Bizimle iletişime geçin

Politika

Bakan Varank: “Dünyada söz sahibi olabilmenin yolu savunma sanayiinden geçiyor”

Yayınlanan

Bakan Varank: “Dünyada söz sahibi olabilmenin yolu savunma sanayiinden geçiyor”

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kütahya’nın kurtuluşunun 99. yıl dönümü kutlama törenlerine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, dünyada söz sahibi olabilmenin yolunun savunma sanayiinden geçtiğini ifade etti.
Kütahya’nın Dumlupınar ilçesindeki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bu destansı zaferin bağımsızlık söz konusu olduğunda Türk milletinin neler yapabileceğinin en güzel örneklerinden biri olduğunu söyledi. İstiklal ve istikbal mücadelesinin sona ermediğine dikkat çeken Bakan Varank, “Aziz milletimiz bundan 99 yıl önce iman ile beslenen vatan sevgisinin engel tanımadığını yedi düvele gösterdi. Hiçbir şart ve koşul altında teslim alınamayacağını tüm dünyaya ilan etti. Ben bu vesileyle Türk milletinin Zafer Bayramı’nı kutluyorum. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ve tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. O dönem engel ve imkansızlıkları ortadan kaldırmak için kendisi yokluk içindeyken dahi ülkesine destek olan her bir vatandaşımızı buradan saygıyla yad ediyorum” dedi.
Dünyada söz sahibi olabilmenin yolunun savunma sanayiinden geçtiğine değinen Bakan Varank, ”Bu bağlamda iktidara geldiğimiz 2002 yılından itibaren savunma sanayiine çok büyük yatırımlar yaptık. Bundan 19 yıl önce yüzde 20’lerle başlayan yerlilik oranlarımız şu anda yüzde 80’lere yaklaştı. Karada Altay tanklarımız, denizde Milgem’lerimizle vatanımızın bekçiliğini yapıyoruz. Anka’lar, TB2’ler ve şimdi de Sayın Cumhurbaşkanımızın dün teslimatını gerçekleştirdiği Akıncı’larla gökyüzüne çelikten bir zırh örüyoruz. Bu teknoloji harikası robot uçak, kapasitesi ve görev gücü dolayısıyla ülkemizi İHA liginde ilk 3 ülke arasına sokacak. Ancak maalesef müzmin muhalefet gün gibi parlayan bu durumu bile görmezden gelmeye devam ediyor. Biz ‘Dünya F-35’leri değil Türkiye’nin geliştirdiği savaşan İHA’ları konuşacak’ dediğimizde ses dış dünyadan değil, içeriden geliyor. ‘Böyle bir şey olamaz’ diyorlar. Dar ufuklarıyla dünyadaki büyük değişimleri göremiyorlar. İHA’ların önümüzdeki dönemde göklerdeki ezici rolünü göz ardı ediyorlar” diye konuştu.
Tören sonunda Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları’nın Dumlupınar semalarındaki gösterisi nefes kesti.

Politika

Özel İdare’de en düşük işçi maaşı 4 bin 480 TL oldu

Yayınlanan

Kütahya İl Özel İdaresi Personel A.Ş. bünyesinde çalışan 228 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesinin anlaşma ile sonuçlandığı bildirildi.

1 Mart 2021 tarihinden geçerli olmak üzere öncelikle 4 bin 100 lira altında olan ücretler 4 bin 100 liraya çekildi, daha sonra ücretlere yüzde 12 ve Eylül ayından itibaren de yüzde 5 zam uygulanacak. Ayrıca enflasyon farkları da maaşlara yansıtılacak.

