olarak tescillendi.

KORUMA BÖLGE KURULUNDAN İZİN ALINMADAN BÖLGEYE ÇİVİ ÇAKILAMAYACAK

Kütahya ili, Domaniç ilçesi, Karaköy, Alçay/Akmeşhed mevkiinde bulunan Ertuğrul Gazi’nin oğlu Şehit Saru Batu Savcı Bey’in mezarı ve Akmeşhed şehitliğinin tescil edilmesi istemine ilişkin; Şehit Saru Batu Savcı Bey Derneği’nin Ağustos 2019’taki başvurusu, Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Tespit ve Planlama Dairesi Başkanlığı, Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün raporları sonrasında tescili gerçekleşti.

Kütahya ili, Domaniç ilçesi, Karaköy, Alçay/Akmeşhed mevkiinde bulunan Ertuğrul Gazinin oğlu Şehit Saru Batu Savcı Bey’in mezarı ve Akmeşhed şehitliği olarak belirlenen alanın Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzman raporu doğrultusunda 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna, koruma alanının kararımız eki haritada gösterildiği şekliyle uygun olduğuna, koruma alanı sınırları içerisinde Koruma Bölge Kurulundan izin alınmadan herhangi bir fiziki ve inşai müdahalede bulunulmamasına, karar verildi.

Okumaya devam et

AFYON

Friglerin gıdalarını sakladığı mağaralar hayrete düşürdü

Yayınlanan

Frig Vadisindeki binlerce yıllık geçmişe sahip kayalara oyulan mağaralardaki doğal buzdolabı, görenleri hayrete düşürüyor. Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi kayalar, ziyaretçi akınına uğruyor.

Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir sınırları içerisinde yer alan Frig Vadisi birçok gizemi barındırmaya devam ediyor. M.Ö. 12 ve 7. yüzyıllarda Orta Anadolu’nun batısına egemen olan Frigler, kayalara oydukları yapılar ile tanınıyor.

Kayalar içerisine oydukları yerleşim yerlerinde merdiven, pencere gibi detayların düşünülmesi ise Frigleri daha ilginç kılıyor. Friglerin yaşadığı İhsaniye ilçesine bağlı Beyköy Çukurca mevkiinde halk arasında ’40 Merdivenlik Kayalıklar’ olarak bilinen bölgede yer alan bir mağaranın zeminine yapılan yaklaşık 1×1,5 metre ebadında ve 1,5 metre yüksekliğindeki oyuk adeta doğal bir buzdolabını anımsatıyor.

Friglerin M.Ö. yiyecek ve içeceklerini saklamak için yaptıkları ve doğal bir buzdolabına benzeyen oyuğu bugünkü kiler gibi de kullanarak tahıllarını sakladıklarına inanılıyor.

“HERKESİN GELİP GÖRMESİNİ İSTİYORUZ”

Beyköy Köyü Muhtarı Ahmet Devrim, bölgeye daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Mağralarda birçok gizemin olduğunu savunan Devrim, bölgenin turizme daha fazla kazandırılması gerektiğini söyledi.

Frig Vadisini herkesin gelip görmesi gerektiğini aktaran Devrim, “Mağaranın içinde o güne ait malzemelerin çürümemesi için doğal buzdolabına benzer bir oyuk var. Havalandırması ve merdivenleri var.

O dönemdeki bir yerleşim bölgesi burası. Herkesin gelip görmesini istiyoruz, daha bilinmeyen birçok yer var” diye konuştu. İHA-AFYONKARAHİSAR

Okumaya devam et

Ekonomi

Kütahya’da bahçede yetişen dev kabak, görenleri şaşırtıyor

Yayınlanan

Kütahyalı üretici Şaban Tekin, bahçesinde yetiştirdiği 40 kilo 100 gram ağırlığındaki bal kabağını 300 TL’ye satabileceğini söyledi.

Kütahya merkeze bağlı Ahmetoluğu köyünde yaşayan 73 yaşındaki Şaban Tekin, bahçesinde 40 kilo 100 gram ağırlığında bal kabağı yetiştirdi.

Tekin, yaptığı açıklamada, beldede yaklaşık 50 yıldır tarımla uğraştığını ve ilk kez bu büyüklükte bir kabak yetiştirdiğini ifade etti.

