fbpx

Restorasyonlarla rasathane vasfını kaybeden tarihi rasathanemiz

Kütahya'nın bilim tarihi kitaplarına girmiş önemli rasathanesini rasathane yapan tüm özellikler restyorasyonlar sırasında kayboldu. Batı tarafındaki hücre odaları yıkıldı. göğün incelendiği rasat deliği yerine kurşun kubbe yapıldı, rasat havuzu ve kuyusu ortadan kaldırıldı, ünlü astronom Abdülvacid'in sandukası kayboldu.

3 dakikada okunabilir

Kütahya’nın tarihi çekirdeğinin tam merkezinde konumlanan Vacidiye Medresesi, aynı zamanda “Demirkapı” yahut “Molla Abdülvacid” medresesi olarak da anılagelmiştir. Ulu Cami’nin doğusunda bulunur. 1956-57 yıllarına kadar atıl vaziyette olan bina bu tarihlerde esaslı bir onarım görmüş ve ardından Kütahya Müzesi olarak düzenlenerek faaliyetlendirilmiştir. 1314 tarihinde Germiyan umerasından Umur b. Savcı tarafından Alaşehir (Philadephia) Hristiyanlarından alınan cizye vergisiyle yaptırılan medresede Meşhedli ünlü astronom Abdülvacid b. Muhammed görev yapmıştır. Medresenin bir rasathane (gözlemevi) olarak kullanıldığı hemen hemen kesindir.

Germiyanoğlu Süleyman Şah (Şah Çelebi) döneminin sonunda Osmanlılar’a intikal eden Kütahya’da Şehzade Yıldırım Bayezid valilik yapmaya başlar ve bu esnada da Ulu Cami’nin yapımına başlanır. Ulu Cami, Osmanlı’nın Kütahya’daki hakimiyet göstergesi hüvviyetinde, iki büyük Germiyan eseri olan Vacidiye Medresesi ve II. Yakup Bey İmaret Külliyesi arasında yükselmiştir. Osmanlı eseri olan Ulu Cami’nin bu iki abidevi Germiyan eserinin arasına inşa edilmesi artık Germiyan devrinin bittiği, Osmanlı devrinin başladığına işaret eden sembolik bir anlam da taşıyordu belki.

Medrese/Rasathanenin 1993 yılına ait bir fotoğrafı, arkada Ulu Cami ve Hisar.

Ara Altun’un “Kütahya’nın Türk Devri Mimarisi” çalışmasının Vacidiye Medresesi bölümünde, medresenin batı tarafında örtülü beşik tonozlu üç odanın varlığında bahsetmiş, doğu tarafında olanların ayakta olduğunu, batı tarafındakilerin ise Ulu Cami’nin inşası ya da 19. Yüzyıldaki büyük onarımında yıkıldığını aktarmıştır. Yaygın benimsenen görüş, batı yönündeki hücrelerin 19. Yüzyıldaki büyük onarımda yıktırıldığıdır. Günümüzde de medresenin camiyle kesişen tarafına bakıldığında Ulu Cami’nin medresenin batı kanadına doğru girdiği görülebilir. Yapının müze olmadan evvelki onarımında yine bu kanadına yarım kat kotunda beton atılmış ve hava delikleri açılmıştır.

Medresenin Ulu Cami ile kesişen kanadı. Caminin inşası sırasında medresenin batı tarafında bulunan beşik tonozlu üç oda yıktırılmıştır.

Yapının üstünü, aslında taş bir kubbe örter. Kubbenin ortasında rasat deliği olduğu düşünülen geniş bir açıklık vardır. Medresenin ana eyvanında, 1434 yılındaki ölümünden sonra buraya gömülen Abdülvacid’in sandukası bulunur. Orjinalinde çiniyle kaplı olan sanduka sonradan kesme taşla kaplanmıştır. Sandukanın çinilerinin bazı parçaları bugün Çini Müzesinde sergilenmektedir fakat ne yazık ki sandukayı bugün görmek mümkün değil. Yapının rasathane olarak yapıldığının kanıtı, üzerini örten kubbenin açıklı olması, bir zamanlar avlunun ortasında şadırvan yada kuyunun varlığı ve geçmişte rasat aletlerinin konulduğu yerlerin tespit edilmesidir. Bu medresede uzun yıllar görev yapan Abdülvacid’in bir astronom olması, ve bu konuda eser vermesi de yapının bir rasathane olduğuyla ilgili en ciddi kanıt olarak ileri sürülür.

Bu eski Kütahya fotoğrafında, henüz restorasyon görmemiş Vacidiye Medresesi’nin kubbe açıklığı rahatça görülebilmektedir.

Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver de Kütahya’ya yaptığı ziyaretlerde, defterinde bu medresenin pek çok çizimine yer verip hakkında önemli bilgiler vermeyi ihmal etmemiştir. Geçirdiği çeşitli onarımlar sonrasında 1965 yılında Kütahya Müzesi olarak kullanılmaya başlanan ve Kütahya’daki en değerli kültür miraslarından biri olagelen Vacidiye Medresesi onarımlarda, restorasyonlarda ve bilhassa Ulu Caminin inşası sırasında aldığı yaralar ve bozulmalara rağmen günümüzde hala yaşamakta ve hizmet etmektedir. 1999 yılındaki son onarımda ise yalnızca arkeolojik buluntuların sergilendiği Arkeoloji Müzesi’ne tahvil edilmiştir. Kütahya bu büyük kültür eserini gözü gibi korumaya gayret etmelidir.

İsmail Germiyanoğlu

1998, Kütahya. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümlerinde okumuştur. 2020 yılında, Kütahya Kalesi Kurtarma Kazısı’nda gönüllü olarak staj görmüş, 2021 yılı kazı döneminde de aynı kurtarma kazısında çalışmıştır.

error: Content is protected !!