Sözleşmeye göre, İl Özel İdaresi bünyesinde çalışan bekar bir işçinin en düşük ücreti 4 bin 480 lira olurken, bunlara ikramiye ve ek ödemede ilave edildiğinde 4 bin 955 liraya çıkacak. Bir çocuklu işçinin eline geçecek en düşük ücret 4 bin 575 lira olurken, 475 lira ikramiye ve ek ödeme ile birlikte 5 bin 50 lira olacak. En yüksek işçi ücreti de 6 bin 526 lira, 688 lira ek ödeme ve ikramiye payları da ilave edilirse 7 bin 214 liraya yükselecek.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan İl Genel Meclisi Başkanı Musa Yılmaz, ”İlimizin en ücra köşesine hizmet götüren değerli işçi kardeşlerimiz bu sözleşme döneminde bu ücretlerle çalışacaklardır. Gönlümüz her türlü fedakarlığa katlanan ve ilimize büyük katkılar sağlayan emekçi arkadaşlarımızın daha yüksek ücret almalarını istemektedir. Ancak Özel İdare bünyesinde çalışan işçilerimizin fazla mesai ve arazi gibi ilave ücretlerde aldıklarını da hesaba katarsak rakamlar daha da yükselecektir. Bu belirtilen ücretler en düşük ve en yüksek ücretlerdir. İl Genel Meclisi Başkanı, bir işçi emeklisi ve sendikacı olarak benim gönlüm hep çalışanlar tarafındadır. Sözleşme dönemi başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. İşveren ve işçi sendikalarımızın yetkililerine de teşekkür ediyorum. Tüm emekçi kardeşlerime hayırlı olmasını diyorum. Alın terlerinin karşılığıdır, aileleriyle sağlıklı mutlu ve huzurlu bir yaşam kazasız belasız mesailer diliyorum” dedi.

Okumaya devam et

HİSARCIK

Hisarcık ilçesinin kadın kaymakamı göreve başladı

Yayınlanan

Hisarcık Kaymakamı Buğra Karadağ’dan boşalan kaymakamlık görevine atanan Didem Dinç Özay görevine başladı.
İlçenin ikinci kadın Kaymakamı olan Didem Dinç Özay, 1995 İstanbul doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetiminde tamamlayan Kaymakam Özay, 2018 yılında İçişleri Bakanlığının açmış olduğu Kaymakam adaylığı sınavını kazanarak Mülki İdari Amirliği mesleğine atandı. Balıkesir Valiliğinde İl Merkez Stajını, İstanbul Çatalca ve Trabzon Çarşıbaşı İlçelerinde Kaymakam Refikliği Stajını tamamladı. 10 Haziran 2019 tarihinde Denizli Çameli Kaymakamlığı görevinde bulunan Kaymakam Didem Dinç Özay, 11 Eylül 2020 tarihinde Muğla Kavaklıdere Kaymakamlığına görevlendirilmesinin ardından, 17 Haziran 2021 tarihinde Ankara Kaymakamlık Kursunu tamamladı. Özay, son Cumhurbaşkanlığının atama kararnamesi ile Hisarcık ilçesine asil Kaymakam olarak atandı. Evli olan Kaymakam Özay, Balıkesir Üniversitesinde Yönetim ve Organizasyon alanında Yüksek Lisansına devam ediyor.

Okumaya devam et

Politika

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “Fahri doktora” unvanı

Yayınlanan

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kıbrıs Türk’ünün Adadaki Varoluş Mücadelesi” konulu konferansta konuştu. Törende Tatar’a “Fahri doktora” unvanı verildi.