Kabak fidelerini mayıs ayında bahçesine ektiğini belirten Tekin, “Bahçedeki domatesi, biberi, salatalığı, karpuzu, kavunu nasıl yetiştirdiysem kabağı da aynı şekilde doğal yetiştirdim. Kabağı her gün düzenli olarak suladım, bakımını yaptım. Kabağın bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordum. Kabağı görenler çok şaşırıyor” diye konuştu.

Dev kapağı Kütahya merkezdeki iş yerine sergileyen Tekin, müşteri çıkması halende kabağı 300 TL’ye satabileceğini sözlerine ekledi. İHA

Okumaya devam et

3. SAYFA

Türbede hazine arıyorlar

Yayınlanan

Çalışmadan kolay yoldan zengin olmak isteyenlerin verdiği zararlar bitmiyor. Merkeze bağlı Karaağaç köyü yakınlarındaki Horasan Erenleri olarak bilinen karşılıklı iki türbede define arayan kendini bilmezler, yaklaşık 800 yıllık yapıya da mezarlara da zarar verdi.

Merkeze bağlı Karaağaç köyü yakınlarında bulunan ve yaklaşık 800 yıldır ayakta kalmayı başaran Horasan Erenleri türbeleri, defineciler tarafından talan edildi.

Dumlupınar Gazetesinin haberine göre, karşılıklı iki türbenin bulunduğu Karaağaç köyü sakinleri de türbelere zarar veren define avcılarına tepkili. Müslüman mezarında define ve benzeri şeylerin olmadığını bilmeyecek kadar cahil olan define avcıları türbelerin duvarlarına ve sandukaların altlarına zarar vermiş.

Selçuklu mimarisi ile yapıldığı görülen türbelerin dış duvarları da kendini bilmez bazı kişilerin yazı yazması ile tahrip edilmiş halde.

Okumaya devam et

AFYON

Yol ortasında duran türbenin gizemi, kaldırmak istediler ama kepçeler kırıldı

Yayınlanan

Kütahyalı Mutasavvıf Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’ne ait yol ortasındaki türbe görenleri hayrete düşürüyor. Yol ortasında kalan türbeyi belediye iki defa kaldırmak istedi, ikisinde de kepçe kırıldı. Görgü tanığı o anları anlattı…

Gökten Ceylan – AFYONKARAHİSAR – İHA

Afyonkarahisar’ın Çavuşbaş Mahallesinde yıllardır yol ortasında duran “Askeri Baba” isimli Mutasavvıf Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz. ait türbe görenleri hayrete düşürüyor.

Belediye tarafından 1960’lı yıllarda bulunduğu yerden kaldırılmak istenirken kepçelerin bozulduğu bilinen türbenin yol ortasında olmasına rağmen çevresinde hiçbir trafik kazası da yaşanmadığı belirtiliyor.

Aslen Kütahyalı olan Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’nin Afyonkarahisar’a 17. yüzyılda müderris olarak geldiği biliniyor.

Afyonkarahisar’ın kültürel ve mânevi hayatı bakımından önemli yere sahip olduğu, o dönem Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz.’nin bugünkü sağlık ocağının bulunduğu yerdeki Hisarardı Medresesi’nde müderrislik yapan önemli zatlardan biri olduğu da biliniyor.

Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz., uzun yıllar Halveti Şeyhi olarak irşat görevinde bulundu.

Mutasavvıf, divan şairi olan Gülaboğlu Muhammed Askeri Hz., 4 bin beyitlik divanında aruz ve hece ölçüleriyle yazdığı nutku şeriflerde hakikati anlattı. Bu arada ayetlerden ve hadislerden faydalanan Muhammed Askeri Hz., 280 civarındaki beyitte 59 ayete yer verdi.

Muhammed Askeri Hz.’nin divanının bir nüshası Afyonkarahisar’da, biri Konya’da ve üçüncüsü İstanbul Üniversitesi kitaplığında bulunuyor. 35 yılın ardından Hakk’a yürüyen Muhammed Askeri Hz.’nin bugün türbesinin olduğu yere defnedildiği biliniyor. Bazı kaynaklarda ise kabri şerifinin Kütahya’da olduğu belirtiliyor.

1978 yılında Hisarardı Medresesi’nin bakımsızlıktan dolayı harabeye dönmesinin ardından bölgeye sağlık ocağı yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.

1960’lı yıllarda bölgede belediye tarafından yapılan istimlak ile alan imara açılarak bugünkü mahalle konumuna geldi. Fakat o tarihten bu yana kutsal sayıldığı için türbeye dokunulmadı ve yol ortasında kaldı. Çift şeritli yolun geçtiği Göksu Caddesi üzerinde bulunan türbeden dolayı yol bir yerden sonra tek şeride düşüyor. Buna rağmen bölgede hiç trafik kazası yaşanmaması ise dikkat çekiyor.