Törende konuşan Tatar, “Her zaman Türkiye yanımızda oldu, Türkiye en zorlu günlerinde Kıbrıs Türk halkının yanında olmuş, her türlü desteği vermiştir. Kıbrıs’ta Türkler hiçbir zaman Rumların yönetimi, otoritesi altında yaşamamışlar. Osmanlı döneminde atalarımız orayı 300 yıl kadar yönettikten sonra İngilizlerin gelmesi ve 1960’ta ortaklık cumhuriyeti. Ortaklık cumhuriyetinin kurulmasında merhum Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun büyük katkıları olmuştur. Onları da yad etmek istiyorum çünkü işin detayına baktığınızda 1955’li yıllarda EOKA hareketi Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması için Türklerle çatışmaya girerler. Bizim Türk Mukavemet Teşkilatı, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş ve onların tabii ki arkadaşları direnmeye devam etmiştir” dedi.
“Türkiye’nin Türklük dünyasının bir meselesidir” diyen Tatar, “Kıbrıs Türk halkının her türlü haksızlığa, soykırıma, esarete karşı direnci, Türkiye’nin fedakarlıkları, şehitlerimiz, ödediğimiz bedeller, özveriler her şeyiyle 1974’e kadar direnebilmemiz, 1974’te Türk askerinin garantörlük haklarına bağlı olarak hukuki bir zeminde Kıbrıs’a çıkması, ondan sonra oluşan yeni dengeler ama hala daha federasyon hala daha Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile bağlarının kopartılması ve bizleri tehlikeli bir maceraya sürükleme gayretleri var” diye konuştu.
Tatar, fahri doktora unvanı için DPÜ Rektörü Prof. Dr. Kazım Uysal ve Kütahyalılar’a teşekkür etti.
Törene, AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Vali Ali Çelik, DPÜ öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.

Okumaya devam et

DOMANİÇ

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Geçmişimiz bir, gönlümüz bir, kaderimiz bir, geleceğimiz bir”

Yayınlanan

Kütahya’nın Domaniç ilçesinde düzenlenen 740. Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri’ne katılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Geçmişimiz bir, gönlümüz bir, kaderimiz bir, geleceğimiz bir” dedi.

Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba köyünde gerçekleştirilen Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri, protokol üyelerinin Hayme Ana’nın türbesini ziyaret edip, dua okuması ve anı defterini imzalamasıyla başladı. Protokol üyeleri, daha sonra tören alanındaki halkı selamladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Hayme Ana’nın mezarının üzerindeki puşidenin de değiştirildiği şenlikte Hayme Ana’nın kabri başında dua eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha sonra Yörük çadırlarını ziyaret etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar yaptığı konuşmada, ”Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanı olarak bu anlamlı günde sizlerle beraber olmaktan büyük bir mutluluk duymaktayım. Böyle bir karşılama, böyle bir duygu seli, böyle bir anlamlı yürek birliği beni ziyadesiyle mutlu etmiştir. Sizlere Kıbrıs Türk halkının sevgi, saygı ve hürmetlerini sunuyorum. Osmanlıların, Ertuğrul Gazilerin, Osman Gazilerin bize olan hatırası Hayme Ana’yı buradan hürmet, saygı ve sevgiyle anıyorum. O büyük kadın, o devlet anası gerçekten kıyı boyunun temsilcisi, kıyı boyunun ta Türkmenistan’dan, Orta Asya’dan çıkmış ve Anadolu’ya, buralara gelmiş, Türkiye’nin kuruluşuna kadar olan süreçte verilen büyük mücadele. Tarihimize baktığımızda 1071’de Malazgirt Savaşları Selçukluların Anadolu’ya girişi ve bilahare verilen mücadele. 1453 İstanbul’un fethi, 1571 Osmanlıların ikinci senede Kıbrıs’ı fethi. Baktığımızda bu coğrafyanın büyüklüğüne, değerine tüm Anadolu ve Doğu Akdeniz’de Mustafa Kemal, ‘Ordular ileri ilk hedefiniz Akdeniz’ demiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak sizlere sesleniyorum. Geçmişimiz bir, gönlümüz bir, kaderimiz bir, geleceğimiz bir ve dolayısıyla aynı duygularla milletimizin bekası için, milletimizin geleceği için, büyük milletin fertleri olarak bu mücadelede dosta, düşmana birlik beraberliğimizi koruyabilmek ve ona göre mücadelemizi sürdürmek suretiyle vatanımıza, milletimize, bayrağımıza ve gelecek nesillere sahip çıkmak hepimizin gönlünden geçendir, temennimizdir. Bu duygularla bir kez daha sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“Kıbrıs’ta 1571 yılından beri mücadele veriyoruz”
Tatar, “Kıbrıs’ta 1571 yılından beri verdiğimiz mücadele, İngiliz sömürge döneminde varlığımızı sürdürmek için ana vatanımız Türkiye ile birlik verdiğimiz mücadele ve sonraki süreçte yaşananlar, ama 1974’de Türk askerinin adaya basmasıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir bakıma kalıcı olarak egemenlik temelinde Kıbrıs Türk halkının varlığının bir teminatı olarak ortaya çıkmış ve o günden bu güne bütün dünyaya karşı verdiğimiz bir mücadele vardır. Benim cumhurbaşkanı seçilmemden sonra artık Kıbrıs’ta yan yana yaşayan iki ayrı egemen devlet anlayışı ve siyasetin yerleştirilmesi için bir mücadele verilmektedir. Çünkü yıllardır benim cumhurbaşkanı seçilmeden önce federasyon temelinde yapılan müzakerelerde çatısı altında oynanan oyunun ne olduğu ortaya çıkmıştır. O da federasyon çatısı altında çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Avrupa Birliği içerisinde olacak Kıbrıs Federal Cumhuriyeti’ndeki Kıbrıs Türkleri ve Anadolu’nun, Türkiye’nin bağlarının kopartılması ve dolayısıyla bin yıllık tarihimizde verdiğimiz mücadelenin Doğu Akdeniz boyutuyla bizleri arasının kapatılmasıyla Türkiye ve Türk ulusunun da Doğu Akdeniz’deki hakları, çıkarları, dolayısıyla tüm Akdeniz’e hakimiyetinin bir bakıma anlamsızlaştırılması. Böyle oyuna gelmeyeceğiz. Egemenlik ve eşitliğe dayalı yan yana yaşayan iki devletin işbirliği ile ancak bir anlaşma olabileceği, dolayısıyla bugün bu anlamlı törende Hayme Ana’mızı anarken geçmişimize baktığımızda büyük ulusumuzun mücadelesine verilen gerçekten yürekli uğraşlara ve çabalara, bir millet olarak geleceğimiz için, bu coğrafyada refahımız için, gelecek nesillerin bekası için, büyük milletin geleceği için hep birlikte birlik beraberliğimizi koruyabilmek. Sizlerle bugün Kütahya bölgesinde Domaniç’te buluşmanın büyük bir huzurunu yaşıyorum” diye konuştu.
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan ise, Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri 740. yıl dönümü etkinliklerinde olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Demircan, “Bizler kadın ve erkek omuzdaşlığıyla bugünlere gelen bir neslin evlatlarıyız. Böylesi bir nesle mensup olmanın kıymeti de sorumluluğu da elbette çok büyük. Türk milleti olarak damarlarımızda dolaşan kanın asaletinin kaynağını bilerek yürüdüğümüz yollar şahittir ki ecdadımızın kıymetli mirasını daima gururla yarınlara taşıdık ve taşımaya da devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade etmiş olduğu gibi ‘Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez.’ Bugün burada ecdadımızın değerlerini birlik ve beraberlikle anmamızın sebebi de işte bu duygudur. Ömrü at üstünde cenk etmekle geçmiş yiğit atalarımız, cesur analarımız ve kahraman bacılarımızın vatan ve millet sevdasıyla verdikleri asırları aşkın bağımsızlık mücadelesinin izleri bugün her birimizin yüreğindedir. Bizim hikayemiz Hayme Anamızın niyazlarıyla, dualarıyla, cesaretiyle abideleşen bir tarihin hikayesidir. Gönlü ve dimağı onun ocağında pişmiş nesillerden esen medeniyet rüzgarının hikayesidir. O rüzgar öğretmiştir bizlere zalimin zulmü karşısında gözüpekliğin kıymetini, bayrak uğruna içilen şehadet şerbetinin değerini, hakkaniyet, eşitlik ve kardeşliğin ilelebet barış, birlik ve refah getireceğini. Başta kadim Osmanlımızın en büyük atası Ertuğrul Gazi olmak üzere Hayme Ana ocağında yetişen, irfanında pişen atalarımızın Söğüt’te yaktıkları bağımsızlık ateşi şanlı tarihimizde eşi benzeri görülmemiş zaferlerin mihenk taşı olmuştur. Hayme Anamız aynı zamanda devletin bekası adına verilen emeğin de en yüce örneklerinden biridir. Eşinin vefatının acısı bir yanda dururken, dağılma noktasında olan Kayı Boyu’nu ayağa kaldırarak Domaniç’e kadar selametle getirmesi, bir boyun sancılı kaderini soylu bir tarihe çevirmiştir. Onun hamiyet ve hidayetle Oğuz yurduna verdiği can suyu üç kıtada yedi cihana hükmetmiş Osmanlı Devletimizin temelini atmış, ardından Malazgirt’te toprağı Türk’e vatan kılmış ve bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına ilham olmuştur. Mazimizin böylesine kudretli olmasında da, Türk’ün hakimiyetini ebede armağan eden o cengaver ruhta da Hayme Anamızın obaya sığmayan ufkunun, mübarek duasının, cefakar, bilge ve asil gönlünün izleri saklıdır. Onun obasına ettiği liderlikle Domaniç’in Çarşamba Ovası’na doğru başlatmış olduğu yolculuk yalnızca bir göç hareketi değil iman, ideal ve inançla kurulmuş bir utkunun seyrüseferidir. O seyrüsefer ki nice savaşa gebe olmuş, alnı açık nice zaferle şad olmuş, geriye nice öğüt doğurmuştur. Onun fedakar duruşu Türk kadınının ruhuna da ilham olmuş, asırlar sonra cephelerden cephelere yankı olup duyulmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü daha sizlerle paylaşmak istiyorum, ‘Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.’ Bu duygu ve düşüncelerle Hayme Anamızın tavsiyelerini kendimize ilke edinerek yürüdüğümüz yolun daim, yolumuzun yareninin bol olmasını temenni ediyorum. Aziz hatıraları, bize bıraktıkları kutlu mirasın izinde ebede kadar yaşayacak olan ecdadımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor; bu anlamlı buluşmaya emeği geçen herkesi sevgiyle selamlıyorum” şeklinde konuştu.
Etkinlikler, folklor gösterileri, mehteran gösterileri, kılıç kalkan gösterileri, atlı okçuluk gösterileri sonrası temsili göç yürüyüşü ile sona erdi. Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri’ne KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti Kütahya Milletvekilleri Ceyda Çetin Erenler, Ahmet Tan, İshak Gazel, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, AK Parti Kütahya İl Başkanı Sebahattin Ceyhun, Kütahya Valisi Ali Çelik, Kütahya Belediye Başkanı Ali Işık, Domaniç Kaymakamı Muhammed Enes İpek, Domaniç Belediye Başkanı Sahvet Ertürk ve vatandaşlar katıldı.