“TÜRBEYİ ALMAK İSTEYEN KEPÇE İKİ DEFA KIRILDI”

Mahalle sakinlerinden 71 yaşındaki Ali Erdem, çocukluğundan bu yana mezarın şimdiki yerinde olduğunu ve kaldırılamadığını ifade etti. Erdem, kendisinin 60 yıldan bu yanan türbenin yani başındaki evde oturduğunu kaydederek, “Burası 60 yıldan bu yana burada ve buradaki kişi dervişmiş. Buralar mezarlıkmış ve alanı istimlak yapıyor belediye. Türbeyi almak isteyen kepçe iki defa kırıldı. Ben bunu gördüm, buraya geldiğim sene oldu bu olay. Ama artık herkes alıştı, türbe olduğu için herkes alıştı ve gelip geçenler dua okuyor” dedi.

Okumaya devam et

Kültür

Ölen kirpinin dört yavrusunu evinde besliyor

Yayınlanan

Kütahya’da yaşayan Ali Hikmet Çetmi, bir aracın altında kalarak ölen kirpinin dört yavrusuna sahip çıktı, “insanlık ölmedi” dedirtti. Kirpileri biberonla evinde sütle besleyen Çetmi “Başka hayvanlardan zarar görmemesi için yavruları akşamları evimize alıyoruz. Gündüz ise belli saatlerde doğal ortamlarından kopmamaları için bahçeye çıkarıyoruz” dedi.

KÜTAHYA -AA

Kütahya’da bir kişi, arabanın altında kalarak ölen kirpinin dört yavrusunu biberonla evinde besliyor.

Sultanbağı Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk babası Ali Hikmet Çetmi (41), bahçesindeki anne kirpinin, bir aracın altında kalarak ölmesinin ardından dört yavrusuna sahip çıktı.

Çetmi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bahçesindeki kirpinin yaklaşık 20 gün önce doğum yaparak dört yavru dünyaya getirdiğini söyledi.

Bir hafta önce anne kirpinin, caddeden geçen bir arabanın altında kaldığını belirten Çetmi, “Kirpi yavrularının annesiz kalınca ve bir şey yiyemediklerini görünce onlara sahip çıktık. Onları nasıl beslememiz konusunda internette araştırma yaptım ve sütle beslenebileceklerini öğrendim. Plastik bir şişeyi biberona dönüştürerek kirpi yavrularına süt vermeye başladım.” diye konuştu.

İlk günlerde yavru kirpilerin korktukları için top halinde durduklarını anlatan Çetmi, kirpilerin alışmaya başladıktan sonra açıldıklarını aktardı.

Gözleri yeni açılan yavru kirpilerin zarar görmemesi için çaba harcadıklarını dile getiren Çetmi, “Başka hayvanlardan zarar görmemesi için yavruları akşamları evimize alıyoruz. Gündüz ise belli saatlerde doğal ortamlarından kopmamaları için bahçeye çıkarıyoruz. Çocuklarım ilk zamanlarda korkuyorlardı. Artık onlar da alıştılar.” dedi.

Çetmi, kendi yaşamlarını sürdürebilecek duruma gelene kadar kirpi yavrularını beslemeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Kültür

Nişan yüzüğü almaya gittiler son model otomobil kazandılar

Yayınlanan

Nişanları için Kütahya’dan Eskişehir’de bulunan Espark Alışveriş Merkezine yüzük almaya gelen çift, burada yapılan otomobil ödüllü çekilişe katıldı. Evlendikten sonra son model otomobil kazandıklarını öğrenen talihli çift, çifte mutluluk yaşadı.

ESKİŞEHİR – İHA

Kübra Balta ve Cahit Balta çifti, evlenmeden birkaç ay önce nişan yüzüklerini almak için Espark Alışveriş Merkezi’ne geldi. Yüzüklerini alan çift, burada gerçekleşen otomobil ödüllü çekilişe katıldı. ECE Türkiye tarafından yönetilen Espark Alışveriş Merkezinde noter ve Milli Piyango yetkilileri huzurunda gerçekleşen çekiliş sonucu son model lüks otomobil, Kübra Balta’ya çıktı. Otomobili teslim almaya gelen talihli çiftin mutluluğu gözlerinden okundu.