Hayme Ana kimdir?
Hayme Ana, Ertuğrul Gazi’nin annesi, Osman Gazi’nin ninesi, Gündüz Alp’ in ise hanımıdır. Türbesi Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba köyündedir. Hayme Ana, Oğuzların Bozok kolunun (Gün Han’ın oğullarından) Kayı Boyu’na mensup bir Türkmen (Yörük) kızıdır. Kayı Boyu önce Ankara’nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleşmiştir. (Ankara’nın batısındaki Haymana ilçesi adını bu hanımdan almıştır.) Osmanlı Obası’nın Söğüt ve Domaniç’e yerleşmesiyle belli bir dönem devlet idaresini eline aldığından ve devletin kuruluşunda oynadığı hayati rol sebebiyle “Devlet Ana” olarak anılmıştır. 1250’li yıllarda aşiret reisliğinin Hayme Ana’ya ait olduğu söylenmektedir. Yine bir yayla mevsiminde (muhtemelen eylül ayında) Hayme Ana hakkın rahmetine kavuşmuş, Çarşamba köyünde tepenin üstündeki yaylayı gören kısmına gömülmüştür. Hayme Ana’nın vefatından sonra gömüldüğü yerin etrafı duvarlarla çevrilmiştir. II. Abdülhamit devrinde Çarşambalı bir köylü evinde sakladığı dedesinden kalma deri üzerine yazılmış bir vesikayı köye gelen birine okutur. Vesikanın Hayme Ana’ya ait olduğu ortaya çıkar. Görevli İstanbul’a giderek Yıldız Sarayı’na varır ve vesikayı padişaha ulaştırır. II. Abdülhamit vesikayı inceletip bir heyeti buraya gönderir. Büyük ninesi Hayme Ana’nın kabrini buldurarak üzerine bir türbe ve külliye yaptırır.

Okumaya devam et

ALTINTAŞ

Başkan Sebahattin Ceyhun: “Devletimiz milletimizin yanında”

Yayınlanan

AK Parti Kütahya İl Başkanı Sebahattin Ceyhun, Altıntaş ilçesinde meydana gelen 5,0 şiddetindeki depremin hemen ardından devletin tüm birimlerinin ilçeyi adeta üst bölgesine çevirdiklerini belirtti.

Şehir merkezi ve çevre illerde de hissedilen deprem sonrası bazı köylerdeki evlerde hasar meydana geldiğini söyleyen İl Başkanı Sebahattin Ceyhun,” Depremde can kaybının olmaması hepimizi sevindirdi. Milletvekillerimiz İshak Gazel, Ceyda Çetin Erenler, Altıntaş İlçe Başkanımız Hakan Uşak, Altıntaş İlçe Belediye Başkanımız Arif Teke, İl Genel Meclis üyelerimiz ve teşkilatlarımız ile birlikte depremden etkilenen Aydınlar, Genişler ve Beşkarış köylerimizi ziyaret ederek hemşerilerimize “geçmiş olsun” dileklerimizi ilettik. Kütahya Valiliğimizce oluşturulan Koordinasyon merkezince binası hasar gören ve ihtiyacı olan vatandaşlarımıza anında cevap verilerek ihtiyaçları karşılandı. Rabbim ülkemizi milletimizi her türlü afetten felaketten muhafaza eylesin. Hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, deprem sonrası ilk dakikalarda bölgeye ulaşan özveri ile çalışan Kütahya Valiliğimize bağlı tüm birimlerimizi tebrik ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Devlet milletinin yanındadır” dedi.

Okumaya devam et

Politika

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri’ne katılacak

Yayınlanan

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 740. Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri’ne katılacağı bildirildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Hayme Ana’yı Anma ve Göç Şenlikleri’nin 740. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Domaniç’in Çarşamba köyüne geleceği belirtildi. 5 Eylül Pazar günkü program, protokol üyelerinin Hayme Ana’nın türbesini ziyaret edip, dua okuması ve anı defterini imzalamasıyla başlayacak. Daha sonra protokol üyeleri tören alanındaki halkı selamlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam edecek.

Etkinlikler, folklor gösterileri, mehteran gösterileri, kılıç kalkan gösterileri, atlı okçuluk gösterileri etkinlikler sonrası temsili göç yürüyüşü ile sona erecek.