“BİZİM İÇİN DÜĞÜN HEDİYESİ OLDU”

Çekiliş sürecinde evlendikleri için çifte mutluluk yaşadıklarını aktaran Felsefe Öğretmeni Kübra Balta, “Biz araba çekilişi yapıldığı süre zarfında nişanlıydık. Daha doğrusu nişan alışverişi için Kütahya’dan gelmiştik. Alışverişlimizi yaptık eşim de bize yüzük almıştı. Kupon aldık ve çekilişe katıldık. Birkaç tane kupon vermiştik ama benim adıma olana çıktı. Hatta bu pandemi süreci yüzünden biraz ertelenince biz o süre zarfında evlendik. Nikahtan 2 hafta sonra da çekilişi kazandığımız duyduk. Bizim için de bir düğün hediyesi oldu. İkisi de çok heyecanlı ve güzel şeylerdi. Heyecanlı bir dönem yaşadık ve üstüne bu olunca hem şaşırdık, hem de heyecanlandık. Bugün de buradayız ve teslim alıyoruz” diye konuştu.

“BİR GÜN ÖNCESİNE KADAR ARAÇ BAKIYORDUM”

Otomobilin kendilerine çıktığını öğrenmeden bir gün önce satın almak için otomobil baktığını belirten Avukat Cahit Balta, “Çok mutlu olduk. Heyecan bastı önce emin olmadık. Akşama kadar anca emin olabildik. Biz de zaten araç almayı düşünüyorduk. Hatta bir gün öncesine kadar ben araçlara bakıyordum. Çok mutlu olduk böyle olunca. Bize de bir düğün hediyesi gibi oldu” şeklinde konuştu.

Çekilişe katılımın yoğun olduğunu söyleyen Espark Alışveriş Merkezi Müdürü Berkay Damgacı ise şunları söyledi;

“Nikahta keramet var derler. Biz de Espark olarak çiftimize bir düğün hediyesi vermiş gibi hissediyoruz. Allah inşallah kazasız belasız kullanmayı nasip etsin. Çekilişimiz 15 Kasım 2019’da başlamıştı. 15 Mart 2020’ye kadar devam etti. Çekilişimizi normalde nisan ayında yapmayı planlıyorduk ama pandemi sebebiyle 22 Haziran’a ertelemek zorunda kalmıştık. 500 bine yakın yoğun bir katılım oldu. Tekrardan çiftimizi tebrik ediyoruz.”

Öte yandan büyük ödül olan otomobilin yanı sıra çekilişe katılan 2 kişi telefon 2 kişi de televizyon sahibi oldu.

Okumaya devam et

Kültür

Karantinada KYK yurdunda kalan bir vatandaş, Kur’an’ın arasına 400 Euro para ve bir mektup bıraktı

Yayınlanan

Kütahya Kredi Yurtlar Kurumu Yesevi Öğrenci Yurdunda karantinada 14 gün kalan bir vatandaş, odadaki Kur’an’ı Kerim’in içine 400 Euro para ve bir de mektup bıraktı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com – ÖZEL HABER

Koronavirüs salgını nedeniyle yurt dışından uçakla Kütahya’ya getirilen bir vatandaş, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Yesevi Yurduna yerleştirildi.

14 günlük karantina sürecinde burada kalan vatandaş, odanın gerçek sahibi olan öğrencilere verilmek üzere 400 Euro (3 bin 150 TL) bıraktı. Paraları Kur’an arasına bırakan vatandaş, öğrencilere hitaben de bir mektup bıraktı ve yurttan ayrıldı.

Konunun üzerinden aylar geçti ve odanın gerçek sahipleri olan öğrenciler yeniden odalarına yerleşti.

Öğrenci Medine Nur Sevinç, 13 Temmuz 2020 günü eşyalarını topladıktan sonra odayı boşaltı ve oda anahtarı ile Kur’an’ı yurt temizlik görevlisi Gülcan Kaymak’a teslim etti.

Odanın temizliği ile görevli personel Gülcan Kaymak öğrenci gittikten bir süre sonra odayı kontrol için yukarı çıktı. Bu arada Kur’an’a da bakan görevli, içinde 8 tane 50 Euro para ve mektubu gördü.

Durumu yetkililere bildiren Gülcan Kaymak, paralar ve mektubu bulduklarını tutanak ile imza altına aldılar.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, para imza karşılığında 4 öğrenciye paylaştırılacak.