Okumaya devam et

ALTINTAŞ

Başkan Arif Teke: “Bakanımızla projeleri değerlendirdik”

Yayınlanan

Başkan Arif Teke: “Bakanımızla projeleri değerlendirdik’

Kütahya’nın Altıntaş Belediyesi’ni ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Belediye Başkanı Arif Teke ile ilçede yapılması planlanan projeleri değerlendirdi.
Altıntaş Belediye Başkanı Arif Teke, yaptığı açıklamada, ”30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle ilçemizi şereflendiren Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank ile Gençlik ve Spor Bakan Yardımcımız İhsan Selim Baydaş belediyemizi ziyaret ettiler. İlçemiz ile ilgili projelerimizi kendilerine sunduk. İlçemizde yapılan, yapılmakta olan ve yapılacak olan projelerimizi değerlendirdik.Her şey Altıntaş için” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Emet’teki yangın kontrol altına alındı

Yayınlanan

Kütahya’nın Emet ilçesinde saat 13.00’de başlayan orman yangını kontrol altına alınarak söndürme çalışmalarına başlandı. 

Yangın bölgesinde incelemelerde bulunan Vali Ali Çelik, Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin’den bilgiler aldı.

Keskin; yangına 6 arazöz, 5 su tankeri, 7 iş makinesi ve 1 helikopter ile müdahale edildiğini söyledi.

“HIZLI MÜDAHALEYLE KISA SÜREDE KONTROL ALTINA ALINDI”

Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hızlı müdahalesiyle 4 hektar alanda etkili olan yangının kontrol altına alındığını kaydeden Vali Ali Çelik, “Emet ilçemizde saat 13.00’de başlayan yangın, Orman Bölge Müdürümüzün koordinesinde, Devletimizin tüm kurumlarının ve köylülerimizin iş birliğiyle çok kısa bir sürede kontrol altına alınarak söndürme çalışmalarına başlandı. Fedakârca çalışan tüm Orman Bölge Müdürlüğü personelimize, diğer kurumlarımıza ve köylülerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi. 

“TÜM EKİPLERİMİZ TEYAKKUZDA”

Devletin tüm kurumlarının sahada olduğunu kaydeden Vali Çelik, yangın bölgesinde rüzgardan kaynaklanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı tüm ekiplerin teyakkuzda olduğunu kaydetti.

İncelemelerinin ardından yangın bölgesine en yakın yerleşim yeri olan Samrık Köyü’nü ziyaret eden Vali Çelik, köy halkına geçmiş olsun temennisinde bulundu, desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Okumaya devam et

Politika

Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Salih Özden kimi işaret etti?

Yayınlanan

Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Salih Özden’in, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “BAY X” diye tarif ettiği kişi merak konusu oldu.

Kütahya’da yaşayan ve önde gelen şahsiyetlerden olduğu anlaşılan yazının tam metni şöyle:

İNSAN TİPOLOJİSİ VE BAY X

BAY X, şehrin önde gelen şahsiyetlerindendir.

Bu cümle aslında doğru değildir.

BAY X, en arakadakilerdendir; fakat o kendini ısrarla hep önde gelen şahsiyetler içinde gösterdiği için birçok kişi onu şehrin önde gelen önemli bir kişisi zanneder.

Onunla ilk karşılaştığımda ben de öyle zannetmiştim.

Onun gariplerle, yoksullarla pek işi olmaz; hedefinde iki türlü insan vardır: Birincisi varlıklı insanlar, yani zenginler, ikincisi mevki, makam sahipleri.

Yalakalık ve dalkavuklukta üstüne yoktur. Tek sermayesi de budur zaten!

Varlıklı insanların iyilik, cömertlik ve yardımseverlik hikâyelerini ya da başarı efsanelerini BAY X’ten daha iyi anlatan birini bulamazsınız.

Köroğlu Destanı anlatır gibi heyecanla anlatır, anlatır…

Şehre yeni gelen bir valiye, “Allah sizi başımızdan eksik etmesin efendim! Bu şehir sizin gibi çalışkan ve dürüst bir vali görmedi!” gibi mantıksız ve vıcık vıcık yağ kokan sözleri ancak Bay X söyleyebilir.

Nerenin darısı çoksa BAY X oranın tavuğu olur.

Konuşurken kibardır ve nezaket sahibidir; muhataplarına sayın’sız, efendim’siz hitap etmez.

Öz bakımı gayet iyi olup her gün sakal tıraşı olur.

Ayakkabıları daima boyalıdır, takım elbise giyer ve kravat takar.

Varlıklı insanların ya da mevki, makam sahiplerinin karşısında ceketinin bütün düğmelerini ilikler.

BAY X’in ukala yönü vardır; çünkü zihin fukara olunca akıl ukala olurmuş.   

Kendisini küçük düşürme pahasına, dışarıdan ne kadar komik göründüğünü bilmeden bilgiçlik taslar.

Davul gibidir; sesi çok çıkar; fakat içi boştur.

BAY X, âlim görünümlü cahildir; kulaktan dolma yarım yamalak bilgi kırıntılarıyla her konuda konuşur.

Ekonomi, siyaset, din, eğitim, tarih, edebiyat, felsefe…

Her konuda doğru ya da yanlış bir fikri vardır.

Fikirlerini bir mütefekkir edasıyla her ortamda anlatmaya çalışır. 

Ziya Paşa, şu beytini BAY X ve benzerleri için söylese gerek!

Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât

Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde

Yani, onlar ki dünyaya lâf ile nizam verirler. Onların evlerine gidip bakın, bin türlü ihmal ve düzensizlik görürsünüz.

BAY X, çoğu zaman, konuşmuş olmak için konuşur.

Birçok akıllı insan ona inanmaz; ancak edebinden dolayı inanmış gibi görünür.

Ona inananlar, onun gibi olanlardır.

Fakir fukara biri iseniz, sizi temin ederim ki, onunla hiçbir zaman karşılaşmayacaksınız; ancak varlıklı ya da mevki, makam sahibi iseniz mutlaka onunla karşılaşacaksınız.

İşte o zaman hemen size yaklaşıp muhabbet etmek isteyecektir; tavsiyem odur ki onunla uzun uzun muhabbet etmenin anlamı yoktur; “he, he!” deyip geçin.

Onunla tartışmak ise akıllı bir insanın yapacağı en büyük ahmaklıktır.

İmam Gazali’nin, “Cahillerle tartışmaya girmeyin, ben hiç yenemedim.” sözünü unutmayın!

Doğrusunu söylemek gerekirse BAY X’in dolandırıcılığı, hırsızlığı yoktur; fakat arsızlığı çoktur.

Bazen davetli olmadığı halde, seçkin insanların bulunduğu ortamlarda boy gösterir.

Herkes onun davetli olduğunu zanneder.

BAY X, fotoğraf çekmeyi ve çektirmeyi çok sever.

Onu, fotoğraf karelerinin tam ortasında değilse bile ortaya yakın bir yerde görürsünüz.

Sık sık varlıklı ya da mevki, makam sahibi insanlarla çektirdiği fotoğraflarını sosyal medyada paylaşır.

Okuma alışkanlığı yoktur; fakat çok okuyormuş gibi konuşur ve yazar.

Yazar, dedim; çünkü BAY X bir sosyal medya kalemşorudur.

BAY X için bazıları, “İnsan ırkının gelişimi için zararlı bir insan modeli” derlerse de ben öyle demiyorum.

Ben şöyle diyorum: BAY X, incir çekirdeği kadar aklı olmayıp kendini Einstein sanan bir insan örneğidir.

Her şehirde, her kasabada, her ülkede bu tip insanlara sıkça rastlanır.

Siz siz olun, BAY X gibi insanlara çok yaklaşmayın, onlarla sıkı fıkı olmayın!

Ne demişler:

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan!

Okumaya devam et

KÜTAHYA'DA EN ÇOK OKUNANLAR