Okumaya devam et

Kültür

Karagöz Ahmet Paşa Camii ibadete açıldı

Yayınlanan

Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restorasyonu tamamlanan Karagöz Ahmet Paşa Camii ibadete açıldı.

KÜTAHYA – İHA

1511 yılında inşa edilen, Cumhuriyet Caddesi’ndeki Kütahya’nın en yüksek kubbeli camilerinden biri olan Karagöz Ahmet Paşa Camii, Vakıflar Kütahya Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle birlikte yeniden cemaatiyle buluştu.

İbadete açılan camide Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Mevlid-i Şerif okutuldu.

Açılışa, Kütahya Valisi Ali Çelik, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Aydın, Belediye Başkanı Alim Işık, İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ve bazı vatandaşlar katıldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

90 yıllık lezzet durağı, Cumhuriyet Lokantası

Yayınlanan

Kütahya’nın en köklü lokantalarının başında gelen Cumhuriyet Lokantası, yemeklerindeki lezzet ve kalite ile ününü ülke geneline yaydı. 1930 yılında dedesinin kurduğu lokantayı şimdi 3. kuşak temsilcisi Ahmet Öztop yönetiyor.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com – ÖZEL HABER

1930 yılında dede Ahmet Öztop tarafından kurulan Kütahya Cumhuriyet Lokantası, 90’ncı yılını geride bıraktı. Babası Muammmer Öztop’tan emaneti devralan torun Ahmet Öztop, yemeklerindeki lezzetin sırrının samimiyet ve yaptıkları işi sevmek olduğunu söyledi.

Günde 60 çeşit ile müşterilerine hizmet veren Cumhuriyet Lokantası 1930 yılında kuruldu.

Kütahya’da sanayi çarşısında bulunan lokantanın müdavimleri, sadece bölge esnafı değil. Valiler, milletvekilleri, bürokratlar, ünlü iş insanları ve tanınmış sanatçılar da Kütahya’da Cumhuriyet Lokantasını tercih ediyor.

Ünlü gurmeler de Kütahya’ya geldiğinde mutlaka Cumhuriyet Lokantasına gidiyor.

Babası Muammer Öztop’tan devraldığı bayrağı daha da yükseklere taşıyan Ahmet Öztop

Cumhuriyet Lokantasının sahibi Ahmet Öztop ile yaptığımız kısa söyleşi…

Okumaya devam et

Kültür

Ayasofya Camiine Kütahyalı İmam Ferruh Muştuer atanıyor

Yayınlanan

Ayasofya Camii’ne atanacak olan iki imamdan birisi olarak ifade edilen Ferruh Muştuer, biyografisi ile araştırılan isim olmaya başladı. Daha önce Ayasofya’da Fetih Suresi de okuyan Ferruh Muştuer, 2015 yılında Dünya Kuran-ı Kerim okuma yarışmasında birinciliği elde etmişti.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Ferruh Muştuer, Ayasofya’nın Camii vasfını kazanmasının ardından buraya atanacak 2 isimden birisi olarak gündemde yer almaya başladı. Pek çok kişinin biyografisi ile araştırdığı Ferruh Muştuer, Kuran-ı Kerim tilaveti ile ödüller kazanmış ve ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etmiştir. Peki, Ferruh Muştuer kimdir nereli kaç yaşında? İşte, o isim hakkında merak edilen detaylı bilgiler.

FERRUH MUŞTUER KİMDİR NERELİ KAÇ YAŞINDA?

Ferruh Muştuer, 1971 yılında Kütahya’da doğdu. Hafızlık ve orta öğrenimini Kütahya’da tamamladı.

1996 yılında Tavşanlı ilçesinde müezzin-kayyım olarak göreve başladı. 2006-2010 yılları arasında Avusturya’da din görevlisi olarak görev yaptı.

2010- 2013 yılları arasında Kütahya Ulucamii’nde İmam Hatip olarak görev yaptı.

İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Kıraat Bölümü’nü tamamlayarak icazet aldı. 2015 yılında Kuveyt’te düzenlenen Uluslararası Kur’ân-ı Kerîm’i Güzel Okuma Yarışması’nda birinci oldu.

2013 yılından beri İstanbul Eminönü Yeni Cami İmam Hatibi olarak görev yapan Ferruh Muştuer evli ve üç çocuk babası.

Okumaya devam et

Kültür

Kütahyalı “Çoban Ressam” Muharrem Akyol hayatını kaybetti

Yayınlanan

Kütahya Elmacık köyü doğumlu naif ressam Muharrem Akyol, 15 gün süren yaşam mücadelesini bugün kaybetti. Akyol sanat çevrelerinde “Çoban Ressam” adıyla da anılırdı.

MEHMET YAYLIOĞLU – yenikutahya.com

Kütahya’nın renkli simalarından naif ressam Muharrem Akyol, (61) yaklaşık 15 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.

Kütahya’nın Elmacık Köyü’nde çobanlık ve taş ustalığı yapan evli 2 çocuk babası Muharrem Akyol, çocuk yaşlardan bu tarafa resimle uğraşıyordu.

Çobanlık yaptığı da bilinen naif ressam Muharrem Akyol, bir kaç ay önce bir gazeteciyle yaptığı söyleşide kendini şöyle tanıtıyordu:

“İşim gereği günün 24 saati doğa ile iç içeyim. Ayrıca taş ustalığı yapıyorum. İlkokul mezunuyum, ama resim tutkusu her geçen yıl büyüyerek bu günlere geldi. Birçok galeride resimlerim sergilendi ve satışa sunuldu. Daha 4 yaşındayken, kalemle bir şeyler karalamaya başlamışım. Kuş, kedi, köpek, ağaç resimleri çiziyormuşum. 2010 yılında yaptığım bir resme çerçeve yaptırmak için çerçeveciye gitmiştim. Ünlü ressam Hüseyin Yüce resimlerimi gördü, çok beğendi. O günden sonra beni yönlendirdi. Kendisinden çok esinlendim. Ankara, İstanbul ve Kütahya’da dört kişisel sergi açtım. Yaptığım resimler büyük ilgi gördü şimdi amacım yurt dışında sergi açmak.”

Muharrem Akyol (Solda) Bayram Yıldız (Sağda)

Kütahya Kültür ve Sanat Derneği (KÜSAD) üyesi de olan Muharrem Akyol için bugün merkez Elmacık köyünde bir cenaze töreni düzenlendi.

Dernek Başkanı Bayram Yıldız, yenikutahya.com’a yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

Çok sevdiğimiz değerli bir insanı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaklaşık 15 gün önce beynindeki kılcal damarlardan birinde kan pıhtılaşması olmuştu. 15 gündür yoğun bakımda idi. Çoklu organ yetmezliği de başlayınca bugün sabah saatlerinde kaybettik. Başımız sağ olsun…”

Okumaya devam et

İLÇE HABERLERİ

Kuşu Göleti, manzarasıyla hayran bırakıyor

Yayınlanan

Kütahya’nın Simav ilçesi bağlı Kuşu beldesinde bulunan Kuşu Göleti, sosyal tesisleri ile yaz döneminde vatandaşlara kapılarını açtı.

ADİL AKA – yenikutahya.com

Kuşu Belediye Başkanı Feridun Aktay, sulama ve yangın söndürme amaçlı yapılan Kuşu Göletinde gerçekleştirdiği bir dizi çalışmayla bölgenin en önemli piknik ve mesire alanını bölge halkına kazandırdı.

Korona ile mücadele sürecinde tamamlanan ve 1 Haziran’da başlatılan normalleşme serbestliğinde hizmete açtıkları Kuşu Göletindeki Kuşu Belediyesi Sosyal Tesislerinin, Kuşu Beldesine ve bölgeye hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Feridun Aktay, kır düğün salonu, kahvaltı ve yemek salonu olarak hizmete vermeye başladıkları sosyal tesislerde Kuşu Belediyesi olarak tekne turları da düzenlediklerini hatırlattı.

Geçtiğimiz yıldan bu yana Kuşu Göleti çevresinde kamelya, ocak başı, yol, tuvalet, içme suyu ve otopark gibi birçok sosyal donatıyı tamamladıklarını anlatan Başkan Aktay, “Kuşu Göletinin güzelliğini yaşamak gerek. Misafirlerimize kapımız açıktır. Hem göletimizi hem de Kuşu’nun güzellikleri herkesin görmesini istiyoruz. Tesisimizde sabah kahvaltısı, pide, ızgara, gözleme ve lahmacun çeşitleriyle sıcak ve soğuk meşrubatlar yerken doğa ve huzurlu bir ortam güzelliğini hep birlikte yaşamaya davet ediyorum.” dedi.

Okumaya devam et

KÜTAHYA'DA EN ÇOK OKUNANLAR